İçinde kati olan 17 kelime var. İçerisinde KATİ bulunan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Bir de başında kati olan kelimeler listesine ya da sonu kati ile biten kelimeler listesine göz atmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, işlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu: Kelime bulma makinesi

Harf Sayısına Göre Kelimeler

11 Harfli Kelimeler

BAŞKATİPLİK

10 Harfli Kelimeler

KATİBİADİL, KATİLEŞMEK

9 Harfli Kelimeler

KATİLEŞME, KATİYETLE, LAYENKATİ

8 Harfli Kelimeler

BAŞKATİP, KATİLLİK, KATİPLİK

7 Harfli Kelimeler

KATİYEN, KATİYET, LOKATİF, SİKATİF

6 Harfli Kelimeler

KATİBE

5 Harfli Kelimeler

KATİL, KATİP

4 Harfli Kelimeler

KATİ

Kelime bulma makinesi Kelime bulma makinesi

Kati Harfleri ile Yazılabilecek Kelimeler

A K T İ

4 Harfli Kelimeler

AKİT, ATİK, İKTA, KATİ

3 Harfli Kelimeler

AİT, ATİ, İTA, KAT, KİT, TAK, TİK

2 Harfli Kelimeler

AK, AT, İT, Kİ, TA, Tİ

Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.


Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)

BAŞKATİPLİK

  1. [isim] Başkâtip olma durumu; başyazmanlık
    • "Pusulada başkâtipliğe namzet gösterilen bazı kimselerin esamisi yazılı idi." (Tahsin Paşa)
  2. Başkâtibin yaptığı iş, başyazmanlık
KATİLEŞMEK

  1. [nesnesiz] Bakınız kesinleşmek
KATİBİADİL

Kelime Kökeni: Arapça kātib + ʿadl

  1. [isim, eskimiş, hukuk] Bakınız noter
KATİYETLE

  1. [zarf] Bakınız kesinlikle
    • "Cesurane ve daha ziyade ısrara bırakmayan bir katiyetle yalan söyledim." (Halit Ziya Uşaklıgil)
LAYENKATİ

Kelime Kökeni: Arapça lāyenḳaṭiʿ

  1. [sıfat, eskimiş] Bakınız kesintisiz
    • "Felsefe, bu malumatı layenkati keşif ve ıslah eden usullerden ibarettir." (Ziya Gökalp)
KATİLEŞME

  1. [isim] Bakınız kesinleşme
    • "Her iki taraf diplomasisinin mecburi bir ricati ile temin edilen bu istiklalin katileşmesi için İngiltere muavenet etmeye başladı." (İlyas Kara)
BAŞKATİP

Kelime Kökeni: Türkçe baş + Arapça kātib

  1. [isim] Bir resmî dairede veya kuruluşta çalışan kâtiplerin başı; başyazman
    • "İki üç gün sonra kendisine saraydaki başkâtibin bir kâtibi gelmiş." (Abdülhak Şinasi Hisar)
KATİPLİK

  1. [isim] Bakınız sekreterlik
    • "Zaten nasıl oldu da Fakir Komitesi kâtipliğine girebildiniz." (Nâzım Hikmet)
KATİLLİK

  1. [isim] Katil olma durumu
LOKATİF

Kelime Kökeni: Fransızca locatif

  1. [isim, dil bilgisi] Bakınız bulunma durumu
KATİYET

Kelime Kökeni: Arapça ḳaṭʿiyyet

  1. [isim, eskimiş] Bakınız kesinlik
KATİYEN

Kelime Kökeni: Arapça ḳaṭʿiyyen

  1. [zarf] Bakınız asla
    • "Ekmek yediğin kapıya katiyen küfranlık etmeyeceksin." (Kemal Tahir)
  2. Bakınız kesinlikle
    • "Ancak bu emirler insafsız görünseler bile katiyen ahlaksızca olamazlardı." (Asaf Halet Çelebi)
SİKATİF

Kelime Kökeni: Fransızca siccatif

  1. [sıfat, kimya] Yükseltgenerek polimerleşmeye uygun olan
  2. [isim] Özellikle maden birleşiklerinden oluşan, katalitik özellikler taşıyan ve çabuk kurumasını sağlamak amacıyla boya, vernik ve yağlı boyalara az miktarda katılan madde
KATİBE

Kelime Kökeni: Arapça kātibe

  1. [isim, eskimiş] Kadın yazman, kadın sekreter
    • "Şu bizim delişmen küçük kâtibe mi?" (Reşat Nuri Güntekin)
KATİP

Kelime Kökeni: Arapça kātib

  1. [isim] Bakınız sekreter
    • "Bir müddet sonra Talat Bey'in hususi kalemine kâtip oldum." (Falih Rıfkı Atay)
KATİL

Kelime Kökeni: Arapça ḳātil

  1. [isim] İnsan öldüren kimse
    • "Öldürdüğü güzele ağlayan bu katilin / Elleri kanlı fakat gözyaşları temizdi" (Enis Behiç Koryürek)
  2. [sıfat] Öldürücü, ölüme neden olan
    • "Tam bir katil kurşun. Bu kurşun eşinizin kafasını sıyırmakla onu cidden sarsmış ve üzgünüm ama ölürken çok büyük acılar çekmiş." (Emre Şeyda)
KATİ

Kelime Kökeni: Arapça ḳaṭʿī

  1. [sıfat] Bakınız kesin
    • "Cem dayattı ve bu rolü asla kabul etmeyeceğini kati bir dille bildirdi." (Necip Fazıl Kısakürek)
Kelime Anlamları Kaynağı : Türk Dil Kurumu Güncel Türkçe Sözlüğü