İçinde karşı olan 10 harfli 8 kelime var. İçerisinde KARŞI bulunan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Bir de başında karşı olan kelimeler listesine ya da sonu karşı ile biten kelimeler listesine göz atmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, işlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu: Kelime bulma makinesi
Harf Sayısına Göre Kelimeler
Karşı Harfleri ile Yazılabilecek Kelimeler
A I K R Ş
5 Harfli Kelimeler
KARIŞ, KARŞI, ŞARKI, ŞIRAK
4 Harfli Kelimeler
AKIŞ, ARIK, ARIŞ, AŞIK, IRAK, KARI, RAKI, ŞARK, ŞIRA
3 Harfli Kelimeler
AKI, ARI, ARK, ARŞ, AŞI, AŞK, IRA, IRK, KAR, KAŞ, KIR, KIŞ, ŞAK, ŞIK
2 Harfli Kelimeler
AK, AR, AŞ, IR, RA
Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.
Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)
- KARŞILIKLI
-
-
[sıfat]
Birbirleriyle karşı karşıya bulunan
-
Her iki tarafta da birbirine karşı aynı şekilde var olan; ivazlı, mütekabil, zikzak
- "Sohbet ilerledikçe görüşlerimiz ortaya çıkıyor ve sorulara cevaplar verildikçe karşılıklı anlayış, kaynaşma ve hoşgörü pekişmeye devam ediyordu."
-
[zarf]
Karşı bulunan; mukabil
-
[zarf]
Birbirlerine karşı bir biçimde
- "Köşedeki itibarlı masalardan birine karşılıklı oturduk."
-
[zarf]
Birbiriyle ilgili olarak
-
Bir işi sırayla yapmak
- "Topal Dev ile devlerin beyi arasındaki bu karşılıklı deyişmenin birinci kısmında Topal Dev, sakat olduğu için arkadaşlarının delikanlıyı kendisine bırakmasını ister."
-
[sıfat]
Birbirleriyle karşı karşıya bulunan
- KARŞILAŞMA
-
-
[isim]
Karşılaşmak işi
-
[spor]
İki sporcu veya iki takım arasında, kazanmak amacıyla karşılıklı olarak yapılan yarışma; müsabaka, maç
-
[isim]
Karşılaşmak işi
- KARŞILAMAK
-
-
[-i]
Dışarıdan gelen bir kimseye karşılayıcı olarak çıkmak; istikbal etmek
- "Beni karşıladılar ve ağırladılar."
-
Karşılık olmak, bir şeyin yerini tutmak; tekabül etmek
- "Herhâlde bu küçük bahçeyi kendi sebze ihtiyaçlarını karşılamak için yetiştirmişlerdi."
-
Söylenen, yapılan, bildirilen bir şeyi olumlu veya olumsuz bulmak
- "Bu suçlamayı hiç üzerimize almadan karşılar ve hoş görürüz."
-
Kötü bir şeyi önlemek, durdurmak
- "Bu ilaç sıtmayı karşılar."
-
Masrafı ödemek
-
[spor]
Rakip takımın veya oyuncunun ataklarını savmak
-
[-i]
Dışarıdan gelen bir kimseye karşılayıcı olarak çıkmak; istikbal etmek
- KARŞILAYIŞ
-
-
[isim]
Karşılamak işi
- "Ben ondan çılgınca bir karşılayış bekliyordum, bu sadeliği hoşuma gitti."
-
[isim]
Karşılamak işi
- KARŞILANMA
-
-
[isim]
Karşılanmak işi
-
[isim]
Karşılanmak işi
- KARŞILANIŞ
-
-
[isim]
Karşılanmak işi
- "Naciye Hanım bu iltifatlı karşılanışa aynı hararetle mukabele etmedi."
-
[isim]
Karşılanmak işi
- KARŞICILIK
-
-
[isim]
Karşıcı olma durumu
- "Bu, içten kanılarının sonucu olarak değil, ülkedeki karşıcılık anlayışı sonucunda düşmanlık yayılacaktı."
-
[isim]
Karşıcı olma durumu
- KARŞITLAMA
-
-
[isim]
Karşıtlamak işi
- "Yakın ve uzak sözcükleri bir karşıtlama oluşturur."
-
[isim]
Karşıtlamak işi