İçinde karış olan 31 kelime var. İçerisinde KARIŞ bulunan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Bir de başında karış olan kelimeler listesine ya da sonu karış ile biten kelimeler listesine göz atmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, işlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu: Kelime bulma makinesi
Harf Sayısına Göre Kelimeler
KARIŞTIRABİLMEK, KARIŞTIRIVERMEK, KARMAKARIŞIKLIK
KARIŞABİLİRLİK, KARIŞTIRABİLME, KARIŞTIRICILIK, KARIŞTIRIVERME
KARIŞTIRILMAK
KARIŞABİLMEK, KARIŞIVERMEK, KARIŞTIRILMA, KARMAKARIŞIK
KARIŞABİLME, KARIŞIVERME, KARIŞTIRICI, KARIŞTIRMAK
KARIŞIKLIK, KARIŞILMAK, KARIŞLAMAK, KARIŞTIRIŞ, KARIŞTIRMA, KARMAKARIŞ
KARIŞILMA, KARIŞLAMA
KARIŞMAK
ÇIKARIŞ, KARIŞIK, KARIŞIM, KARIŞMA, YAKARIŞ
KARIŞ
Karış Harfleri ile Yazılabilecek Kelimeler
5 Harfli Kelimeler
KARIŞ, KARŞI, ŞARKI, ŞIRAK
4 Harfli Kelimeler
AKIŞ, ARIK, ARIŞ, AŞIK, IRAK, KARI, RAKI, ŞARK, ŞIRA
3 Harfli Kelimeler
AKI, ARI, ARK, ARŞ, AŞI, AŞK, IRA, IRK, KAR, KAŞ, KIR, KIŞ, ŞAK, ŞIK
2 Harfli Kelimeler
AK, AR, AŞ, IR, RA
Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.
Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)
- KARMAKARIŞIKLIK
-
-
[isim]
Karmakarışık olma durumu; darmadumanlık
-
[isim]
Karmakarışık olma durumu; darmadumanlık
- KARIŞTIRABİLMEK
-
-
[-e, -i, -le]
Karıştırma ihtimali veya imkânı bulunmak
- "Atıldığın bu macerada yolunu kaybedecek olursan bu düş atlasının sayfalarını karıştırabilirsin."
-
Karıştırmaya gücü yetmek
-
Karıştırma becerisi bulunmak
-
[-e, -i, -le]
Karıştırma ihtimali veya imkânı bulunmak
- KARIŞTIRIVERMEK
-
-
[-e, -i, -le]
Ansızın veya çabucak karıştırmak
-
[-e, -i, -le]
Ansızın veya çabucak karıştırmak
- KARIŞTIRICILIK
-
-
[isim]
Bakınız fitnecilik
-
[isim]
Bakınız fitnecilik
- KARIŞTIRIVERME
-
-
[isim]
Karıştırıvermek işi
-
[isim]
Karıştırıvermek işi
- KARIŞABİLİRLİK
-
-
[isim, kimya, fizik]
Gaz veya sıvı çözeltilerin birbirleriyle bulanıklık, çökme veya jelleşme yapmadan karışabilmesi özelliği
-
[isim, kimya, fizik]
Gaz veya sıvı çözeltilerin birbirleriyle bulanıklık, çökme veya jelleşme yapmadan karışabilmesi özelliği
- KARIŞTIRABİLME
-
-
[isim]
Karıştırabilmek işi
-
[isim]
Karıştırabilmek işi
- KARIŞTIRILMAK
-
-
[nesnesiz]
Karıştırma işi yapılmak
-
[nesnesiz]
Karıştırma işi yapılmak
- KARIŞABİLMEK
-
-
[-e, nesnesiz, -le]
Karışma ihtimali veya imkânı bulunmak
- "İlgiyle izledi onları ama aralarına karışabilecek olsa bile bunu yapmak istediğini sanmıyordu."
-
[-e, nesnesiz, -le]
Karışma ihtimali veya imkânı bulunmak
- KARMAKARIŞIK
-
-
[sıfat]
Dağınık, düzensiz, çok karışık; karmakarış, müşevveş
- "Tarihin karmakarışık olayları ilmî metotlarla incelenebilir mi?"
-
[mecaz]
Huzursuz, kararsız, karmaşık olan; darmaduman, karmaç burgaç
- "Başımın içinde bir sis ve hep ona bağlı karmakarışık hayaller var."
-
[sıfat]
Dağınık, düzensiz, çok karışık; karmakarış, müşevveş
- KARIŞTIRILMA
-
-
[isim]
Karıştırılmak işi
-
[isim]
Karıştırılmak işi
- KARIŞIVERMEK
-
-
[-e, -le]
Ansızın karışmak
- "Bir tek sözle ortalık karışıvermiş."
-
[-e, -le]
Ansızın karışmak
- KARIŞIVERME
-
-
[isim]
Karışıvermek işi
-
[isim]
Karışıvermek işi
- KARIŞTIRICI
-
-
[isim]
İki veya daha çok maddeyi birbiri içinde dağıtmaya, karıştırmaya yarayan araçların genel adı
-
[teknik]
Çeşitli besin maddelerini karıştırma ve çarpma işinde kullanılan araç veya alet
- "Çorba piştikten sonra karıştırıcı yardımıyla püre hâline getirin."
-
[sıfat, mecaz]
Bakınız fitneci
-
[isim]
İki veya daha çok maddeyi birbiri içinde dağıtmaya, karıştırmaya yarayan araçların genel adı
- KARIŞABİLME
-
-
[isim]
Karışabilmek işi
-
[isim]
Karışabilmek işi
- KARIŞTIRMAK
-
-
[-e, -i]
Bir maddenin başka bir madde içine karışmasını sağlamak
-
[-i]
İçinde ne olduğunu anlamak veya aradığını bulmak amacıyla elle yoklamak
- "Ceplerimi karıştırdım, bozuk para bulamadım."
-
[-i]
Yemeği dibinin tutmaması için kaşıkla altüst etmek
- "Ocak başında oturmuş bir ihtiyarca kadın, bir tencereyi karıştırıyor hem de için için ağlıyordu."
-
[-i]
Bakınız kurcalamak
-
[-i]
Bir şeye göz atmak, ayrıntılarıyla incelemek
- "Saatlerce, istediğim kitapları, divanları, Servetifünun koleksiyonlarını karıştırdım."
-
[-i]
Üstünkörü okumak
- "Verdiğim cevapları dinlemiyor gibi dalgın, parmaklarıyla bir risaleyi karıştırıyordu."
-
Ayırt edememek, tam olarak seçememek
- "Siz düşle gerçeği birbirine karıştırıyorsunuz."
-
[mecaz]
Berraklığını ve duruluğunu kaybettirmek; bulandırmak
-
[-e, -i]
Bir maddenin başka bir madde içine karışmasını sağlamak
- KARMAKARIŞ
-
-
[sıfat]
Bakınız karmakarışık
- "Ve gerçek dediğimiz dünya ne kadar düşle karmakarış, düş dediğimiz dünya ne kadar insan gerçeği ile karmakarış?"
-
[sıfat]
Bakınız karmakarışık
- KARIŞIKLIK
-
-
[isim]
Karışık olma durumu; intizamsızlık, gayrisafilik, teşevvüş
-
[isim]
Karışık olma durumu; intizamsızlık, gayrisafilik, teşevvüş
- KARIŞILMAK
-
-
[-e]
Karışma işi yapılmak
-
[-e]
Karışma işi yapılmak
- KARIŞTIRIŞ
-
-
[isim]
Karıştırmak işi
-
[isim]
Karıştırmak işi