İçinde karınca olan 15 kelime var. İçerisinde KARINCA bulunan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Bir de başında karınca olan kelimeler listesine ya da sonu karınca ile biten kelimeler listesine göz atmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, işlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu: Kelime bulma makinesi
Harf Sayısına Göre Kelimeler
KARINCAİNCİTMEZ
KARINCALANMAK
AKKARINCALAR, KARINCAEZMEZ, KARINCALANIŞ, KARINCALANMA, KARINCASEVER, KARINCAYİYEN
ATLIKARINCA, KARINCAKUŞU
KARINCALAR, KARINCASIZ
AKKARINCA, KARINCALI
KARINCA
Karınca Harfleri ile Yazılabilecek Kelimeler
7 Harfli Kelimeler
KARINCA
6 Harfli Kelimeler
ACIRAK, ANACIK, ARICAK, CIRNAK, KARACI
5 Harfli Kelimeler
AKRAN, ANCAK, ARACI, KANCA, KARIN, KIRAN, KIRCA, NACAK
4 Harfli Kelimeler
ACAR, AKAR, AKIN, AKRA, ANCA, ANIK, ANKA, ARAK, ARIK, ARKA, CAKA, CANA, IRAK, KANA, KANI, KARA, KARI, KINA, NARA, RACA, RAKI
3 Harfli Kelimeler
ACI, AKA, AKI, ANA, ANI, ARA, ARI, ARK, CAN, CAR, CIK, IRA, IRK, KAN, KAR, KIN, KIR, NAR
2 Harfli Kelimeler
AK, AN, AR, IR, RA
Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.
Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)
- KARINCAİNCİTMEZ
-
-
[sıfat, mecaz]
Bakınız karıncaezmez
-
[sıfat, mecaz]
Bakınız karıncaezmez
- KARINCALANMAK
-
-
[nesnesiz]
Bir yere, bir şey üzerine karınca üşüşmek
-
Vücudun bir yerindeki uyuşukluktan sonra, kan dolaşımının başlamasıyla o yerde karıncalar dolaşır gibi bir izlenim uyanmak
- "Adamcağızın ara sıra ayakları karıncalandıkça dolaşacak bir yeri bile yok."
-
Metal yüzeylerde pas yüzünden yer yer ufak delikler oluşmak
-
Verici veya alıcıdaki bozukluk sebebiyle televizyonda görüntü bozulmak
-
[mecaz]
Aşırı zihin yorgunluğundan dolayı bir şeyi, bir durumu kavramada zorluk çekmek
- "Satırlar gözünün önünden silinir, gelecekle ilgili düşüncelerim karıncalanırdı."
-
[nesnesiz]
Bir yere, bir şey üzerine karınca üşüşmek
- KARINCASEVER
-
-
[isim, hayvan bilimi]
Karınca yiyerek beslenen ve karınca yuvası çevresinde yaşayan böcek
-
[isim, hayvan bilimi]
Karınca yiyerek beslenen ve karınca yuvası çevresinde yaşayan böcek
- AKKARINCALAR
-
-
[isim, hayvan bilimi]
Ağız parçaları iyi gelişmiş, iri başlı, ısırıcı böcekler topluluğu; termitler
-
[isim, hayvan bilimi]
Ağız parçaları iyi gelişmiş, iri başlı, ısırıcı böcekler topluluğu; termitler
- KARINCALANMA
-
-
[isim]
Karıncalanmak işi
- "Ama bu sefer, sadece ayak uçlarında değil şakaklarında da bir karıncalanma hissetti."
-
[isim]
Karıncalanmak işi
- KARINCAYİYEN
-
-
[isim, hayvan bilimi]
Karıncayiyengillerden, Avustralya'da yaşayan, karıncayla beslenen bir tür memeli (Echidna acule ata)
- "Gene böcekler grubu içinde yer alan karıncalar, karıncayiyen türleri kendine çekmiş olur."
-
[isim, hayvan bilimi]
Karıncayiyengillerden, Avustralya'da yaşayan, karıncayla beslenen bir tür memeli (Echidna acule ata)
- KARINCALANIŞ
-
-
[isim]
Karıncalanma işi
-
[isim]
Karıncalanma işi
- KARINCAEZMEZ
-
-
[sıfat, mecaz]
Çok merhametli, ince duygulu (kimse); karıncaincitmez
-
Yavaş hareket eden
-
[sıfat, mecaz]
Çok merhametli, ince duygulu (kimse); karıncaincitmez
- KARINCAKUŞU
-
-
[isim, hayvan bilimi]
Karıncayiyen
-
[isim, hayvan bilimi]
Karıncayiyen
- ATLIKARINCA
-
Kelime Kökeni: Türkçe atlı + İtalyanca carrozza
-
[isim]
Yere dikilmiş bir eksen çevresinde döndürülen askılara takılı oyuncak at, uçak vb.nden oluşan bir eğlence aracı
- "Kadınlar çocuklarını bayram yerinde bir salıncağa, bir atlıkarıncaya bindirmişlerdi."
-
[isim]
Yere dikilmiş bir eksen çevresinde döndürülen askılara takılı oyuncak at, uçak vb.nden oluşan bir eğlence aracı
- KARINCASIZ
-
-
[sıfat]
Karıncası olmayan
-
[sıfat]
Karıncası olmayan
- KARINCALAR
-
-
[isim, hayvan bilimi]
Zar kanatlıların, karınca adı altında toplanan ve beş bin kadar türü sayılan bir dalı
-
[isim, hayvan bilimi]
Zar kanatlıların, karınca adı altında toplanan ve beş bin kadar türü sayılan bir dalı
- AKKARINCA
-
-
[isim, hayvan bilimi]
Düz kanatlılardan, sıcak veya ılıman ülkelerde yaşayan, bitkilere çok zarar veren bir böcek cinsi; termit, divik (Termes)
-
[isim, hayvan bilimi]
Düz kanatlılardan, sıcak veya ılıman ülkelerde yaşayan, bitkilere çok zarar veren bir böcek cinsi; termit, divik (Termes)
- KARINCALI
-
-
[sıfat]
İçinde, üstünde karınca bulunan
- "Bir süre sonra gözlerimi açtığımda elimdeki karıncalı ekmeği ağaçlığa bırakırken buldum kendimi."
-
Paslı veya dökülme sonucu küçük delikleri olan (metal)
-
Üzerine karınca üşüşmüş gibi görünen ekran görüntüsü
- "Gözlerin karıncalı televizyona kilitlendi."
-
[mecaz]
Rahatsızlık veren
- "Eski, o karıncalı, sinsi, ağrılı pis şakalarını yapmaya başladı."
-
[sıfat]
İçinde, üstünde karınca bulunan
- KARINCA
-
-
[isim, hayvan bilimi]
Zar kanatlılardan, toplu olarak yaşayan, yuvaları toprağın altında olan ve birçok türü bulunan böceklerin genel adı (Formica)
-
Madenlerde, döküm sırasında arada hava kalmasından veya pastan ileri gelen ufak boşluk
-
[isim, hayvan bilimi]
Zar kanatlılardan, toplu olarak yaşayan, yuvaları toprağın altında olan ve birçok türü bulunan böceklerin genel adı (Formica)