İçinde karı olan 9 harfli 13 kelime var. İçerisinde KARI bulunan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Bir de başında karı olan kelimeler listesine ya da sonu karı ile biten kelimeler listesine göz atmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, işlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu: Kelime bulma makinesi

Harf Sayısına Göre Kelimeler

Kelime bulma makinesi Kelime bulma makinesi

Karı Harfleri ile Yazılabilecek Kelimeler

A I K R

4 Harfli Kelimeler

ARIK, IRAK, KARI, RAKI

3 Harfli Kelimeler

AKI, ARI, ARK, IRA, IRK, KAR, KIR

2 Harfli Kelimeler

AK, AR, IR, RA

Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.


Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)

KARINLAMA

  1. [isim] Karınlamak işi
KARIŞILMA

  1. [isim] Karışılmak işi
KARIKLAMA

  1. [isim] Karıklamak işi
  2. Meralarda yüzey akışını önlemek ve toprak nemini uzun süre korumak amacıyla birbirine paralel küçük karıklar açma işi
    • "Bunu sağlayabilmek için mera alanlarında karıklama ... yapıldığını ve bu basit tesislerden son derece yararlanıldığını görmekteyiz." (Mehmet Arif Demirer)
AKKARINCA

  1. [isim, hayvan bilimi] Düz kanatlılardan, sıcak veya ılıman ülkelerde yaşayan, bitkilere çok zarar veren bir böcek cinsi; termit, divik (Termes)
KARINTASI

  1. [isim] Pastırmada kullanılan hayvanın göbek etleri
ÇIKARILIŞ

  1. [isim] Çıkarılmak işi
ÇIKARILMA

  1. [isim] Çıkarılmak işi
    • "Mahallenin huzurunu bozan bu efendinin evden çıkarılması için ahali gıcırtıya başlar." (Hüseyin Rahmi Gürpınar)
YUKARIDAN

  1. [zarf] Tepeden, üstten
    • "Altın kumsallara, palmiyelere, güneş şemsiyelerinin alacalı bulacalı kumaşlarına ta yukarıdan bakıyordu." (Selim İleri)
KARIŞLAMA

  1. [isim] Karışlamak işi
    • "Kol karışlama onun falı imiş." (Hamit Zübeyr Koşay)
BAŞYUKARI

  1. [isim] Maden ocaklarında bir üst galeriye geçmeyi sağlayan geçit
KARILAŞMA

  1. [isim] Karılaşmak işi
KARINCALI

  1. [sıfat] İçinde, üstünde karınca bulunan
    • "Bir süre sonra gözlerimi açtığımda elimdeki karıncalı ekmeği ağaçlığa bırakırken buldum kendimi." (Bilal Özbay)
  2. Paslı veya dökülme sonucu küçük delikleri olan (metal)
  3. Üzerine karınca üşüşmüş gibi görünen ekran görüntüsü
    • "Gözlerin karıncalı televizyona kilitlendi." (Onur Sakarya)
  4. [mecaz] Rahatsızlık veren
    • "Eski, o karıncalı, sinsi, ağrılı pis şakalarını yapmaya başladı." (Özdemir Başargan)
KARIKADİM

  1. [isim] Eski model
    • "Büyük sofadaki iki adet kârıkadim boy saati vakit vakit şakrak seslerle harharalı öterdi." (Selim İleri)
Kelime Anlamları Kaynağı : Türk Dil Kurumu Güncel Türkçe Sözlüğü