İçinde kara olan 7 harfli 42 kelime var. İçerisinde KARA bulunan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Bir de başında kara olan kelimeler listesine ya da Sonu kara ile biten kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, İşlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu : Kelime bulma makinesi
Harf Sayısına Göre Kelimeler
A A K R Harfleri İle Yazılabilecek Bazı Kelimeler
4 Harfli Kelimeler
AKAR, AKRA, ARAK, ARKA, KARA
3 Harfli Kelimeler
AKA, ARA, ARK, KAR
2 Harfli Kelimeler
AK, AR, RA
Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.
Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)
- KARABÜK
- ...
- KARALTI
-
-
[isim]
Uzaklık ve karanlık sebebiyle kim veya ne olduğu seçilemeyen, belli belirsiz, koyu renkli biçim
- "Az sonra, dört atlının karaltısını seçtiler." (Nezihe Araz)
-
Hafif karanlık
-
Leke
-
[isim]
Uzaklık ve karanlık sebebiyle kim veya ne olduğu seçilemeyen, belli belirsiz, koyu renkli biçim
- KARAMAN
-
-
[isim]
Orta Anadolu'da yetiştirilen, kuyruğu iri ve yağlı bir tür koyun
-
[isim]
Orta Anadolu'da yetiştirilen, kuyruğu iri ve yağlı bir tür koyun
- KARAKAŞ
-
-
[isim]
Genellikle Güneydoğu Anadolu'da yetiştirilen, vücudu beyaz, ağız, burun, göz etrafı, kulak ve tırnakları siyah, yağlı kuyruğunun uç kısmı fazla sarkık bir tür koyun
-
[isim]
Genellikle Güneydoğu Anadolu'da yetiştirilen, vücudu beyaz, ağız, burun, göz etrafı, kulak ve tırnakları siyah, yağlı kuyruğunun uç kısmı fazla sarkık bir tür koyun
- KARASAL
-
-
[sıfat]
Karayla, toprakla ilgili, berri
-
[sıfat]
Karayla, toprakla ilgili, berri
- KARKARA
-
Kelime Kökeni : Arapça
-
[isim]
Uzun bacaklılardan, bataklık bölgelerde yaşayan, kışı sıcak ülkelerde geçiren, başı sorguçlu turna
-
[isim]
Uzun bacaklılardan, bataklık bölgelerde yaşayan, kışı sıcak ülkelerde geçiren, başı sorguçlu turna
- BAKARAK
-
-
[zarf]
Göre
- "Sen onlara bakarak daha anlayışlısın."
-
[zarf]
Göre
- KARAKOL
-
-
[isim]
Güvenliği sağlamakla görevli kimselerin bulunduğu yapı
- "O işleri bu saatte karakolda bulunan küçük memurlar bilmez." (Refik Halit Karay)
-
Güvenliği sağlamak amacıyla dolaşan polis, jandarma veya asker topluluğu, kol, kulluk, devriye
-
[isim]
Güvenliği sağlamakla görevli kimselerin bulunduğu yapı
- KARAMSI
-
-
[sıfat]
Rengi karayı andıran, karaya benzeyen
-
[sıfat]
Rengi karayı andıran, karaya benzeyen
- KARAÇAM
-
-
[isim]
Bir tür çam (Pinus nigra)
-
[isim]
Bir tür çam (Pinus nigra)
- KARARIŞ
-
-
[isim]
Kararma işi veya biçimi
-
[isim]
Kararma işi veya biçimi
- KARAGÜL
-
-
[isim]
Karakul
-
[isim]
Karakul
- MASKARA
-
Kelime Kökeni : Arapça
-
Eğlendirici, sevimli, güldürücü, sevimli, soytarı, hoş
- "Görseniz ne maskara şey!"
- "Şu kendini bütün memlekete maskara eden münevver züppenin eksik tarafı millî şuurdan başka nedir?" (Orhan Seyfi Orhon)
- "Hazır yemeğe tamah edip insanların maskarası olmanın âlemi var mı?" (Haldun Taner)
-
[isim]
Karnaval maskesi
- "Çocuk bir maskara satın aldı."
-
[isim]
Kirpik boyası, rimel
-
Şerefsiz, onursuz, haysiyetsiz, rezil (kimse)
- "Bırak şu maskarayı."
-
Eğlendirici, sevimli, güldürücü, sevimli, soytarı, hoş
- KARAYCA
- ...
- KARADAĞ
- ...
- KARAVAŞ
-
-
[isim]
Savaşta tutsak edilen veya satın alınan ve sahibinin üzerinde tam bir kullanma hakkı bulunan kadın, kul
-
[isim]
Savaşta tutsak edilen veya satın alınan ve sahibinin üzerinde tam bir kullanma hakkı bulunan kadın, kul
- KARADUT
-
-
[isim]
Siyah renkte olan dut
- "Yeni park gazinosunda kasabanın meşhur karadut şerbeti ile beraber bir parça da içki içilir." (Reşat Nuri Güntekin)
-
[isim]
Siyah renkte olan dut
- ÇAYKARA
-
-
[isim]
Çay kenarında çıkan göze, kaynak, pınar
-
[isim]
Çay kenarında çıkan göze, kaynak, pınar
- KARAŞIN
-
-
[sıfat]
Rengi karaya çalan, esmer (kimse)
- "Beş on adım ötede duran yuvarlak kafalı, karaşın çocuk söze karıştı." (Yakup Kadri Karaosmanoğlu)
-
[sıfat]
Rengi karaya çalan, esmer (kimse)
- KARATAY
- ...