İçinde kar olan 9 harfli 149 kelime var. İçerisinde KAR bulunan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Bir de başında kar olan kelimeler listesine ya da sonu kar ile biten kelimeler listesine göz atmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, işlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu: Kelime bulma makinesi

Harf Sayısına Göre Kelimeler

Kelime bulma makinesi Kelime bulma makinesi

Kar Harfleri ile Yazılabilecek Kelimeler

A K R

3 Harfli Kelimeler

ARK, KAR

2 Harfli Kelimeler

AK, AR, RA

Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.


Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)

ZANAATKAR

Kelime Kökeni: Arapça ṣināʿat + Farsça -kār

  1. [isim] Bakınız zanaatçı
KARLANMAK

  1. [nesnesiz] Kar ile örtülmek, kar ile kaplanmak
  2. [televizyon] Ekranda görüntü siyah beyaz noktalarla kaplanmak
    • "Tek başına çıngırak sesi karlanan ekranın gözeneklerinde." (Özdemir İnce)
KARAKARGA

  1. [isim, hayvan bilimi] Bakınız kuzgun
KARABURUN

  1. [isim] İzmir iline bağlı ilçelerden biri
AKARYAKIT

  1. [isim] Benzin, gaz yağı, mazot vb. sıvı yakıt
KARABİLME

  1. [isim] Karabilmek işi
TAHRİPKAR

Kelime Kökeni: Arapça taḥrīb + Farsça -kār

  1. [sıfat, eskimiş] Yıkıcı, yıkan, zarar veren, tahrip eden
    • "Antep binaları, her ne kadar taştan yapılmış ise de zaman zaman tahripkâr yangınlara maruz kalmaktan kurtulamamıştır." (Nusret Çam)
KARIŞLAMA

  1. [isim] Karışlamak işi
    • "Kol karışlama onun falı imiş." (Hamit Zübeyr Koşay)
KARABASAN

  1. [isim] Sıkıntılı ve korkulu düş; kâbus
    • "Son iki günün rüyası, düşü, karabasanı aynı biçimde sürüyormuş." (Adalet Ağaoğlu)
  2. [ruh bilimi] Bir kimsenin içinde bulunduğu karmakarışık, sıkıntılı ruh durumu
    • "Olmuyor, aklımı ne kadar zorlarsam zorlayayım boşuna, hep aynı karabasan çıkıyor karşıma." (Ahmet Ümit)
İHTİKARCI

  1. [sıfat, eskimiş, ticaret] Bakınız vurguncu
    • "Ucu kızgın demirle delikten fare çıkarılır gibi her köşede bir ihtikârcı enseleniyor." (Necip Fazıl Kısakürek)
KARACİĞER

  1. [isim, anatomi] Karın boşluğunun sağ üst bölgesinde bulunan, öd salgılayan, şeker depolayan, iri, açık kahverengi organ
    • "Biz burada hepimiz karaciğerimiz delinerek ölmeye mahkûmuz." (Nâzım Hikmet)
KARABORSA

Kelime Kökeni: Türkçe kara + İtalyanca borsa

  1. [isim, ticaret] Piyasada olmayan bir malın gizlice yüksek fiyatla alınıp satılması işi
    • "Bir teneke benzin aldık karaborsadan, dayan, dedik." (Orhan Veli Kanık)
KARLANMAZ

  1. [isim] Dondurucu bölümünde karlanma ve buzlanma olmayan buzdolabı
KARARTMAK

  1. [-i] Rengini karaya çevirmek; yakmak
    • "Güneş tenini karartmış."
  2. Karanlık duruma getirmek
    • "Perdeler odayı kararttı."
  3. Işığı kısmak veya örtmek
  4. [mecaz] Kötü bir duruma getirmek
    • "Seyahat onu yormuş ve karartmıştı." (Peyami Safa)
KARARLAMA

  1. [isim] Kararlamak işi
  2. [sıfat] Bakınız tahminî
  3. [zarf] Bakınız tahminen
KARDEŞLİK

  1. [isim] Kardeş olma durumu; karındaşlık, uhuvvet
  2. Kardeş kadar yakın sayılan kimse; yakın dost
  3. Birlik ve beraberlik
    • "Sınıfımızdaki kardeşlik çok güçlüydü."
  4. [ünlem, teklifsiz konuşmada] Adı bilinmeyen kimselere söylenen bir seslenme sözü
    • "Kol delik mintan delik / Yen delik, kaftan delik / Kevgir misin be kardeşlik" (Orhan Veli Kanık)
KARAKAVUK

  1. [isim, ağızlardan] Bakınız hindiba
KARTOTEKS

Kelime Kökeni: Fransızca cartotéques

  1. [isim] Bakınız kartotek
    • "Onu bu işe sevk eden, kafasındaki kartotekse birkaç yeni tip ilave etme fırsatıdır." (Emine Işınsu)
KARABACAK

  1. [isim, bitki bilimi] Pancar fidelerinde gelişerek fidenin ölümüne veya cılız kalmasına yol açan ve yerleştiği bölgeleri kara beneklerle örten asklı mantar
  2. Bu mantarın sebep olduğu hastalık
MUKARENET

Kelime Kökeni: Arapça muḳārenet

  1. [isim, eskimiş] Bakınız yaklaşma
  2. Bakınız yakınlık
  3. Bakınız uygunluk
Kelime Anlamları Kaynağı : Türk Dil Kurumu Güncel Türkçe Sözlüğü