İçinde kar olan 8 harfli 158 kelime var. İçerisinde KAR bulunan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Bir de başında kar olan kelimeler listesine ya da sonu kar ile biten kelimeler listesine göz atmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, işlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu: Kelime bulma makinesi

Harf Sayısına Göre Kelimeler

Kelime bulma makinesi Kelime bulma makinesi

Kar Harfleri ile Yazılabilecek Kelimeler

A K R

3 Harfli Kelimeler

ARK, KAR

2 Harfli Kelimeler

AK, AR, RA

Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.


Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)

KARTONET

Kelime Kökeni: Fransızca cartonet

  1. [isim] Albüm kutularının içinde yer alan, albümün tanıtıldığı ve şarkı sözlerinin yer aldığı kâğıt
  2. Seyirciler veya katılımcılar tarafından havaya kaldırılınca bir desen veya yazı ortayan çıkaran karton parçası
  3. Afiş, poster, kart, çizgi film malzemesi olarak kullanılan karton
HALASKAR

Kelime Kökeni: Arapça ḫalāṣ + Farsça -kār

  1. [isim, eskimiş] Bakınız kurtarıcı
    • "Halaskâr Gazi."
SİTEMKAR

Kelime Kökeni: Farsça sitemkār

  1. [sıfat] Sitem edici, sitem eden
KARNİVOR

Kelime Kökeni: Latince

  1. [sıfat, hayvan bilimi] Bakınız etobur
KARAVELA

Kelime Kökeni: İtalyanca caravelle

  1. [isim, denizcilik] Büyük deniz teknesi
    • "… yüz altmış altı tonluk bir gemi, üç karavela, bir kalyon ve yelkenli bir gemi donanmada yer almaktadır." (Dursun Saral)
  2. Gemilerde denizcilik kurallarına aykırı durum
KARALAMA

  1. [isim] Karalamak işi
  2. El alıştırmak için çok tekrarlanarak yazılan yazı
  3. Üstünde düzeltmeler yapılan, temize çekilmemiş yazı taslağı; müsvedde
    • "İlk şiirim olan bir türkü güftesini, Üsküp türkülerinde gördüğüm vezinle karalamaya başladım." (Yahya Kemal Beyatlı)
  4. [mecaz] Leke sürme, kötülük yükleme
KARDİNAL

Kelime Kökeni: Fransızca cardinal

  1. [isim, din bilimi] Papayı seçen, danışmanlığını yapan başpapazlardan her biri
TALEPKAR

Kelime Kökeni: Arapça ṭaleb + Farsça -kār

  1. [sıfat] Bakınız istekli
    • "Yıllar önce kendini suya atmayı istediğinde içine kapanık, hırçın, beceriksizce talepkâr bir gövdeydi bu." (Erendiz Atasü)
PERİKART

Kelime Kökeni: Fransızca péricarde

  1. [isim, anatomi] Kalbin üzerini saran zar
YANIKARA

  1. [isim, ağızlardan] Bakınız şarbon
DAVETKAR

Kelime Kökeni: Arapça daʿvet + Farsça -kār

  1. [sıfat] Çekici, cazibeli (bakış, davranış vb.)
    • "Yanımdan geçerken bir tuhaf baktı / Arzulu ve davetkârdı mutlak" (Behçet Necatigil)
KARBOJEN

Kelime Kökeni: Fransızca carbogène

  1. [isim] Bileşiminde %95 oksijen ve %5 karbondioksit bulunan gaz karışımı
KARAİMCE

  1. [isim] Bakınız Karay Türkçesi
KARGIŞLI

  1. [sıfat] Bakınız ilençli
    • "Reha’ya kurşun sıkan kargışlı tetikçi de hâlâ ortaya çıkmadı!" (Metin Savaş)
MALAKARİ

Kelime Kökeni: Farsça māle-kār + -î

  1. [isim] Tebeşir, beyaz mermer tozu, alçı, sönmüş kireç, yumurta akı, tutkal, farklı renkte boyalar ve su karıştırılarak elde edilen taş ve mermer taklidi sıva malzemesi, sıva macunu; ustuka
  2. Binaların duvar ve tavanına bu malzemeden mala ile yapılmış kabartma süs; ustuka
KARNABİT

Kelime Kökeni: Arapça ḳarnabīṭ

  1. [isim, eskimiş] Bakınız karnabahar
KARAKEME

  1. [isim, bitki bilimi] Domalan
KARAYAKA

  1. [isim, hayvan bilimi] Doğu Karadeniz kıyı bölgesinde yetişen, uzun kuyruklu, beyaz renkli bir tür koyun
KARCIĞAR

  1. [isim, müzik] Klasik Türk müziğinde hareketli bir makam
    • "Bir salı gecesi bizde kendi karcığar peşrevini Vasil ve Cemil’den dinlediği vakit şaşırmış, neşe ve heyecandan nasıl alkışlayacağını bilememişti." (Mesut Cemil)
KALEMKAR

Kelime Kökeni: Arapça ḳalem + Farsça -kār

  1. [isim] Tavan ve duvarlara kabartma gibi görünen resimler yapan sanatçı
    • "Sonra kökboyalarını getirip getirmediğimi sormak isteyen fakat soramayan çekingen, yumuşak bakışlı kalemkâr oğlum Alaca Bey hafiften yüzü pembeleşmiş olarak koşup geldi." (Sevinç Çokum)
  2. Madenî eşyaların üzerine çelik kalemle veya özel aletlerle süsleme yapan veya yazı yazan kimse
  3. Kumaş, tülbent, yazma vb. üzerine ince fırça ile boyama yapan kimse
  4. Düğünlerde kadınlara makyaj yapan kimse
    • "Yine bir düğün günü ahali yiyip içip eğlenirken kalemkâr hatun, gelini dizinin dibine oturtmuş, makyajını yapıyormuş." (Selcen Yüksel Arvas)
Kelime Anlamları Kaynağı : Türk Dil Kurumu Güncel Türkçe Sözlüğü