İçinde kar olan 8 harfli 158 kelime var. İçerisinde KAR bulunan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Bir de başında kar olan kelimeler listesine ya da sonu kar ile biten kelimeler listesine göz atmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, işlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu: Kelime bulma makinesi
Harf Sayısına Göre Kelimeler
Kar Harfleri ile Yazılabilecek Kelimeler
3 Harfli Kelimeler
ARK, KAR
2 Harfli Kelimeler
AK, AR, RA
Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.
Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)
- KARTONET
-
Kelime Kökeni: Fransızca cartonet
-
[isim]
Albüm kutularının içinde yer alan, albümün tanıtıldığı ve şarkı sözlerinin yer aldığı kâğıt
-
Seyirciler veya katılımcılar tarafından havaya kaldırılınca bir desen veya yazı ortayan çıkaran karton parçası
-
Afiş, poster, kart, çizgi film malzemesi olarak kullanılan karton
-
[isim]
Albüm kutularının içinde yer alan, albümün tanıtıldığı ve şarkı sözlerinin yer aldığı kâğıt
- HALASKAR
-
Kelime Kökeni: Arapça ḫalāṣ + Farsça -kār
-
[isim, eskimiş]
Bakınız kurtarıcı
- "Halaskâr Gazi."
-
[isim, eskimiş]
Bakınız kurtarıcı
- SİTEMKAR
-
Kelime Kökeni: Farsça sitemkār
-
[sıfat]
Sitem edici, sitem eden
-
[sıfat]
Sitem edici, sitem eden
- KARNİVOR
-
Kelime Kökeni: Latince
-
[sıfat, hayvan bilimi]
Bakınız etobur
-
[sıfat, hayvan bilimi]
Bakınız etobur
- KARAVELA
-
Kelime Kökeni: İtalyanca caravelle
-
[isim, denizcilik]
Büyük deniz teknesi
- "… yüz altmış altı tonluk bir gemi, üç karavela, bir kalyon ve yelkenli bir gemi donanmada yer almaktadır."
-
Gemilerde denizcilik kurallarına aykırı durum
-
[isim, denizcilik]
Büyük deniz teknesi
- KARALAMA
-
-
[isim]
Karalamak işi
-
El alıştırmak için çok tekrarlanarak yazılan yazı
-
Üstünde düzeltmeler yapılan, temize çekilmemiş yazı taslağı; müsvedde
- "İlk şiirim olan bir türkü güftesini, Üsküp türkülerinde gördüğüm vezinle karalamaya başladım."
-
[mecaz]
Leke sürme, kötülük yükleme
-
[isim]
Karalamak işi
- KARDİNAL
-
Kelime Kökeni: Fransızca cardinal
-
[isim, din bilimi]
Papayı seçen, danışmanlığını yapan başpapazlardan her biri
-
[isim, din bilimi]
Papayı seçen, danışmanlığını yapan başpapazlardan her biri
- TALEPKAR
-
Kelime Kökeni: Arapça ṭaleb + Farsça -kār
-
[sıfat]
Bakınız istekli
- "Yıllar önce kendini suya atmayı istediğinde içine kapanık, hırçın, beceriksizce talepkâr bir gövdeydi bu."
-
[sıfat]
Bakınız istekli
- PERİKART
-
Kelime Kökeni: Fransızca péricarde
-
[isim, anatomi]
Kalbin üzerini saran zar
-
[isim, anatomi]
Kalbin üzerini saran zar
- YANIKARA
-
-
[isim, ağızlardan]
Bakınız şarbon
-
[isim, ağızlardan]
Bakınız şarbon
- DAVETKAR
-
Kelime Kökeni: Arapça daʿvet + Farsça -kār
-
[sıfat]
Çekici, cazibeli (bakış, davranış vb.)
- "Yanımdan geçerken bir tuhaf baktı / Arzulu ve davetkârdı mutlak"
-
[sıfat]
Çekici, cazibeli (bakış, davranış vb.)
- KARBOJEN
-
Kelime Kökeni: Fransızca carbogène
-
[isim]
Bileşiminde %95 oksijen ve %5 karbondioksit bulunan gaz karışımı
-
[isim]
Bileşiminde %95 oksijen ve %5 karbondioksit bulunan gaz karışımı
- KARAİMCE
-
-
[isim]
Bakınız Karay Türkçesi
-
[isim]
Bakınız Karay Türkçesi
- KARGIŞLI
-
-
[sıfat]
Bakınız ilençli
- "Reha’ya kurşun sıkan kargışlı tetikçi de hâlâ ortaya çıkmadı!"
-
[sıfat]
Bakınız ilençli
- MALAKARİ
-
Kelime Kökeni: Farsça māle-kār + -î
-
[isim]
Tebeşir, beyaz mermer tozu, alçı, sönmüş kireç, yumurta akı, tutkal, farklı renkte boyalar ve su karıştırılarak elde edilen taş ve mermer taklidi sıva malzemesi, sıva macunu; ustuka
-
Binaların duvar ve tavanına bu malzemeden mala ile yapılmış kabartma süs; ustuka
-
[isim]
Tebeşir, beyaz mermer tozu, alçı, sönmüş kireç, yumurta akı, tutkal, farklı renkte boyalar ve su karıştırılarak elde edilen taş ve mermer taklidi sıva malzemesi, sıva macunu; ustuka
- KARNABİT
-
Kelime Kökeni: Arapça ḳarnabīṭ
-
[isim, eskimiş]
Bakınız karnabahar
-
[isim, eskimiş]
Bakınız karnabahar
- KARAKEME
-
-
[isim, bitki bilimi]
Domalan
-
[isim, bitki bilimi]
Domalan
- KARAYAKA
-
-
[isim, hayvan bilimi]
Doğu Karadeniz kıyı bölgesinde yetişen, uzun kuyruklu, beyaz renkli bir tür koyun
-
[isim, hayvan bilimi]
Doğu Karadeniz kıyı bölgesinde yetişen, uzun kuyruklu, beyaz renkli bir tür koyun
- KARCIĞAR
-
-
[isim, müzik]
Klasik Türk müziğinde hareketli bir makam
- "Bir salı gecesi bizde kendi karcığar peşrevini Vasil ve Cemil’den dinlediği vakit şaşırmış, neşe ve heyecandan nasıl alkışlayacağını bilememişti."
-
[isim, müzik]
Klasik Türk müziğinde hareketli bir makam
- KALEMKAR
-
Kelime Kökeni: Arapça ḳalem + Farsça -kār
-
[isim]
Tavan ve duvarlara kabartma gibi görünen resimler yapan sanatçı
- "Sonra kökboyalarını getirip getirmediğimi sormak isteyen fakat soramayan çekingen, yumuşak bakışlı kalemkâr oğlum Alaca Bey hafiften yüzü pembeleşmiş olarak koşup geldi."
-
Madenî eşyaların üzerine çelik kalemle veya özel aletlerle süsleme yapan veya yazı yazan kimse
-
Kumaş, tülbent, yazma vb. üzerine ince fırça ile boyama yapan kimse
-
Düğünlerde kadınlara makyaj yapan kimse
- "Yine bir düğün günü ahali yiyip içip eğlenirken kalemkâr hatun, gelini dizinin dibine oturtmuş, makyajını yapıyormuş."
-
[isim]
Tavan ve duvarlara kabartma gibi görünen resimler yapan sanatçı