İçinde kar olan 6 harfli 66 kelime var. İçerisinde KAR bulunan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Bir de başında kar olan kelimeler listesine ya da sonu kar ile biten kelimeler listesine göz atmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, işlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu: Kelime bulma makinesi
Harf Sayısına Göre Kelimeler
Kar Harfleri ile Yazılabilecek Kelimeler
3 Harfli Kelimeler
ARK, KAR
2 Harfli Kelimeler
AK, AR, RA
Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.
Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)
- KARTLI
-
-
[sıfat]
Kartı olan
-
[sıfat]
Kartı olan
- KARTON
-
Kelime Kökeni: Fransızca carton
-
[isim]
Kâğıt hamuruyla yapılan, ayrıca içinde bir veya birkaç lif tabakası bulunan kalın ve sert kâğıt
- "Bundan sonra on beş karton kâğıdın hesapları yapılır."
-
On paket sigarayı bir araya getiren ambalaj
-
Tombala oyununda çekilen numaraların işaretlendiği kart
- "Benim karton bir türlü dolmuyor, yanımdakinin üçü kaldı, karşımdaki bir tane bekliyor."
-
Kamu kurum veya kuruluşlarında imzaya sunulan evrakın yerleştirildiği ciltli büyük defter; imza kartonu
-
Seri hâlinde canlandırılan, karakterleri hayvan olan çizgi film veya çizgi roman.
-
[isim]
Kâğıt hamuruyla yapılan, ayrıca içinde bir veya birkaç lif tabakası bulunan kalın ve sert kâğıt
- KARTUK
-
-
[isim, ağızlardan]
Büyük tarla tarağı
-
[isim, ağızlardan]
Büyük tarla tarağı
- KARAĞI
-
-
[isim]
Ateş karıştırmaya yarayan, eğri uçlu demir çubuk
-
[isim]
Ateş karıştırmaya yarayan, eğri uçlu demir çubuk
- KARAİM
-
Kelime Kökeni: İbranice
-
[isim]
Bakınız Karay
-
[isim]
Bakınız Karay
- KARALI
-
-
[sıfat]
Karası (II) olan
-
Üzeri kalemle karalanmış
-
[sıfat]
Karası (II) olan
- KARAFA
-
Kelime Kökeni: İtalyanca caraffa
-
[isim]
Genellikle cam veya kristalden yapılan, uzun boyunlu, kulpsuz küçük rakı veya şarap sürahisi; karaf, karafaki
- "Köşedeki camekânlı duvar dolabının ön sahanlığında birkaç kadeh, yarım karafa rakı, biraz pastırmalı yumurta ve biraz da turşu, uzun zamandır el sürülmeden bekliyordu."
-
[isim]
Genellikle cam veya kristalden yapılan, uzun boyunlu, kulpsuz küçük rakı veya şarap sürahisi; karaf, karafaki
- KOÇKAR
-
-
[isim, ağızlardan]
Dövüş için yetiştirilmiş iri koç
-
[isim, ağızlardan]
Dövüş için yetiştirilmiş iri koç
- KARDEŞ
-
-
[isim]
Aynı anne babadan doğmuş veya anne babalarından biri aynı olan çocukların birbirine göre adı; karındaş
- "Öz kardeş. Üvey kardeş. Kız kardeş. Erkek kardeş."
-
Yaşça küçük olan çocuk
-
[ünlem]
Adı bilinmeyen kimselere söylenen bir seslenme sözü
- "Zira kardeş demişti Ahmet, kardeş diye söze başlayana kardeş denirdi ancak."
-
[mecaz]
Aralarında değer verilen ortak bir bağ bulunanlardan her biri
- "Din kardeşi. Yol kardeşi."
-
[isim]
Aynı anne babadan doğmuş veya anne babalarından biri aynı olan çocukların birbirine göre adı; karındaş
- KARMIK
-
-
[isim, ağızlardan]
Çay ağzında yapılan balıkçı büğeti
-
Mersin balıklarının üremek için denizden nehirlere geçişleri sırasında avlanmalarında kullanılan ve nehir ağızlarına kurulan çok iğneli bir olta takımı
-
[isim, ağızlardan]
Çay ağzında yapılan balıkçı büğeti
- KAROÇA
-
Kelime Kökeni: İtalyanca carrozza
-
[isim]
Atlarla çekilen, dört tekerlekli, yaylı, üstü örtülü binek arabası
- "Gerçi beni buraya dört atlı bir saltanat karoçası içinde sallaya sallaya getirmişlerdi."
-
[isim]
Atlarla çekilen, dört tekerlekli, yaylı, üstü örtülü binek arabası
- SAZKAR
-
Kelime Kökeni: Farsça sāzkār
-
[isim, müzik]
Klasik Türk müziğinde bir birleşik makam
-
[isim, müzik]
Klasik Türk müziğinde bir birleşik makam
- KARİNE
-
Kelime Kökeni: Arapça ḳarīne
-
[isim]
Karışık bir iş veya sorunun anlaşılmasına, çözümlenmesine yarayan ipucu
-
[isim]
Karışık bir iş veya sorunun anlaşılmasına, çözümlenmesine yarayan ipucu
- KOKART
-
Kelime Kökeni: Fransızca cocarde
-
[isim, askerlik]
Asker şapkalarına takılan ve rengi uluslara göre değişen işaret
-
Belli bir topluluğa özgü olan işaret
-
[isim, askerlik]
Asker şapkalarına takılan ve rengi uluslara göre değişen işaret
- KARİNA
-
Kelime Kökeni: İtalyanca carena
-
[isim, denizcilik]
Gemi omurgası
-
Gemi teknesinin su içinde kalan bölümü
-
[isim, denizcilik]
Gemi omurgası
- OTOKAR
-
Kelime Kökeni: Fransızca autocar
-
[isim]
Toplu geziler için yapılmış büyük otobüs
-
[isim]
Toplu geziler için yapılmış büyük otobüs
- BALKAR
-
-
[isim]
Malkar
-
[isim]
Malkar
- KARPİT
-
Kelime Kökeni: İngilizce carbide
-
[isim, kimya]
Genellikle sanayide asetilen gazı çıkarmakta kullanılan, karbonla kalsiyum bileşiği madde (CaC2)
-
Bakınız karpit lambası
- "Karpit yakacağız ama geceleri yola devam etmek zorunda kalırsak karpit dayanmaz."
-
[isim, kimya]
Genellikle sanayide asetilen gazı çıkarmakta kullanılan, karbonla kalsiyum bileşiği madde (CaC2)
- AKARCA
-
-
[isim]
Irmak, dere, çay gibi küçük akarsu
-
[ağızlardan]
Kemik veremi
-
[tıp]
Sürekli akan çıban; fistül
-
[tıp]
Doğuştan veya sonradan oluşan, bir organdan diğerine veya deri yüzeyine uzanan, iki ucu açık, tüpe benzeyen, normal dışı geçiş veya kanal; fistül
-
[isim]
Irmak, dere, çay gibi küçük akarsu
- AŞİKAR
-
Kelime Kökeni: Farsça āşikār
-
[sıfat]
Bakınız belli (II)
- "Adamın o sözü edilen baba olduğu aşikârdı."
-
[sıfat]
Bakınız belli (II)