İçinde kar olan 13 harfli 48 kelime var. İçerisinde KAR bulunan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Bir de başında kar olan kelimeler listesine ya da sonu kar ile biten kelimeler listesine göz atmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, işlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu: Kelime bulma makinesi

Harf Sayısına Göre Kelimeler

Kelime bulma makinesi Kelime bulma makinesi

Kar Harfleri ile Yazılabilecek Kelimeler

A K R

3 Harfli Kelimeler

ARK, KAR

2 Harfli Kelimeler

AK, AR, RA

Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.


Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)

KARALAMACILIK

  1. [isim] Karalamacı olma durumu; iftiracılık, karacılık, müfterilik, fassallık
KARARTIVERMEK

  1. [-i] Çabucak veya ansızın karartmak
    • "Elektrik düğmesini çevirir gibi nasıl da kafalarını karartıveriyorlar, karartabiliyorlar?" (Necip Fazıl Kısakürek)
İHTİYATKARLIK

  1. [isim] İhtiyatlı olma durumu
    • "Bu yaşlı başlı adamın evlatlarının başına yemin etmesi onun bütün ihtiyatkârlığını bir anda sildi süpürdü, şakayı, sarakayı bir tarafa bıraktı." (Refî Cevad Ulunay)
ÇIKARILABİLME

  1. [isim] Çıkarılabilmek işi
KARBONATLAMAK

  1. [-i, kimya] Karbonik asit alabilen maddelere bu gazı vererek onları karbonat durumuna dönüştürmek
ÇIKARTIVERMEK

  1. [-i] Çabucak veya ansızın çıkarmak
    • "Bakarsınız yeni bir kuşak gelmiş, o geçmişte kalan şairi, yazarı aydınlığa çıkartıvermiş." (Oktay Akbal)
KARANFİLCİLİK

  1. [isim] Karanfilcinin yaptığı iş
KARTONPİYERLİ

  1. [sıfat] Kartonpiyeri olan
    • "Tavanlar, duvarlar, kapılar, hep kartonpiyerli, yaldızlı." (Sermet Muhtar Alus)
ÇIKARILIVERME

  1. [isim] Çıkarılıvermek işi
RİYAKARCASINA

  1. [zarf] Bakınız riyakârca
KARAMSARLAŞMA

  1. [isim] Bakınız kötümserleşme
ÇIKARTABİLMEK

  1. [-e, -den] Çıkartma ihtimali veya imkânı bulunmak
    • "Size bir fenalık edebilir, sizi işinizden attırır, vekâlet emrine alır, vakitsiz emekliye çıkartabilir." (Haldun Taner)
  2. Çıkartmaya gücü yetmek
    • "Bozuk bir buzdolabı, belki de bir çamaşır makinesi. Onlar da tuhaf sesler çıkartabilirlerdi. Emin olmak zordu." (Ahmet Ümit)
YEDİKIZKARDEŞ

  1. [isim, gök bilimi] Bakınız Ülker
KALECİKKARASI

  1. [isim, bitki bilimi] Orta Anadolu'da şarap yapımı için üretilen, kalın kabuklu, siyah renkli bir tür üzüm
HİDROKARBONAT

Kelime Kökeni: Fransızca hydrocarbonate

  1. [isim, kimya] Hidratlı bazik karbonat
EFKARIUMUMİYE

Kelime Kökeni: Arapça efkār + ʿumūmiyye

  1. [isim, eskimiş] Bakınız kamuoyu
    • "Herkese sövüp sayan, herkesi kırıp geçiren Ali Nizami Bey ise yalnız bu eski lalasına dokunmayı annesinin ve efkârıumumiyenin önünde, kendinin tabi olduğu asalet kaidelerince mümkün görmüyor..." (Abdülhak Şinasi Hisar)
KARŞILIKLILIK

  1. [isim] Karşılıklı olma durumu; mütekabiliyet
    • "Karşılıklılık kuralı, kara suları genişliği altı mil kadar olan devletler bakımından uygulanmaz." (Özdemir Kalpakçıoğlu)
ŞARKİKARAAĞAÇ

  1. [isim] Isparta iline bağlı ilçelerden biri
KARARTABİLMEK

  1. [-i] Karartma ihtimali veya imkânı bulunmak
    • "Elektrik düğmesini çevirir gibi nasıl da kafalarını karartıveriyorlar, karartabiliyorlar?" (Necip Fazıl Kısakürek)
  2. Karartmaya gücü yetmek
KARALAYIVERME

  1. [isim] Karalayıvermek işi
Kelime Anlamları Kaynağı : Türk Dil Kurumu Güncel Türkçe Sözlüğü