İçinde kapan olan 20 kelime var. İçerisinde KAPAN bulunan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Bir de başında kapan olan kelimeler listesine ya da sonu kapan ile biten kelimeler listesine göz atmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, işlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu: Kelime bulma makinesi
Harf Sayısına Göre Kelimeler
KAPANABİLMEK
KAPANABİLME
BÖCEKKAPAN, DEMİRKAPAN, KAPANIKLIK, SAMANKAPAN, SİNEKKAPAN
FOTOKAPAN, PİREKAPAN, UŞAKKAPAN
KAPANİÇE, KAPANMAK, KILKAPAN
KAPANCA, KAPANCI, KAPANIK, KAPANIŞ, KAPANMA, KAPANTI
KAPAN
Kapan Harfleri ile Yazılabilecek Kelimeler
5 Harfli Kelimeler
KAPAN
4 Harfli Kelimeler
ANKA, APAK, KANA
3 Harfli Kelimeler
AKA, ANA, KAN, KAP, PAK
2 Harfli Kelimeler
AK, AN, PA
Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.
Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)
- KAPANABİLMEK
-
-
[nesnesiz]
Kapanma ihtimali veya imkânı bulunmak
-
[nesnesiz]
Kapanma ihtimali veya imkânı bulunmak
- KAPANABİLME
-
-
[isim]
Kapanabilmek işi
-
[isim]
Kapanabilmek işi
- DEMİRKAPAN
-
-
[isim]
Bakınız mıknatıs
-
[isim]
Bakınız mıknatıs
- SAMANKAPAN
-
-
[isim]
Bakınız kehribar
-
[isim]
Bakınız kehribar
- BÖCEKKAPAN
-
-
[isim, bitki bilimi]
Örnek bitkisi drosera olan ve bazı organları böcek yakalamaya, sindirmeye elverişli olan bitkilerin ortak adı
-
[isim, bitki bilimi]
Örnek bitkisi drosera olan ve bazı organları böcek yakalamaya, sindirmeye elverişli olan bitkilerin ortak adı
- SİNEKKAPAN
-
-
[isim, bitki bilimi]
Droseragillerden, Kuzey Karolina bataklıklarında yetişen, yapraklarına konan sinekleri, böcekleri sıkıp emen bir bitki (Dionaea muscicapa)
-
[hayvan bilimi]
Böcekleri, özellikle sinekleri yakalayarak beslenen küçük ötücü kuşlar
-
[isim, bitki bilimi]
Droseragillerden, Kuzey Karolina bataklıklarında yetişen, yapraklarına konan sinekleri, böcekleri sıkıp emen bir bitki (Dionaea muscicapa)
- KAPANIKLIK
-
-
[isim]
Kapanık olma durumu
-
[isim]
Kapanık olma durumu
- UŞAKKAPAN
-
-
[isim, ağızlardan]
Bebekleri alıp götürdüğü söylenen bir cins akbaba
-
[isim, ağızlardan]
Bebekleri alıp götürdüğü söylenen bir cins akbaba
- PİREKAPAN
-
-
[isim, bitki bilimi]
Bakınız pire otu
-
[isim, bitki bilimi]
Bakınız pire otu
- FOTOKAPAN
-
Kelime Kökeni: Fransızca photo+ t. kap-an
-
[isim]
Genellikle ormanlık alanlara, dağlık bölgelere veya sulak alanların yakınlarına yerleştirilen, yaban hayatı gözlemlemek ve türlerin gelişimini kayıt altına almak amacıyla kullanılan, hareket sensörü veya kızılötesi sensör ile donatılarak otomatik görüntü yakalama esasına göre çalışan düzenek
- "Ali hoca ve ekibi Toroslarda birkaç yerde daha fotokapan çalışması yaptılarsa da bir sonuç elde edemediler."
-
[isim]
Genellikle ormanlık alanlara, dağlık bölgelere veya sulak alanların yakınlarına yerleştirilen, yaban hayatı gözlemlemek ve türlerin gelişimini kayıt altına almak amacıyla kullanılan, hareket sensörü veya kızılötesi sensör ile donatılarak otomatik görüntü yakalama esasına göre çalışan düzenek
- KILKAPAN
-
-
[isim]
Bakınız kehribar
-
[isim]
Bakınız kehribar
- KAPANİÇE
-
-
[isim, eskimiş]
Padişah ve yüksek rütbeli din ve devlet görevlilerinin giydiği kolsuz, uzun, geniş yakalı kürk
-
[isim, eskimiş]
Padişah ve yüksek rütbeli din ve devlet görevlilerinin giydiği kolsuz, uzun, geniş yakalı kürk
- KAPANMAK
-
-
[nesnesiz]
Kapalı duruma gelmek
- "Son basamağı aştığım zaman, babanın kapısı hızla yüzüme kapandı."
-
[-e]
Dışarı ile ilişiğini kesmek
- "Rahatça çalışmak istediğim zamanlar buraya kapanırım ve kimse girmesin diye bazen içeriden de kapıyı kilitlerim."
-
Çalışamaz, etkinliğini sürdüremez duruma getirilmek
- "Manzumem çıkmadı ve Rübap kapandı."
-
Son verilmek, kesilmek
- "Arif sustu. Hacı Bey de üstelemedi. Söz de burada kapanmış oldu."
-
[-e]
Yüzü, gövdesi bir yere gelecek biçimde eğilmek
- "Haykırmak istedim, çıkmadı feryadım / Kapanıp toprağa, ağladım ağladım"
-
Tatile girmek
- "Okullar kapandı."
-
Yara iyileşmek
-
Göz kör olmak
- "Kazadan sonra bir gözü kapandı."
-
Hava bulutlanmak
-
[nesnesiz]
Kapalı duruma gelmek
- KAPANIK
-
-
[sıfat]
Kapanmış
-
Sisli, bulutlu olan
- "Bütün varlığı bu kapanık havada tıpkı bahçenin son gülleri gibiydi."
-
[mecaz]
İç karartıcı, ruh sıkıcı olan
- "Yağmurlardan, rutubetten içinde paslı, kapanık ve sıkıntılı bir duygu belirmişti."
-
[mecaz]
Bakınız kaçınık
-
[sıfat]
Kapanmış
- KAPANIŞ
-
-
[isim]
Kapanmak işi
- "Yerlere serilmiş yapraklar, sonbaharın bir anne hâlinde büyük mateme kapanışını düşündürüyor."
-
[isim]
Kapanmak işi
- KAPANTI
-
-
[isim, dil bilgisi]
Patlayıcı ünsüzün oluşmasından önceki boğumlanma noktasının kapanması
-
[isim, dil bilgisi]
Patlayıcı ünsüzün oluşmasından önceki boğumlanma noktasının kapanması
- KAPANCA
-
-
[isim]
Küçük kapan
-
[mecaz]
Bakınız düzen
-
[isim]
Küçük kapan
- KAPANMA
-
-
[isim]
Kapanmak işi
-
[isim]
Kapanmak işi
- KAPANCI
-
-
[isim, eskimiş]
Kapanın başında bulunan görevli
-
[isim, eskimiş]
Kapanın başında bulunan görevli
- KAPAN
-
-
[isim]
Bazı hayvanları yakalamak için kullanılan, hayvanın ayağının değmesiyle işleyen tuzak
-
[mecaz]
Bakınız düzen
-
[isim]
Bazı hayvanları yakalamak için kullanılan, hayvanın ayağının değmesiyle işleyen tuzak