İçinde kanıt olan 16 kelime var. İçerisinde KANIT bulunan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Bir de başında kanıt olan kelimeler listesine ya da sonu kanıt ile biten kelimeler listesine göz atmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, işlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu: Kelime bulma makinesi

Harf Sayısına Göre Kelimeler

15 Harfli Kelimeler

KANITLAYABİLMEK

14 Harfli Kelimeler

KANITLANDIRMAK, KANITLAYABİLME

13 Harfli Kelimeler

KANITLANDIRMA

11 Harfli Kelimeler

KANITLANMAK, KANITSIZLIK

10 Harfli Kelimeler

KANITLAMAK, KANITLANIŞ, KANITLANMA, KANITLAYIŞ, KANITSAMAK

9 Harfli Kelimeler

KANITLAMA, KANITSAMA

8 Harfli Kelimeler

KANITSIZ

7 Harfli Kelimeler

KANITLI

5 Harfli Kelimeler

KANIT

Kelime bulma makinesi Kelime bulma makinesi

Kanıt Harfleri ile Yazılabilecek Kelimeler

A I K N T

5 Harfli Kelimeler

KANIT, TANIK

4 Harfli Kelimeler

AKIN, ANIK, ANIT, ATIK, ATKI, KANI, KANT, KATI, KINA, KITA, TAKI, TANI, TANK

3 Harfli Kelimeler

AKI, ANI, ANT, KAN, KAT, KIN, KIT, TAK, TAN, TIK, TIN

2 Harfli Kelimeler

AK, AN, AT, TA

Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.


Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)

KANITLAYABİLMEK

  1. [-i] Kanıtlama ihtimali veya imkânı bulunmak; ispatlayabilmek
  2. Kanıtlama becerisi bulunmak; ispatlayabilmek
KANITLAYABİLME

  1. [isim] Kanıtlayabilmek işi; ispatlayabilme
KANITLANDIRMAK

  1. [-i] Bir düşünceyi, bir savı yeterli delillerle doğrulamak, belgelemek ve açıklamak; ispatlandırmak
KANITLANDIRMA

  1. [isim] Kanıtlandırmak işi; ispatlandırma
KANITLANMAK

  1. [nesnesiz] Kanıtlama işi yapılmak; ispatlanmak
KANITSIZLIK

  1. [isim] Kanıtsız olma durumu; ispatsızlık
KANITLAYIŞ

  1. [isim] Kanıtlamak işi; ispatlayış
KANITLANMA

  1. [isim] Kanıtlanmak işi; ispatlanma
KANITLANIŞ

  1. [isim] Kanıtlanmak işi; ispatlanış
KANITSAMAK

  1. [-i] Kanıt, belge veya delil olarak kabul etmek
KANITLAMAK

  1. [-i] Kanıt göstererek bir şeyin gerçek yönünü ortaya çıkarmak; ispatlamak, ispat etmek
    • "Şükriye birdenbire o mütevazı ümidinin, hayatını değerlendiren ve manalandıran bu tek bağın çözülüvermek üzere olduğunu, onun bir kuruntudan başka bir şey olmadığını kanıtladı." (Tarık Buğra)
  2. [hukuk] Dava konusu iddianın veya buna karşı yapılan savunmanın doğru olduğunu ortaya çıkarmak; ispatlamak, ispat etmek
KANITSAMA

  1. [isim] Kanıtsamak işi
KANITLAMA

  1. [isim] Kanıtlamak işi; ispat, ispatlama
    • "Dil saygısızlığını düzgün bir dille kanıtlamaya çalışanlara da rastlayabiliriz, ona ne kuşku." (Nermi Uygur)
KANITSIZ

  1. [sıfat] Kanıtı olmayan; ispatsız
KANITLI

  1. [sıfat] Kanıtı olan; ispatlı
KANIT

  1. [isim] Bir şeyin doğruluğunu, gerçekliğini kanıtlamaya yarayan belge; burhan, ispat, argüman
    • "Kanıtı gazetenin ikinci sayfasındaki damızlık haberiydi." (Çetin Altan)
  2. [hukuk] Anlaşmazlık konusu hakkında öneri sürülen iddianın veya buna karşı yapılan savunmanın doğruluğunu göstermek için öne sürülen belge veya bilgi; delil, beyyine
Kelime Anlamları Kaynağı : Türk Dil Kurumu Güncel Türkçe Sözlüğü