İçinde kanıt olan 16 kelime var. İçerisinde KANIT bulunan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Bir de başında kanıt olan kelimeler listesine ya da sonu kanıt ile biten kelimeler listesine göz atmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, işlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu: Kelime bulma makinesi
Harf Sayısına Göre Kelimeler
KANITLAYABİLMEK
KANITLANDIRMAK, KANITLAYABİLME
KANITLANDIRMA
KANITLANMAK, KANITSIZLIK
KANITLAMAK, KANITLANIŞ, KANITLANMA, KANITLAYIŞ, KANITSAMAK
KANITLAMA, KANITSAMA
KANITSIZ
KANITLI
KANIT
Kanıt Harfleri ile Yazılabilecek Kelimeler
5 Harfli Kelimeler
KANIT, TANIK
4 Harfli Kelimeler
AKIN, ANIK, ANIT, ATIK, ATKI, KANI, KANT, KATI, KINA, KITA, TAKI, TANI, TANK
3 Harfli Kelimeler
AKI, ANI, ANT, KAN, KAT, KIN, KIT, TAK, TAN, TIK, TIN
2 Harfli Kelimeler
AK, AN, AT, TA
Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.
Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)
- KANITLAYABİLMEK
-
-
[-i]
Kanıtlama ihtimali veya imkânı bulunmak; ispatlayabilmek
-
Kanıtlama becerisi bulunmak; ispatlayabilmek
-
[-i]
Kanıtlama ihtimali veya imkânı bulunmak; ispatlayabilmek
- KANITLAYABİLME
-
-
[isim]
Kanıtlayabilmek işi; ispatlayabilme
-
[isim]
Kanıtlayabilmek işi; ispatlayabilme
- KANITLANDIRMAK
-
-
[-i]
Bir düşünceyi, bir savı yeterli delillerle doğrulamak, belgelemek ve açıklamak; ispatlandırmak
-
[-i]
Bir düşünceyi, bir savı yeterli delillerle doğrulamak, belgelemek ve açıklamak; ispatlandırmak
- KANITLANDIRMA
-
-
[isim]
Kanıtlandırmak işi; ispatlandırma
-
[isim]
Kanıtlandırmak işi; ispatlandırma
- KANITLANMAK
-
-
[nesnesiz]
Kanıtlama işi yapılmak; ispatlanmak
-
[nesnesiz]
Kanıtlama işi yapılmak; ispatlanmak
- KANITSIZLIK
-
-
[isim]
Kanıtsız olma durumu; ispatsızlık
-
[isim]
Kanıtsız olma durumu; ispatsızlık
- KANITLAYIŞ
-
-
[isim]
Kanıtlamak işi; ispatlayış
-
[isim]
Kanıtlamak işi; ispatlayış
- KANITLANMA
-
-
[isim]
Kanıtlanmak işi; ispatlanma
-
[isim]
Kanıtlanmak işi; ispatlanma
- KANITLANIŞ
-
-
[isim]
Kanıtlanmak işi; ispatlanış
-
[isim]
Kanıtlanmak işi; ispatlanış
- KANITSAMAK
-
-
[-i]
Kanıt, belge veya delil olarak kabul etmek
-
[-i]
Kanıt, belge veya delil olarak kabul etmek
- KANITLAMAK
-
-
[-i]
Kanıt göstererek bir şeyin gerçek yönünü ortaya çıkarmak; ispatlamak, ispat etmek
- "Şükriye birdenbire o mütevazı ümidinin, hayatını değerlendiren ve manalandıran bu tek bağın çözülüvermek üzere olduğunu, onun bir kuruntudan başka bir şey olmadığını kanıtladı."
-
[hukuk]
Dava konusu iddianın veya buna karşı yapılan savunmanın doğru olduğunu ortaya çıkarmak; ispatlamak, ispat etmek
-
[-i]
Kanıt göstererek bir şeyin gerçek yönünü ortaya çıkarmak; ispatlamak, ispat etmek
- KANITSAMA
-
-
[isim]
Kanıtsamak işi
-
[isim]
Kanıtsamak işi
- KANITLAMA
-
-
[isim]
Kanıtlamak işi; ispat, ispatlama
- "Dil saygısızlığını düzgün bir dille kanıtlamaya çalışanlara da rastlayabiliriz, ona ne kuşku."
-
[isim]
Kanıtlamak işi; ispat, ispatlama
- KANITSIZ
-
-
[sıfat]
Kanıtı olmayan; ispatsız
-
[sıfat]
Kanıtı olmayan; ispatsız
- KANITLI
-
-
[sıfat]
Kanıtı olan; ispatlı
-
[sıfat]
Kanıtı olan; ispatlı
- KANIT
-
-
[isim]
Bir şeyin doğruluğunu, gerçekliğini kanıtlamaya yarayan belge; burhan, ispat, argüman
- "Kanıtı gazetenin ikinci sayfasındaki damızlık haberiydi."
-
[hukuk]
Anlaşmazlık konusu hakkında öneri sürülen iddianın veya buna karşı yapılan savunmanın doğruluğunu göstermek için öne sürülen belge veya bilgi; delil, beyyine
-
[isim]
Bir şeyin doğruluğunu, gerçekliğini kanıtlamaya yarayan belge; burhan, ispat, argüman