İçinde kala olan 9 harfli 31 kelime var. İçerisinde KALA bulunan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Bir de başında kala olan kelimeler listesine ya da Sonu kala ile biten kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, İşlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu : Kelime bulma makinesi
Harf Sayısına Göre Kelimeler
A A K L Harfleri İle Yazılabilecek Bazı Kelimeler
4 Harfli Kelimeler
KALA, LAKA
3 Harfli Kelimeler
AKA, ALA, KAL, LAK
2 Harfli Kelimeler
AK, AL, LA
Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.
Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)
- KALABALIK
-
-
[isim]
Çok sayıda insanın bir araya gelmesiyle oluşan insan topluluğu
- "Kalabalık içinde zorlukla boş bir masa bularak oturdum." (Ahmet Haşim)
- "Şu eşya odada kalabalık ediyor."
-
Gereksiz, karışık şeyler topluluğu
-
[sıfat]
Sayıca çok
- "Köy kahvesinin içi bu akşam her zamankinden kalabalıktı." (Sait Faik Abasıyanık)
-
[isim]
Çok sayıda insanın bir araya gelmesiyle oluşan insan topluluğu
- KALABİLME
- ...
- İSKALARYA
-
Kelime Kökeni : İtalyanca
-
[isim]
Çarmıhların halat basamakları
-
[isim]
Çarmıhların halat basamakları
- TOKALAŞMA
-
-
[isim]
Tokalaşmak işi
-
[isim]
Tokalaşmak işi
- KALAFATÇI
-
-
[isim]
Gemi ve kayıkları kalafat eden kimse
-
[isim]
Gemi ve kayıkları kalafat eden kimse
- CAKALANMA
-
-
[isim]
Caka satma
-
[isim]
Caka satma
- ARKALANMA
-
-
[isim]
Arkalanmak işi
-
[isim]
Arkalanmak işi
- YAKALANMA
-
-
[isim]
Yakalanmak işi
-
[isim]
Yakalanmak işi
- ISKALAYIŞ
- ...
- KALAKALMA
-
-
[isim]
Kalakalmak işi
-
[isim]
Kalakalmak işi
- YAKALAMAK
-
-
[-i]
Bir kimseyi veya bir şeyi elle tutmak
- "Üç ince dalı birleştirerek sıkıca yakaladım." (Refik Halit Karay)
-
Kaçan kimseyi ele geçirmek, derdest etmek
-
Bir kimsenin gitmesini engellemek, durdurmak
- "Bu defa Tevfik'i dükkânın kapısında yakaladılar, aynı şeyi ona açtılar." (Halide Edip Adıvar)
-
Bir kimseyi hoşa gitmeyecek bir durumda bulmak, bir kimsenin suçu ortaya çıkmak
- "Kocasını bir kadınla yakalamış."
-
Bir kimsenin suçluluğunu gösteren söz, bakış veya işareti fark etmek
-
Birdenbire etkisi altına almak
- "Yağmur bizi yolda yakaladı."
-
Arayarak veya rastlantı sonucu bulup bağlantı kurmak
- "Zehra, Yorgaki'nin müziğini herhangi bir yerinden yakalıyor." (Atilla İlhan)
-
Belirlemek, anlamak
- "Kız onun zayıf damarını yakalamıştı." (Tarık Buğra)
-
[-i]
Bir kimseyi veya bir şeyi elle tutmak
- ŞAKALAŞMA
-
-
[isim]
Şakalaşmak işi
-
[isim]
Şakalaşmak işi
- ISKALAMAK
-
-
[nsz]
Hedefe denk getirememek
-
[nsz]
Hedefe denk getirememek
- ARKALAMAK
-
-
Bir kimseye güven vererek yardım etmek, destek olmak, korumak, müzaheret etmek
- "Bu roman, sanırım İş Bankası'nın arkaladığı ilk Tan gazetesinde tefrika edilirken üniversite öğrencisi idi." (Haldun Taner)
-
[-i]
Arkasına almak, yüklenmek
-
Bir kimseye güven vererek yardım etmek, destek olmak, korumak, müzaheret etmek
- KAKALANMA
-
-
[isim]
Kakalanmak işi
-
[isim]
Kakalanmak işi
- ÇALKALAMA
-
-
[isim]
Çalkalamak işi
-
[isim]
Çalkalamak işi
- KALAYLAMA
-
-
[isim]
Kalaylamak işi
-
[isim]
Kalaylamak işi
- ŞAKALAŞIŞ
- ...
- HALKALAMA
-
-
[isim]
Halkalamak işi
-
[isim]
Halkalamak işi
- KALAFATLI
- ...