İçinde kız olan 8 harfli 19 kelime var. İçerisinde KIZ bulunan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Bir de başında kız olan kelimeler listesine ya da Sonu kız ile biten kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, İşlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu : Kelime bulma makinesi

Harf Sayısına Göre Kelimeler


Kelime bulma makinesi

Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.



Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)

KIZIŞMAK

  1. [nsz] Yüksek bir dereceyi bulmak, çok ısınmak
  2. Bitkiler, ıslaklık ve mikropların etkisi altında çürürken ısınmak
    • "Ot balyaları kızıştı."
  3. Hayvan, eş isteme zamanı gelmek, kösnümek
    • "Aygır kızıştı."
  4. Zorlu, sert, kızışık bir durum almak, şiddetlenmek, artmak
    • "Politika münakaşaları ve birbirine yapılan şakalar bazen dayaklı kavgalara meydan açacak derecede canlanıp kızışır." (Reşat Nuri Güntekin)
  5. Hızlanmak, hareketlenmek
    • "... oyun kızıştı mı kunduralarını atar, yalın ayak oynardı." (Haldun Taner)

KIZILBAŞ
...
KIZILŞAP

  1. [isim] Açık eflatun renk
  2. [sıfat] Bu renkte olan

KIZILMAK

  1. [nsz] Kızma işi yapılmak, kızgın, öfkeli duruma gelmek

KIZOĞLAN

  1. [isim] Bakire

KIZILKÖK

  1. [isim] Kökboyası

KIZILLIK

  1. [isim] Kızıl olma durumu veya kızıl renkte yer
    • "Bir sabah kızıllığında / Yola çıkarım Uzunköprü'den." (Orhan Veli Kanık)
  2. Pudra, allık, düzgün
  3. Vücutta kızarmış yer, kızartı
  4. Güneş doğarken veya batarken oluşan hafif kızıl renk

KIZANLIK

  1. [isim] Kızan olma durumu

KIZILCIK

  1. [isim] Kızılcıkgillerden, yaprak açmadan çiçeklenen iri gövdeli bir ağaç (Cornus mas)
  2. Bu ağacın güzün olgunlaşan, kırmızı, tek çekirdekli, reçeli ve şerbeti yapılan, buruk bir tadı olan yemişi

KIZAKLIK

  1. [isim] Döşeme tahtalarının altına çaprazlama olarak konulan uzun ve yassı direklerden her biri

KIZARMAK

  1. [nsz] Kırmızı veya ona yakın bir renk almak
    • "Nihat, yüzü kızarmış, alçak sesle söylendi." (Peyami Safa)
  2. Bazı sebze ve meyveler olgunlaşmaya başlamak, olgunlaşmak
    • "Domatesler kızardı."
  3. Utanç, öfke vb. duyguların etkisiyle, kanın yüze hücumu sonucu yüz kırmızı bir renk almak
    • "Ben utancımdan kulaklarıma kadar kızardım." (Falih Rıfkı Atay)
  4. Yiyecekler tavada kızgın yağ içinde veya ateşte kırmızılaşarak pişmek
    • "Sofrada tarhana çorbası, kızarmış tavuk, bulgur pilavı vardı." (Yahya Kemal)

KIZKALBİ

  1. [isim] Şahteregillerden, kalp biçiminde pembe çiçekli bir süs bitkisi (Dicentra)

TIKIZLIK

  1. [isim] Tıkız olma durumu

KIZCAĞIZ

  1. [isim] Kendisine karşı şefkat ve acıma duyulan kız
    • "Narin bir kızcağızın yanındaki boş yere sokuldu." (Osman Cemal Kaygılı)

KIZILÇAM

  1. [isim] Uzun boylu bir çam türü
  2. Bir tür orman ağacı

TIMTIKIZ

  1. [sıfat] Çok tıkız

KIZARTMA

  1. [isim] Kızartmak işi
  2. Kızartılarak hazırlanmış yemek
    • "Kabak kızartması. Patlıcan kızartması."
  3. [sıfat] Kızartılarak pişirilmiş
    • "Kızartma et."

KIPKIZIL

  1. [sıfat] Her yanı kızıl
  2. Çok kızıl
  3. Aşırı, koyu

KIZDIRMA

  1. [isim] Kızdırmak işi
  2. Üzüm çubuklarını köklendirmek için yere gömme, daldırma
  3. Yüksek vücut ısısı, ateş

Kelime Anlamları Kaynağı : Türk Dil Kurumu Güncel Türkçe Sözlüğü