İçinde kıb olan 11 kelime var. İçerisinde KIB bulunan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Bir de başında kıb olan kelimeler listesine ya da sonu kıb ile biten kelimeler listesine göz atmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, işlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu: Kelime bulma makinesi

Harf Sayısına Göre Kelimeler

10 Harfli Kelimeler

TIPKIBASIM

9 Harfli Kelimeler

KIBLENÜMA, KIBRISCIK, KIBRISÇIK, MENKIBEVİ

8 Harfli Kelimeler

KIBRISLI

7 Harfli Kelimeler

İNKIBAZ, MENKIBE

6 Harfli Kelimeler

AKIBET, KIBRIS

5 Harfli Kelimeler

KIBLE

Kelime bulma makinesi Kelime bulma makinesi

Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.


Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)

TIPKIBASIM

  1. [isim] Bir yazı, desen, tablo vb.nin fotoğrafından kalıp çıkarılarak yapılan aynı basımı; faksimile
MENKIBEVİ

Kelime Kökeni: Arapça menḳabevī

  1. [sıfat] Bakınız efsanevi
KIBLENÜMA

Kelime Kökeni: Arapça ḳible + Farsça -numā

  1. [isim, eskimiş] Kıble yönünü göstermek için, bulunulan yere göre özel işareti olan pusula
KIBRISCIK

  1. Bakınız Kıbrısçık
KIBRISÇIK

  1. [isim] Bolu iline bağlı ilçelerden biri
KIBRISLI

  1. [isim] Kıbrıs halkından olan kimse
İNKIBAZ

Kelime Kökeni: Arapça inḳibāż

  1. [isim, eskimiş] Büzülüp toplanma
  2. Bakınız keder
  3. Bakınız kabız
MENKIBE

Kelime Kökeni: Arapça menḳabe

  1. [isim, edebiyat] Din büyüklerinin veya tarihe geçmiş ünlü kimselerin yaşamları ve olağanüstü davranışlarıyla ilgili hikâye
    • "Bu elli asırlık tarihte binlerce şanlı sayfa vardır; bu sayfalardan her biri ekonomik olarak çökmüş, kaleleri ve tersaneleri işgal edilmiş, beyinleri uyuşmuş bir toplumu yeniden şahlandırmaya yetecek güce sahiptir." (Mustafa Argunşah)
  2. Olağanüstü olaylarla ilgili anlatı
    • "Kemalettin Bey, bize sağda ve solda, alçak, yüksek nihayetsiz tepelerin harp menkıbelerini anlatıyordu." (Halide Edip Adıvar)
KIBRIS

  1. [isim] Doğu Akdeniz'de, Akdeniz'in üçüncü büyük adası
AKIBET

Kelime Kökeni: Arapça ʿāḳıbet

  1. [isim] Bir iş veya durumun sonu veya sonucu; serencam
    • "Diğerlerinin akıbetlerini bilmiyorum." (İhsan Oktay Anar)
  2. [zarf] Bakınız sonunda
    • "Kurdun oğlu akıbet kurt olur, demiş ve bu söz beş muallimin meslek ve ilim haysiyetine dokunmuştur." (Reşat Nuri Güntekin)
KIBLE

Kelime Kökeni: Arapça ḳible

  1. [isim] Bazı ibadetler yerine getirilirken dönülen Kâbe'nin bulunduğu yön
  2. Bulunulan yerden Kâbe'nin bulunduğu yön
    • "Pencereden güneşe bakarak kıbleyi tayin ettikten sonra ellerimi kulaklarıma kaldırdım." (Reşat Nuri Güntekin)
  3. Güneyden esen sıcak ve nemli yel
  4. Güney 180 derecelik yön
  5. [mecaz] Sıkıntılı bir durumda yardım umarak başvurulan yer
Kelime Anlamları Kaynağı : Türk Dil Kurumu Güncel Türkçe Sözlüğü