İçinde iz olan 5 harfli 112 kelime var. İçerisinde İZ bulunan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Bir de başında iz olan kelimeler listesine ya da sonu iz ile biten kelimeler listesine göz atmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, işlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu: Kelime bulma makinesi
Harf Sayısına Göre Kelimeler
Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.
Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)
- İZZET
-
Kelime Kökeni: Arapça ʿizzet
-
[isim]
Bakınız ululuk
-
[isim]
Bakınız ululuk
- İZHAR
-
Kelime Kökeni: Arapça iẓhār
-
[isim, eskimiş]
Belirtme, gösterme, açığa vurma
-
[isim, eskimiş]
Belirtme, gösterme, açığa vurma
- DENİZ
-
-
[isim]
Yer kabuğunun çukur bölümlerini kaplayan, birbiriyle bağlantılı, tuzlu su kütlesi; bahir, derya
-
Bu su kütlesinin belirli bir parçası; bahir, derya
- "Marmara Denizi. Karadeniz."
-
Aydaki düzlükler
-
[mecaz]
Geniş alan
- "Tarife kalkma bizi / Ne şuyuz ne de buyuz / Adem denen denizi / Arayan birer suyuz"
-
[mecaz]
Bol, çok, yoğun olarak bulunan
-
[isim]
Yer kabuğunun çukur bölümlerini kaplayan, birbiriyle bağlantılı, tuzlu su kütlesi; bahir, derya
- ÇİZGE
-
-
[isim]
Bakınız grafik
- "Çalışma konusunun resim, çizge ve çizelgelerle gösterilmesi, işlenilen materyalin, ölçülerin, toleransların, ağırlıkların ve normların bildirilmesi…"
-
[isim]
Bakınız grafik
- İZLEK
-
-
[edebiyat]
Bir edebî eserde işlenen konunun anlamca ortaya koyduğu ana yönelim
-
[isim, ağızlardan]
Bakınız patika
-
[edebiyat]
Bir edebî eserde işlenen konunun anlamca ortaya koyduğu ana yönelim
- CİZYE
-
Kelime Kökeni: Arapça cizye
-
[isim, tarih]
İslam ülkelerinde Müslüman olmayanlardan alınan bir vergi türü; kafa vergisi
- "Yüksek cizye mükellefi muharrem ayı içinde, orta cizye mükellefleri iki ay içinde, aşağı cizye mükellefleri de üç ay içerisinde cizye borçlarını ödeyeceklerdi."
-
[isim, tarih]
İslam ülkelerinde Müslüman olmayanlardan alınan bir vergi türü; kafa vergisi
- İZLEM
-
-
[isim]
İzlemek işi
-
Önceden belirlenen bir amaca ulaşmak için tutulan yol; strateji
-
[isim]
İzlemek işi
- SİZCE
-
-
[zarf]
Size göre, sizin düşüncenizce
-
[zarf]
Size göre, sizin düşüncenizce
- VİZON
-
Kelime Kökeni: Fransızca vison
-
[isim, hayvan bilimi]
Sansargillerden, kürkü çok beğenilen bir tür memeli; mink (Mustela vison)
-
[sıfat]
Bu hayvanın kürkünden yapılan
- "Zaten Münevver Hanım vizon etolünün omuzlarından kaymasına aldırmayarak hafifçe öne çıkmıştı o zaman."
-
[isim, hayvan bilimi]
Sansargillerden, kürkü çok beğenilen bir tür memeli; mink (Mustela vison)
- GEDİZ
-
-
[isim]
Kütahya iline bağlı ilçelerden biri
-
[isim]
Kütahya iline bağlı ilçelerden biri
- İZLEV
-
-
[isim, kimya]
Bakınız işlev
-
[isim, kimya]
Bakınız işlev
- FİLİZ
-
Kelime Kökeni: Rumca
-
[isim]
Tohumdan veya tomurcuktan çıkan körpe ve küçük dal; sürgün, ışkın, eşkin (II), cımbar
- "Yeşil çeltik filizleri bir parmak uzunluktaydı."
-
[isim]
Tohumdan veya tomurcuktan çıkan körpe ve küçük dal; sürgün, ışkın, eşkin (II), cımbar
- REKİZ
-
Kelime Kökeni: Arapça rekz
-
[isim]
Dikme, saplama, kurma
-
[isim]
Dikme, saplama, kurma
- CİZRE
-
-
[isim]
Şırnak iline bağlı ilçelerden biri
-
[isim]
Şırnak iline bağlı ilçelerden biri
- AVİZE
-
Kelime Kökeni: Farsça āvīze
-
[isim]
Tavana asılan, şamdanlı, lambalı, cam veya metal süslü aydınlatma aracı
- "O günlerde avize filan gibi şeyleri görmek değil duymamıştık bile."
-
[isim]
Tavana asılan, şamdanlı, lambalı, cam veya metal süslü aydınlatma aracı
- NİZİP
-
-
[isim]
Gaziantep iline bağlı ilçelerden biri
-
[isim]
Gaziantep iline bağlı ilçelerden biri
- ÇİZİŞ
-
-
[isim]
Çizmek işi
- "Girememiş sözcüğü çizilse aksaklık kalmayacak, bu çiziş anlamda bir eksikliğe de yol açmayacak."
-
[isim]
Çizmek işi
- TEMİZ
-
Kelime Kökeni: Arapça temyīz
-
[sıfat]
Kirli, lekeli, pis, bulaşık olmayan; arı (I), pak, sili (II), tahir, hijyen, hijyenik
- "Ayak basacak tek adımlık temiz yer yok."
-
Özenle yapılmış
- "Temiz iş."
-
Çok az kullanılmış veya hiç kullanılmamış olan, özrü olmayan
- "Temiz araba."
-
[mecaz]
Ahlakça lekesiz
-
Bakınız sabıkasız
-
[zarf]
Kirli, lekeli, bulaşık olmayan bir biçimde
- "O düşman elbiselerindeki kan lekelerini de yıkayın, temiz giyinin."
-
[sıfat]
Kirli, lekeli, pis, bulaşık olmayan; arı (I), pak, sili (II), tahir, hijyen, hijyenik
- ENSİZ
-
-
[sıfat]
Eni küçük olan; dar (I)
- "Bu ensiz tahta köprü altında ince dere."
-
[sıfat]
Eni küçük olan; dar (I)
- EFRİZ
-
Kelime Kökeni: Fransızca frise
-
[isim, mimarlık]
Bakınız friz
-
[isim, mimarlık]
Bakınız friz