İçinde iye olan 8 harfli 133 kelime var. İçerisinde İYE bulunan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Bir de başında iye olan kelimeler listesine ya da Sonu iye ile biten kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, İşlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu : Kelime bulma makinesi
Harf Sayısına Göre Kelimeler
E Y İ Harfleri İle Yazılabilecek Bazı Kelimeler
3 Harfli Kelimeler
İYE
2 Harfli Kelimeler
EY, YE
Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.
Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)
- REFAHİYE
- ...
- KAFİYELİ
-
-
[sıfat]
Uyaklı
-
[sıfat]
Uyaklı
- CİNSİYET
-
Kelime Kökeni : Arapça
-
[isim]
Bireye, üreme işinde ayrı bir rol veren ve erkekle dişiyi ayırt ettiren yaradılış özelliği, eşey, cinslik, seks
- "Herkes, dil, ırk, renk, cinsiyet, siyasi düşünce ve benzeri sebeplerle ayrım gözetilmeksizin kanun önünde eşittir." (Anayasa)
-
[isim]
Bireye, üreme işinde ayrı bir rol veren ve erkekle dişiyi ayırt ettiren yaradılış özelliği, eşey, cinslik, seks
- İŞGALİYE
-
Kelime Kökeni : Arapça
-
[isim]
İşgal edilen yere ödenen ücret veya vergi
-
[isim]
İşgal edilen yere ödenen ücret veya vergi
- HAYSİYET
-
Kelime Kökeni : Arapça
-
[isim]
Değer, saygınlık, itibar
- "Kendinden dinlediğine göre, çekilmenin sebebi bir haysiyet meselesi idi." (Falih Rıfkı Atay)
- "Bu söz haysiyetine dokundu."
-
Öz saygı
-
[isim]
Değer, saygınlık, itibar
- SABUNİYE
-
Kelime Kökeni : Arapça
-
[isim]
Bir tür nişasta helvası
-
[isim]
Bir tür nişasta helvası
- ARDİYECİ
-
-
[isim]
Ardiye işleten kimse
-
Ardiyeye bakan kimse
-
[isim]
Ardiye işleten kimse
- FAALİYET
-
Kelime Kökeni : Arapça
-
[isim]
Çalışkanlık, çalışma, canlılık, hareket
- "İstasyonda bir faaliyet vardı." (Aka Gündüz)
- "Sendikalar siyasi amaç güdemezler, siyasi faaliyette bulunamazlar." (Anayasa)
-
İşler durumda olma, etkinlik
- "Casusların en çok faaliyet gösterdikleri liman da burasıydı." (Feridun Fazıl Tülbentçi)
- "Bir siyasi grup, başka cinsten bir faaliyete geçmiş görünüyordu." (Reşat Nuri Güntekin)
-
[isim]
Çalışkanlık, çalışma, canlılık, hareket
- PUANTİYE
- ...
- BAHARİYE
-
Kelime Kökeni : Farsça
-
[isim]
Divan edebiyatında, bahar tasviri ile başlayan kaside
-
[isim]
Divan edebiyatında, bahar tasviri ile başlayan kaside
- EBEDİYEN
-
Kelime Kökeni : Arapça
-
[zarf]
Sonsuz olarak, sonsuzluğa kadar
- "Ebediyen sustuğuna ihtimal veremedim." (Peyami Safa)
-
Hiçbir zaman
- "Ebediyen gelmeyecek birisi, değil mi?" (Kemal Tahir)
-
[zarf]
Sonsuz olarak, sonsuzluğa kadar
- PERMİYEN
-
Kelime Kökeni : Fransızca
-
[sıfat]
Birinci Çağın altıncı ve sonuncu dönemi ve bu dönemde oluşmuş (yer katmanları)
-
[sıfat]
Birinci Çağın altıncı ve sonuncu dönemi ve bu dönemde oluşmuş (yer katmanları)
- YAKUTİYE
- ...
- AFİYETLE
-
-
ağız tadıyla, keyifle
- "Allah daha ziyade afiyet versin." (Necati Cumalı)
- "Cezveyi sürüyor, fincana boşaltıyor, kahveyi afiyetle içiyordu." (Sait Faik Abasıyanık)
-
ağız tadıyla, keyifle
- REŞADİYE
- ...
- TEBAİYET
-
Kelime Kökeni : Arapça
-
[isim]
Kanun, buyruk vb.ne uyma
-
Devlete veya güçlü kişiye bağlanma
-
[isim]
Kanun, buyruk vb.ne uyma
- FELAHİYE
- ...
- HALİLİYE
- ...
- NİZAMİYE
-
Kelime Kökeni : Arapça
-
[isim]
Askerlik dairesi
-
Kışla, garnizon ve bazı kuruluşların girişi
-
Tanzimat döneminde kara ordusu
- "Henüz nizamiye ve gönüllü taburcuların neferleri dağılmamıştı." (Ömer Seyfettin)
-
[isim]
Askerlik dairesi
- MESUDİYE
- ...