İçinde it olan 6 harfli 157 kelime var. İçerisinde İT bulunan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Bir de başında it olan kelimeler listesine ya da Sonu it ile biten kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, İşlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu : Kelime bulma makinesi
Harf Sayısına Göre Kelimeler
T İ Harfleri İle Yazılabilecek Bazı Kelimeler
2 Harfli Kelimeler
İT, Tİ
Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.
Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)
- BİTMEK
-
-
[nsz]
Tükenmek
- "Dün akşam param bitmişti." (Sait Faik Abasıyanık)
- "Kırk yıl bana bitmez tükenmez çok uzun bir süre gibi görünürdü." (Necati Cumalı)
-
Sona ermek
- "Kıran kırana bir güreş bitmiş, Büyük Millet Meclisi, Başkumandanlık yetkilerini Mustafa Kemal Paşa'ya devretmiştir." (Tarık Buğra)
-
Çok yorulmak
-
Güçsüz kalmak, çok zayıflamak
-
[-e]
Çok sevmek, bayılmak, beğenmek
- "Buğulu bir sesi var. Ben böyle sese biterim." (Haldun Taner)
-
[nsz]
Tükenmek
- RİTMİK
-
Kelime Kökeni : Fransızca
-
[sıfat]
Dizemli
- "Yan odadan ritmik bir ses gelmeye başlamıştı." (Çetin Altan)
-
[sıfat]
Dizemli
- İTENEK
-
-
[isim]
Piston
-
[isim]
Piston
- GİTMEK
-
-
[-e]
Bir yere doğru yönelmek
- "Bu parayı verelim gitsin. İmzanı atıver gitsin."
- "Çolak Mehmet adında birini kapının arkasında ölmüş buldular ancak sayılan bir adam değildi, gömdüler gitti." (Memduh Şevket Esendal)
-
[-den]
Bir yerden veya bir işten ayrılmak
-
Çıkmak, ulaşmak
- "Bu yol nereye gider?"
-
Belli bir amaçla bir yere devam etmek veya bir işle uğraşmak
- "Her gün çalışmaya gidiyor."
-
[nsz]
Sürmek, devam etmek
- "Ama böyle giderse Allah hemen sonunu hayırlara tebdil etsin." (Memduh Şevket Esendal)
-
Yakışmak, yaraşmak
- "Bu renk ona gitmedi."
-
Tüketilmek, harcanmak
- "Eline geçen paranın çoğu da İstanbul'da çoluğa çocuğa gidiyor." (Memduh Şevket Esendal)
-
[nsz]
Götürülmek, gönderilmek
- "Haber daha yeni gitti."
-
Yeter olmak, yetmek, yetişmek
- "İki ton kömür üç ay gider."
-
[nsz]
Yürümek, yol almak
- "Bu at iyi gider."
-
[nsz]
Dayanmak
- "Bu giysi iki yıl gider."
-
[nsz]
Geçmek
- "Yaz gitti, kış geldi."
-
[nsz]
Herhangi bir durumda olmak
- "Yolculuk iyi gidiyor. Bakalım bu iş nasıl gidecek?"
-
[nsz]
Yok olmak, elden çıkmak
- "Gemiler ve saray hepsi gitti." (Falih Rıfkı Atay)
-
[nsz]
Ölmek
- "Ben giderim adım kalır / Dostlar beni hatırlasın." (Âşık Veysel)
-
Başvurmak, yapmak
- "Mahkemeye gitmek."
-
[nsz]
Bir şey zarar görmüş olmak
- "Duvarın boyası gitmiş."
-
[nsz]
Makine, işlemek, çalışmak
- "Bu saat iyi gidiyor."
-
[-den]
Satılmak
- "Altın kaçtan gidiyor?" (Sait Faik Abasıyanık)
-
Yapmak
- "Para ayarlamasına gitmek."
-
Bir duruma, bir sonuca ulaşmak, varmak
- "Bu işin sonu nereye gider."
-
[yardımcı fiil]
Değerlendirmek, saymak, karşılamak
- "Bu iş hoşuma gitmedi, tuhafıma gitti."
-
[-e]
Bir yere doğru yönelmek
- MÜMBİT
-
Kelime Kökeni : Arapça
-
[sıfat]
Verimli
- "Mümbit topraklar."
-
[sıfat]
Verimli
- VESAİT
-
Kelime Kökeni : Arapça
-
[isim]
Araçlar, vasıtalar
- "İki cephane depomuz vardır ki bunlar, seksen otomobil ve bütün ordu vesaitiyle altı ayda oraya depo edilmiştir." (Aka Gündüz)
-
[isim]
Araçlar, vasıtalar
- MÜFSİT
-
Kelime Kökeni : Arapça
-
[sıfat]
Arabozan
-
[sıfat]
Arabozan
- YİTMEK
-
-
[nsz]
Yok olmak, ortadan kalkmak, kaybolmak
-
Görünmez olmak
-
Sahip olunan bir şey elden çıkmak
-
[nsz]
Yok olmak, ortadan kalkmak, kaybolmak
- MÜRŞİT
-
Kelime Kökeni : Arapça
-
[isim]
Doğru yolu gösteren kimse, kılavuz
- "Hayatta en hakiki mürşit ilimdir." (Atatürk)
-
Müritlerine tasavvufu öğreten, sırları ve gerçekleri gösteren tarikat şeyhi
-
[isim]
Doğru yolu gösteren kimse, kılavuz
- GRAFİT
-
Kelime Kökeni : Fransızca
-
[isim]
Kurşun kalemi ve bazı araç parçalarının yapımında kullanılan, yumuşak, kolay toz durumuna gelebilen, gri siyah renkli, yapay olarak billurlaşabilen bir çeşit doğal karbon
-
[isim]
Kurşun kalemi ve bazı araç parçalarının yapımında kullanılan, yumuşak, kolay toz durumuna gelebilen, gri siyah renkli, yapay olarak billurlaşabilen bir çeşit doğal karbon
- PARİTE
-
Kelime Kökeni : Fransızca
-
[isim]
İki ülke parasının karşılıklı değeri
-
[isim]
İki ülke parasının karşılıklı değeri
- TEFRİT
-
Kelime Kökeni : Arapça
-
[isim]
Herhangi bir konuda geride kalma, yeterli ölçüde olmama durumu, ifrat karşıtı
-
[isim]
Herhangi bir konuda geride kalma, yeterli ölçüde olmama durumu, ifrat karşıtı
- TEHDİT
-
Kelime Kökeni : Arapça
-
[isim]
Gözdağı
- "Bütün memurlar bu tehditlere gülüp geçiyorlardı." (Talât Halman)
- "Masanın üstündeki mektupla gözlüğü göstererek beni tehdit etti." (Reşat Nuri Güntekin)
- "Adam -bunu sizin yanınıza komam, ikinizi de temizleyeceğim- diye tehdit savuruyormuş." (Haldun Taner)
-
[isim]
Gözdağı
- DİMNİT
-
-
[isim]
Erken olgunlaşan ince kabuklu bir çeşit siyah üzüm
-
[isim]
Erken olgunlaşan ince kabuklu bir çeşit siyah üzüm
- TAHNİT
-
Kelime Kökeni : Arapça
-
[isim]
Bozulmaması için ölüyü ilaçlama
-
[isim]
Bozulmaması için ölüyü ilaçlama
- ERİTRE
- ...
- TERMİT
-
Kelime Kökeni : Fransızca
-
[isim]
Akkarınca
-
[isim]
Akkarınca
- AMİTOZ
-
Kelime Kökeni : Fransızca
-
[isim]
Amip, akyuvar ve bazı bakterilerde hücre bölünmesi yoluyla olan çoğalma
-
[isim]
Amip, akyuvar ve bazı bakterilerde hücre bölünmesi yoluyla olan çoğalma
- BOKSİT
-
Kelime Kökeni : Fransızca
-
[isim]
Korindon
-
[isim]
Korindon
- FRİJİT
- ...