İçinde it olan 6 harfli 157 kelime var. İçerisinde İT bulunan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Bir de başında it olan kelimeler listesine ya da Sonu it ile biten kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, İşlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu : Kelime bulma makinesi
Harf Sayısına Göre Kelimeler
T İ Harfleri İle Yazılabilecek Bazı Kelimeler
2 Harfli Kelimeler
İT, Tİ
Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.
Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)
- MESCİT
-
Kelime Kökeni : Arapça
-
[isim]
Genellikle minaresiz, küçük cami
- "Hac parasıyla mescidin tamir olunmasını vasiyet etmek istiyordu." (Ömer Seyfettin)
-
[isim]
Genellikle minaresiz, küçük cami
- TEVHİT
-
Kelime Kökeni : Arapça
-
[isim]
Allah'ın birliğine inanma, bir sayma, bir olarak bakma
-
Tek tanrıcılık
-
Divan edebiyatında Allah'ı övmek için yazılan manzume
-
Birkaç şeyi bir araya getirme, birleştirme
-
[isim]
Allah'ın birliğine inanma, bir sayma, bir olarak bakma
- KRİTER
-
Kelime Kökeni : Fransızca
-
[isim]
Ölçüt
-
[isim]
Ölçüt
- BİTNİK
-
Kelime Kökeni : İngilizce
-
[isim]
Genel davranışları ve hırpani giysileri ile toplum hayatından kopma eğilimi gösteren ve toplum dışında bir yaşantısı olan genç
-
[isim]
Genel davranışları ve hırpani giysileri ile toplum hayatından kopma eğilimi gösteren ve toplum dışında bir yaşantısı olan genç
- TİTREM
-
-
[isim]
Ton
-
[isim]
Ton
- ÇİTMİK
-
-
[isim]
Üzüm salkımının küçük dalı
-
[sıfat]
Çimdik
- "Bir çitmik biber."
-
[isim]
Üzüm salkımının küçük dalı
- TESPİT
-
Kelime Kökeni : Arapça
-
[isim]
Bir şeyi sağlam bir biçimde yerleştirme, yerinden oynamaz duruma getirme, saptama
-
Bir durumu kuşkuya düşürmeyecek biçimde gösterme
- "Hayal meyal seçtiklerini isabetle tespit edemezler." (Abdülhak Şinasi Hisar)
-
Belirleme
-
[isim]
Bir şeyi sağlam bir biçimde yerleştirme, yerinden oynamaz duruma getirme, saptama
- NEVMİT
-
Kelime Kökeni : Farsça
-
[sıfat]
Umutsuz, çaresiz
- "Bu dönüşlerde Fahim Bey yorgun, bezgin, nevmit olurmuş." (Abdülhak Şinasi Hisar)
-
[zarf]
Umutsuz, çaresiz bir biçimde
- "Bir kısmı geceyi burada geçirmek zaruri olduğu kanaatinde idi, ona göre bir şey yapalım, ateş yakalım diye, nevmit ve şaşkın söyleniyorlardı." (Reşat Nuri Güntekin)
-
[sıfat]
Umutsuz, çaresiz
- ADENİT
-
Kelime Kökeni : Fransızca
-
[isim]
Ak kan yangısı
-
[isim]
Ak kan yangısı
- İTİKAF
- ...
- MÜSAİT
-
Kelime Kökeni : Arapça
-
[sıfat]
Uygun, elverişli
- "Müsait bir gün geleceğim."
-
Flört etmeye hazır olan, kolayca flört edebilen (kadın)
-
[sıfat]
Uygun, elverişli
- ÇİTMEK
-
-
[-i]
Bir araya getirmek, birleştirmek
-
Kumaştaki deliği örerek kapamak
-
Tarağın dişlerini iplikle bağlayıp sıkıştırmak
-
Çitilemek
-
[-i]
Bir araya getirmek, birleştirmek
- EYİTME
-
-
[isim]
Eyitmek işi
-
[isim]
Eyitmek işi
- İTİBAR
-
Kelime Kökeni : Arapça
-
[isim]
Saygı görme, değerli, güvenilir olma durumu, saygınlık, prestij
- "Benim bir kuru itibardan başka neyim var bu dünyada kaybedecek?" (Necati Cumalı)
- "Biz sana ağabey diye itibar ediyoruz." (Burhan Felek)
- "Yaşarken de öldükten sonra da en büyük itibarı gördü." (Haldun Taner)
- "Paran kıtsa itibarın sağ olsun." (Memduh Şevket Esendal)
-
Borç ödemede güvenilir olma durumu, kredi
- "Başkalarının sözüne itibar etmez."
-
[isim]
Saygı görme, değerli, güvenilir olma durumu, saygınlık, prestij
- TİTREK
-
-
[sıfat]
Titreyen
- "O gece şu çinilerin üstünde titrek mum ışıkları kim bilir ne korkunç gölgeler koşturdu." (Ruşen Eşref Ünaydın)
-
[sıfat]
Titreyen
- GRAFİT
-
Kelime Kökeni : Fransızca
-
[isim]
Kurşun kalemi ve bazı araç parçalarının yapımında kullanılan, yumuşak, kolay toz durumuna gelebilen, gri siyah renkli, yapay olarak billurlaşabilen bir çeşit doğal karbon
-
[isim]
Kurşun kalemi ve bazı araç parçalarının yapımında kullanılan, yumuşak, kolay toz durumuna gelebilen, gri siyah renkli, yapay olarak billurlaşabilen bir çeşit doğal karbon
- MÜLHİT
-
Kelime Kökeni : Arapça
-
[sıfat]
Dinsiz, imansız
-
Doğru yoldan çıkmış
-
[sıfat]
Dinsiz, imansız
- TENKİT
-
Kelime Kökeni : Arapça
-
[isim]
Eleştirme, eleştiri
- "Bir sanat eserini tenkit ne güç iştir." (Ahmet Muhip Dranas)
- "Bir kitabı tenkit edebilmek için ilk şart o kitabı başından sonuna kadar okumaktır." (Orhan Veli Kanık)
-
Eleştiri
-
[isim]
Eleştirme, eleştiri
- İTİKAL
- ...
- TAKYİT
-
Kelime Kökeni : Arapça
-
[isim]
Bağlı kılma, kısıtlama, kayıtlama
-
[isim]
Bağlı kılma, kısıtlama, kayıtlama