İçinde it olan 5 harfli 140 kelime var. İçerisinde İT bulunan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Bir de başında it olan kelimeler listesine ya da Sonu it ile biten kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, İşlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu : Kelime bulma makinesi
Harf Sayısına Göre Kelimeler
T İ Harfleri İle Yazılabilecek Bazı Kelimeler
2 Harfli Kelimeler
İT, Tİ
Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.
Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)
- CAMİT
-
Kelime Kökeni : Arapça
-
[sıfat]
Cansız
- "Bir kenara bırakılıvermek, bir camit eşya gibi ayak ucuyla itilmek ne korkunç." (Peyami Safa)
-
Donmuş
-
[sıfat]
Cansız
- ÇEŞİT
-
Kelime Kökeni : Farsça
-
[isim]
Aynı türden olan şeylerin bazı özelliklerle ayrılan öbeklerinden her biri, tür, nev
- "Her çeşit insanı kavrayacak bir sunuş tarzı vardı." (Haldun Taner)
-
Canlıların bölümlenmesinde, bireylerden oluşan, türden daha küçük birlik
-
[sıfat]
Türlü
- "Bu camilerin her biri başka planda başka çeşittir." (Yahya Kemal Beyatlı)
-
[isim]
Aynı türden olan şeylerin bazı özelliklerle ayrılan öbeklerinden her biri, tür, nev
- KESİT
-
-
[isim]
Bir şey enlemesine veya boylamasına kesildiğinde ortaya çıkan yüzey
- "Ağacın kesiti."
-
Bir toplumun bölümü, kesim
-
Ayırıcı özellikleriyle belirlenen süreç
-
Bir cisim düz olarak kesildiğinde ortaya çıkan düzlemin biçimi, makta
- "Bir kürenin her kesiti daire biçiminde olur."
-
[isim]
Bir şey enlemesine veya boylamasına kesildiğinde ortaya çıkan yüzey
- FİTNE
-
Kelime Kökeni : Arapça
-
[isim]
Karışıklık, kargaşa
- "Fitneyi bastırmak kolay değil."
-
[sıfat]
Fitneci, ara bozucu
-
[isim]
Karışıklık, kargaşa
- KİTLE
-
Kelime Kökeni : Arapça
-
[isim]
İnsan topluluğu
- "Kendimi bu acı ve acıklı kitlenin bir parçası gibi hissediyordum." (Halide Edip Adıvar)
-
Kütle
-
[isim]
İnsan topluluğu
- SİTİL
-
-
[isim]
Büyük bakraç, su kovası
-
[isim]
Büyük bakraç, su kovası
- MİTİL
-
Kelime Kökeni : Rumca
-
[isim]
İçine yün, pamuk vb. doldurulan beyaz yastık veya yorgan kılıfı
-
İki yüzü beyaz kapsız yorgan
-
[isim]
İçine yün, pamuk vb. doldurulan beyaz yastık veya yorgan kılıfı
- BİTLİ
-
-
[sıfat]
Üstünde bit bulunan
-
Cimri
-
[sıfat]
Üstünde bit bulunan
- OKSİT
-
Kelime Kökeni : Fransızca
-
[isim]
Oksijenin bir element veya kökle birleşmesiyle oluşan madde
-
[isim]
Oksijenin bir element veya kökle birleşmesiyle oluşan madde
- YİTİK
-
-
[isim]
Kayıp olan şey
-
[sıfat]
Kaybedilmiş, yitirilmiş
- "Şikâyet etmeden yükünü çektiği yitik bir yaşamı olmalıydı." (Çetin Altan)
-
[isim]
Kayıp olan şey
- VİTES
-
Kelime Kökeni : Fransızca
-
[isim]
Otomobillerin çekiş ve hızını ayarlamaya yarayan dişliler düzeni
- "Ankara Caddesi'nde bir ağır kamyon vites değiştiriyor." (Atilla İlhan)
-
[isim]
Otomobillerin çekiş ve hızını ayarlamaya yarayan dişliler düzeni
- İTAAT
-
Kelime Kökeni : Arapça
-
[isim]
Söz dinleme, boyun eğme, buyruğa uyma
- "Küçük kız itaat etmezse dayak yiyeceğini anladı." (Reşat Nuri Güntekin)
-
[isim]
Söz dinleme, boyun eğme, buyruğa uyma
- BİTİŞ
-
-
[isim]
Bitme işi veya biçimi, bitme, sona erme
- "Romanlarda olduğu gibi bir başlangıç, bir bitiş arzu ediyordu." (Sait Faik Abasıyanık)
-
Final
-
[isim]
Bitme işi veya biçimi, bitme, sona erme
- İRİTE
-
Kelime Kökeni : Fransızca
-
[isim]
"Sinirlendirmek" ve tıp alanında "tahriş etmek" anlamında irite etmek birleşik fiilinde kullanılan bir söz
-
[isim]
"Sinirlendirmek" ve tıp alanında "tahriş etmek" anlamında irite etmek birleşik fiilinde kullanılan bir söz
- REŞİT
-
Kelime Kökeni : Arapça
-
[sıfat]
Ergin
-
[sıfat]
Ergin
- SEYİT
-
Kelime Kökeni : Arapça
-
[isim]
Bir topluluğun ileri gelen kişisi
-
Hz. Muhammed'in soyundan olan kimse
-
[isim]
Bir topluluğun ileri gelen kişisi
- TEYİT
-
Kelime Kökeni : Arapça
-
[isim]
Doğrulama, doğruluğunu onaylama
- "Nitekim biraz evvelki sözleriniz de onu teyit ediyordu." (Reşat Nuri Güntekin)
-
[isim]
Doğrulama, doğruluğunu onaylama
- ÇİTİL
- ...
- ÇİTME
-
-
[isim]
Çitmek işi
-
[isim]
Çitmek işi
- AJİTE
-
Kelime Kökeni : Fransızca
-
[isim]
"Kışkırtmak" anlamındaki ajite etmek ve "çırpıntıya uğramak" anlamındaki ajite olmak birleşik fiillerinde geçen bir söz
-
[isim]
"Kışkırtmak" anlamındaki ajite etmek ve "çırpıntıya uğramak" anlamındaki ajite olmak birleşik fiillerinde geçen bir söz