İçinde ipe olan 24 kelime var. İçerisinde İPE bulunan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Bir de başında ipe olan kelimeler listesine ya da Sonu ipe ile biten kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, İşlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu : Kelime bulma makinesi

Harf Sayısına Göre Kelimeler

13 Harfli Kelimeler

HİPERBOLOİDAL, HİPERTANSİYON, TERAKKİPERVER

11 Harfli Kelimeler

HİPERBOLOİT, HİPERMARKET, HİPERMETROP, SİPERİSAİKA, SİPERLENMEK

10 Harfli Kelimeler

HİPERBOLİK, SİPERLENME

9 Harfli Kelimeler

İPEKÇİLİK

8 Harfli Kelimeler

HİPERBOL, İPEKHANE, SİPERLİK

7 Harfli Kelimeler

BİPERVA, SİPERLİ

6 Harfli Kelimeler

İPEKÇİ, İPEKLİ

5 Harfli Kelimeler

İPEKA, NİPEL, PİPET, SİPER

4 Harfli Kelimeler

İPEK, KİPE


Kelime bulma makinesi

E P İ Harfleri İle Yazılabilecek Bazı Kelimeler

2 Harfli Kelimeler

İP, PE

Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.



Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)

HİPERBOLOİDAL

Kelime Kökeni : Fransızca

  1. [sıfat] Hiperboloit biçiminde olan

HİPERTANSİYON

Kelime Kökeni : Fransızca

  1. [isim] Normalden yüksek olan atardamar basıncı

TERAKKİPERVER

Kelime Kökeni : Arapça

  1. [sıfat] İlerici

HİPERBOLOİT

Kelime Kökeni : Fransızca

  1. [sıfat] Hiperbole benzeyen
  2. [isim] Hiperbolün iki ekseninden birinin, çevresinde döndürülmesiyle ortaya çıkan yüzey

SİPERLENMEK

  1. [nsz] Korunmak, saklanmak amacıyla bir yeri, bir şeyi kendine siper etmek veya siper altına, arkasına veya içine girmek

HİPERMARKET

Kelime Kökeni : Fransızca

  1. [isim] Çok çeşitli malın satıldığı, büyük alışveriş merkezi

HİPERMETROP

Kelime Kökeni : Fransızca

  1. [sıfat] Cisimlerin görüntüleri ağ tabakanın gerisinde kaldığı için, yakını iyi göremeyen (göz)
  2. Gözleri böyle olan (kimse)

SİPERİSAİKA

Kelime Kökeni : Farsça

  1. [isim] Yıldırımsavar

SİPERLENME

  1. [isim] Siperlenmek işi

HİPERBOLİK

Kelime Kökeni : Fransızca

  1. [sıfat] Hiperbol biçiminde olan, hiperbol ile ilgili

İPEKÇİLİK

  1. [isim] İpek böceği yetiştirme veya ipek alıp satma işi
    • "Gönen'de vaktiyle ipekçilik almış yürümüş, derken suni ipek gelmiş, işler bozulmuş." (Bedri Rahmi Eyuboğlu)

SİPERLİK

  1. [isim] Güneş ve yağmurun etkisinden korumak amacıyla şapka, kapı, lamba vb. şeylere yapılan koruyucu engel, siper, güneşlik
    • "Alanın elektrik lambalarının siperlikleri önünde pırıl pırıl, iri taneler halinde geçen yağmurun hızı daha iyi belli oluyordu." (Necati Cumalı)
  2. Siper olma özelliği bulunan yer

İPEKHANE

Kelime Kökeni : Türkçe

  1. [isim] Kozaların, ipek çilesi durumuna getirilmesi için işlendiği yer

HİPERBOL

Kelime Kökeni : Fransızca

  1. [isim] Bir düzlemin odak denilen durağan iki noktaya uzaklıkları değişmeyen noktaların geometrik yeri olan eğri

BİPERVA

Kelime Kökeni : Farsça

  1. [sıfat] Çekinmez, sakınmaz, korkusuz, gözü pek
  2. [zarf] Çekinmeden, korkmadan

SİPERLİ

  1. [sıfat] Siperi olan
    • "Ceketini çıkarmış, masasının üstündeki yeşil siperli lambasını yakmış." (Halide Edip Adıvar)

İPEKÇİ

  1. [isim] İpek böceği yetiştiren veya ipek satan kimse

İPEKLİ

  1. [sıfat] İpekten yapılmış veya içinde ipek bulunan (kumaş)
    • "İpekli bir kumaş yırtar gibi suları yararak rıhtıma doğru geliyordu." (Halide Edip Adıvar)

PİPET

Kelime Kökeni : Fransızca

  1. [isim] Sıvıları, solukla içine çekip kaptan kaba aktarmaya yarayan cam boru
  2. Sıvı içecekleri bardak veya şişeden kolayca içmek için kullanılan ince, plastik boru, kamış

SİPER

Kelime Kökeni : Farsça

  1. [isim] Korunulacak, arkasına, altına veya içine girerek saklanılacak yer
    • "Tuğla harmanındaki ameleler durup ellerini gözlerine siper ederek etrafı aradılar." (Sait Faik Abasıyanık)
    • "Kayaların arasını siper aldım, çevreyi gözetlemeye başladım." (Mahmut Yesari)
    • "Çatın arkadaşlar da atları çatın / Kurşun bizi tutuyor sipere yatın." (Halk türküsü)
  2. Yağmur, güneş ve rüzgârın etkilemediği gizli, kuytu yer, dulda
    • "Pencereden güneş yahut rüzgâr gelirse şu siper köşeye kaçacak." (Refik Halit Karay)
    • "Siper ederek etrafı aradılar." (Sait Faik Abasıyanık)
  3. Güneş ve yağmurun etkisinden korunmak amacıyla şapka, kasket vb.nin önüne yapılan çıkıntı, siperlik
    • "Sabahtan beri çektiği şaraplarla epeyce başı dönen meşhur kumandan tolgasının siperini geri itti." (Ömer Seyfettin)
  4. Askerlerin savaşta vurulmamaları ve rahat ateş edebilmeleri için kazılmış, üstü açık hendek
    • "Ateş yağmuru ikinci kat siperleri geçti." (Aka Gündüz)
  5. [sıfat] Kuytu, korunulabilen
    • "Burası siper bir yerdir."

Kelime Anlamları Kaynağı : Türk Dil Kurumu Güncel Türkçe Sözlüğü