İçinde imdi olan 17 kelime var. İçerisinde İMDİ bulunan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Bir de başında imdi olan kelimeler listesine ya da sonu imdi ile biten kelimeler listesine göz atmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, işlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu: Kelime bulma makinesi
Harf Sayısına Göre Kelimeler
ÇİMDİKLENMEK
ÇİMDİKLEMEK, ÇİMDİKLENME
ÇİMDİKLEME, ŞİMDİKİLER, ŞİMDİLERDE, ŞİMDİLEYİN
ÇİMDİRMEK
ÇİMDİRME, ŞİMDİCİK, ŞİMDİDEN, ŞİMDİLİK
ŞİMDİKİ
ÇİMDİK, DİMDİK
ŞİMDİ
İMDİ
İmdi Harfleri ile Yazılabilecek Kelimeler
4 Harfli Kelimeler
DİMİ, İMDİ, MİDİ
2 Harfli Kelimeler
İD, İM, Mİ
Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.
Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)
- ÇİMDİKLENMEK
-
-
[nesnesiz]
Çimdik atılmak
- "En hassas bir yeri çimdiklenmiş gibi şöyle bir sıçradı."
-
[nesnesiz]
Çimdik atılmak
- ÇİMDİKLENME
-
-
[isim]
Çimdiklenmek işi
-
[isim]
Çimdiklenmek işi
- ÇİMDİKLEMEK
-
-
[-i]
Bir kimsenin etini başparmakla işaret parmağı arasında kıstırarak sıkıp acıtmak
- "Annesi kızın kolunu çimdikledi. Çocuk sustu."
-
Bir bütünden küçük küçük parçalar koparmak
- "Bu ekmeği kim çimdiklemiş?"
-
[-i]
Bir kimsenin etini başparmakla işaret parmağı arasında kıstırarak sıkıp acıtmak
- ŞİMDİLERDE
-
-
[zarf]
Bakınız bugünlerde
- "Annesi babası çalışan çocuklar şimdilerde bana o günlerimi hatırlatır."
-
Bu sıralarda
-
[zarf]
Bakınız bugünlerde
- ŞİMDİLEYİN
-
-
[zarf]
Şimdiki zamanda
- "Şimdileyin celebin de ismi değişti, canlı hayvan taciri oldu."
-
[zarf]
Şimdiki zamanda
- ÇİMDİKLEME
-
-
[isim]
Çimdiklemek işi
- "… çok kere yankesicilik olurdu. Tabi kadınları çimdikleme de."
-
[isim]
Çimdiklemek işi
- ŞİMDİKİLER
-
-
yeni kuşak, şimdiki gençler, yeniler
-
yeni kuşak, şimdiki gençler, yeniler
- ÇİMDİRMEK
-
-
[-i]
Çimme işini yaptırmak
- "Yapacağım iş sadece onu çimdirmek gibisine bir iş."
-
[-i]
Çimme işini yaptırmak
- ŞİMDİDEN
-
-
[zarf]
İçinde bulunduğumuz zamandan başlayarak
- "Görülüyor ki atom harbi tehlikesi şimdiden tesirini göstermeye başlamıştır."
-
[zarf]
İçinde bulunduğumuz zamandan başlayarak
- ÇİMDİRME
-
-
[isim]
Çimdirmek işi
- "Bu çimdirme işi bazen birkaç gün üst üste devam ettirilerek yağmurun yağacağına inanılır."
-
[isim]
Çimdirmek işi
- ŞİMDİCİK
-
-
[zarf, ağızlardan]
Hemen şimdi, şu anda
- "İşim biter, şimdicik gelirim."
-
[zarf, ağızlardan]
Hemen şimdi, şu anda
- ŞİMDİLİK
-
-
[zarf]
Şimdiki durumda veya zamanda, şimdiki zaman için, şu duruma göre
- "Sen şimdilik büyükbabanın yanında kal, babanı istediğin zaman görürsün."
-
[zarf]
Şimdiki durumda veya zamanda, şimdiki zaman için, şu duruma göre
- ŞİMDİKİ
-
-
[sıfat]
İçinde bulunulan anda olan veya yapılan, bu andaki, bu zamandaki
- "Şimdiki ölçülere uymaz bir biçimi vardı."
-
[sıfat]
İçinde bulunulan anda olan veya yapılan, bu andaki, bu zamandaki
- DİMDİK
-
-
[sıfat]
Çok dik; mum direk
-
Sıkıntıları karşılayacak durumda olan, baş eğmeyen
-
[zarf]
Çok dik bir biçimde
-
[zarf]
Bakınız dosdoğru
- "Çevik adımlarla dimdik yürüyen, uzun boylu, yakışıklı, varlıklı bir adam."
-
[zarf]
Kaskatı, çok sertleşmiş olarak
-
[zarf]
Dikkatli, ısrarlı bir biçimde
- "Gerçeği yakalamak umuduyla dimdik bakıyorum gözlerinin içine."
-
[mecaz]
Dikkatli, ısrarlı (bakış)
-
[sıfat]
Çok dik; mum direk
- ÇİMDİK
-
-
[isim]
Bir kimsenin etini başparmak ve işaret parmağının ucu arasına kıstırarak can yakacak şekilde burma, sıkma
- "Çocuklar durmadan konuşuyorlar, birbirlerini dürtüyorlar, gülüyorlar, kalemtıraş kavgası yapıyorlar. Sağa sola, öne arkaya, yarım omuz ucu, dirsek, çimdik..."
-
[sıfat]
Başparmakla işaret parmağının ucu arasına alınan miktarda olan
- "… bir su bardağı organik ince bulgur, bir çay bardağı irmik, bir çay bardağı kepekli un, bir çimdik tuz…"
-
[mecaz]
Gönül kıracak söz
- "Her röportajı bir yeni muziplik, bir yeni çimdik içerirdi."
-
[ağızlardan]
Bakınız Tatar böreği
-
[isim]
Bir kimsenin etini başparmak ve işaret parmağının ucu arasına kıstırarak can yakacak şekilde burma, sıkma
- ŞİMDİ
-
-
[zarf]
Şu anda, içinde bulunulan zamanda; imdi
- "Şimdi daha bahtiyar bir haberi sevgili bir sesten bizzat duymaya imkân buluyoruz."
-
Az sonra, yakında
- "Ben arabayı garaja bırakıp şimdi döneceğim."
-
Az önce, biraz önce, demin
- "Otobüs şimdi geçti, öbürü ne zaman gelir bilmem."
-
Artık, bundan böyle, bu duruma göre
- "Sizden kaçan hayvanı da şimdi kim bilir hangi semtte satacaklar?"
-
[zarf]
Şu anda, içinde bulunulan zamanda; imdi
- İMDİ
-
-
[zarf, eskimiş]
Buna göre, şu hâlde, artık
- "İmdi biz umutsuz da olsak, tarih yapacağını yapar dersek bunun sonu tembelliğe varır."
-
Bakınız şimdi
- "Ona en büyük sırrını faş etmek, ona imdi yukarıda, kocasının yanı başında yemek yiyen Güzide'yi göstermek istemişti."
-
[zarf, eskimiş]
Buna göre, şu hâlde, artık