İçinde iman olan 23 kelime var. İçerisinde İMAN bulunan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Bir de başında iman olan kelimeler listesine ya da sonu iman ile biten kelimeler listesine göz atmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, işlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu: Kelime bulma makinesi

Harf Sayısına Göre Kelimeler

14 Harfli Kelimeler

SANTİMANTALİTE, SANTİMANTALİZM

13 Harfli Kelimeler

SEDİMANTASYON

11 Harfli Kelimeler

SANTİMANTAL

10 Harfli Kelimeler

HAVALİMANI, İMANSIZLIK, LİMANLAMAK

9 Harfli Kelimeler

İMANLILIK, İMANSIZCA, KOMPLİMAN, LİMANLAMA

8 Harfli Kelimeler

HAKİMANE, İMANLICA, LİMANLIK, SÜTLİMAN, ZALİMANE

7 Harfli Kelimeler

ALİMANE, İMANİYE, İMANSIZ

6 Harfli Kelimeler

İMANIM, İMANLI

5 Harfli Kelimeler

LİMAN

4 Harfli Kelimeler

İMAN

Kelime bulma makinesi Kelime bulma makinesi

İman Harfleri ile Yazılabilecek Kelimeler

A M N İ

4 Harfli Kelimeler

AMİN, İMAN, İNAM, MAİN, MANİ

3 Harfli Kelimeler

ANİ, İMA, MAİ, NAM, NİM

2 Harfli Kelimeler

AM, AN, İM, İN, MA, Mİ

Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.


Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)

SANTİMANTALİTE

Kelime Kökeni: Fransızca sentimentalité

  1. [isim] Hassaslık, duygululuk, içtenlik
SANTİMANTALİZM

Kelime Kökeni: Fransızca sentimentalisme

  1. [isim] Aşırı duygululuk, davranışlarına duygularıyla yön veren kimsenin durumu
SEDİMANTASYON

Kelime Kökeni: Fransızca sédimentation

  1. [isim] Bakınız çökelme
  2. [tıp] Pıhtılaşması önlenmiş kanda, alyuvarların dibe çökme hızının ölçülmesiyle yapılan bir tür kan muayenesi
  3. [jeoloji] Bakınız tortulaşma
SANTİMANTAL

Kelime Kökeni: Fransızca sentimental

  1. [sıfat] Duygulu, içli, hassas
    • "Beni santimantal bulacaksınız." (Refik Halit Karay)
HAVALİMANI

  1. [isim] Uluslararası veya şehirler arası hava yolu ulaşımı için gerekli teknik ve ticari kuruluşların bütünü; hava meydanı
  2. Bu altyapının yerleştirilmesini, işletilmesini ve geliştirilmesini sağlayan kuruluş
İMANSIZLIK

  1. [isim] Bakınız inançsızlık
    • "İmansızlığın sonu budur, efendi. Acımana şaşıyorum. Allah ona ahirette yatacak yer verecek mi sanıyorsun?" (Halide Edip Adıvar)
LİMANLAMAK

  1. [nesnesiz] Gemi vb. bir limana girip orada kalmak
    • "Batıdan gelen bu kıyı hattı boyunca tüm Türk vapurları ve yelkenlileri limanlamak için İnebolu’nun, Sinop’un antik taşlarıyla yapılmış bu limanına girmek zorundalar." (İsmail Deniz)
  2. [mecaz] Yatışmak, sakinleşmek
İMANLILIK

  1. [isim] İmanlı olma durumu
LİMANLAMA

  1. [isim] Limanlamak işi veya durumu
İMANSIZCA

  1. [zarf] İmansız bir biçimde
KOMPLİMAN

Kelime Kökeni: Fransızca compliment

  1. [isim] Gönül okşayıcı, hoşa giden söz
    • "İltifatlar, komplimanlar ortasında kendimi kaybetmemeye güç muvaffak oldum." (Muazzez Tahsin Berkand)
  2. [mecaz] Bakınız koltuklama
    • "Bütün bu zırvaları kompliman diye söylemiyorsun da, ne diye yumurtluyorsun öyleyse?" (Nâzım Hikmet)
İMANLICA

  1. [zarf] İmanlı bir biçimde
ZALİMANE

Kelime Kökeni: Arapça ẓālim + Farsça -āne

  1. [zarf, eskimiş] Bakınız acımasızca
    • "Fakat bunların hepsini veya çoğunu yaptırmak için bir ihtiyar kalbine teklif edilen bu fazla azabı çok insafsızca, zalimane buluyordu." (Peyami Safa)
HAKİMANE

Kelime Kökeni: Arapça ḥakīm + Farsça -āne

  1. [zarf, eskimiş] Bakınız bilgece
    • "Bundan dolayı hem vakit kazanılmak hem bu gibi kötü niyetlerine meydan verilmemek için onun hakimane bir cevapla ümide düşürülmesi lazımdı." (Cemal Tukin)
SÜTLİMAN

Kelime Kökeni: Yunanca

  1. [sıfat] Durgun, sakin olan
  2. [mecaz] Gürültüsüz, olaysız
    • "Hiçbir önemli olay olmamıştı o günlerde; her şey kontrol altındaydı, her şey sütliman görünüyordu görünebildiği kadarıyla." (İnci Aral)
LİMANLIK

  1. [sıfat] Liman gibi kullanılan, liman kurmaya elverişli (yer)
  2. Yatışmış, dalgasız, sakin (deniz, hava)
    • "… Kâğıthane civarına hava limanlık olursa on akçeye, deniz yavuz olursa on beş akçeye gidilirdi." (Sâmiha Ayverdi)
ALİMANE

Kelime Kökeni: Arapça ʿālim + Farsça -āne

  1. [sıfat] Âlime yakışan
    • "Kitaplarının çoğu edebiyat tarihine girmiş olan âlimane eserlerdir." (Haldun Taner)
  2. [zarf] Âlime yakışır bir biçimde
    • "Efendim, arkadaşımız beyefendi, şüphesiz vâkıfane ve âlimane buyuruyorlar, istifade ediyoruz." (Memduh Şevket Esendal)
İMANSIZ

  1. [sıfat] Bakınız inançsız
  2. [mecaz] İnsafsız, acımasız
İMANİYE

Kelime Kökeni: Arapça īmāniyye

  1. [isim, eskimiş, din bilimi] Bakınız inancılık
İMANLI

  1. [sıfat] İmanı olan, iman etmiş olan; itikatlı, mümin
  2. [mecaz] İnsaflı, vicdanlı olan
Kelime Anlamları Kaynağı : Türk Dil Kurumu Güncel Türkçe Sözlüğü