İçinde im olan 4 harfli 33 kelime var. İçerisinde İM bulunan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Bir de başında im olan kelimeler listesine ya da Sonu im ile biten kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, İşlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu : Kelime bulma makinesi

Harf Sayısına Göre Kelimeler


Kelime bulma makinesi

M İ Harfleri İle Yazılabilecek Bazı Kelimeler

2 Harfli Kelimeler

İM, Mİ

Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.



Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)

İMGE

  1. [isim] Zihinde tasarlanan ve gerçekleşmesi özlenen şey, düş, hayal, hülya
  2. Genel görünüş, izlenim, imaj
    • "Efsanevi asi kız imgesine, bu imgenin kararlı ödünsüzlüğüne kavuşabilirdi." (Murathan Mungan)
  3. Duyu organlarının dıştan algıladığı bir nesnenin bilince yansıyan benzeri, hayal, imaj
  4. Duyularla algılanan, bir uyaran söz konusu olmaksızın bilinçte beliren nesne ve olaylar, hayal, imaj

İSİM

Kelime Kökeni : Arapça

  1. [isim] Ad
    • "Ama siz ecnebiler ismi çıkmış yerlerden hoşlanırsınız." (Sait Faik Abasıyanık)
    • "Fabrika sahibinin ismini cismini aldı." (Sait Faik Abasıyanık)
  2. Kişi, insan
    • "Biz eskidikçe yaşlarımız yirmiden yirmi bire, yirmi birden yirmi ikiye bastıkça yeni yüzler, yeni isimler katılıyor aramıza." (Yusuf Ziya Ortaç)
  3. Ad

İMİK
...
İMAJ

Kelime Kökeni : Fransızca

  1. [isim] İmge
    • "Ondan daha saygın, daha yakışıklı ve etkili bir şef imajı bulmak zordu." (Haldun Taner)

SİMA

Kelime Kökeni : Farsça

  1. [isim] Yüz (II)
    • "Beni bu sima altında tanımazsın." (Hüseyin Cahit Yalçın)
  2. Kimse, insan, tip
    • "Eski tanıdığımız simalar bize şimdi, ne kadar uzak görünüyorlar." (Yakup Kadri Karaosmanoğlu)

AZİM

Kelime Kökeni : Arapça

  1. [isim] Bir işteki engelleri yenme kararlılığı

ELİM

Kelime Kökeni : Arapça

  1. [sıfat] Acınacak, acıklı
    • "Geçirmiş olduğum elim sergüzeştin ve sefaletin nihayete ermiş olduğu bir gündü." (Yahya Kemal Beyatlı)

İMAM

Kelime Kökeni : Arapça

  1. [isim] Cemaate namaz kıldıran kimse
  2. Müslümanlıkta mezhep kuran kimse
  3. Hz. Muhammed'den sonra onun vekilliği görevini üzerine alan halifelere verilen unvan
  4. Bazı küçük İslam devletlerinde devlet başkanı
  5. En önde bulunan kimse, önder

İÇİM

  1. [isim] İçme işi veya biçimi, içiş
  2. Bir şey içilirken alınan tat
    • "Bu çayın rengi yok ama içimi iyi."
  3. [sıfat] Bir yudumda içilecek miktarda olan

İMDİ

  1. [zarf] Buna göre, şu hâlde, artık
    • "İmdi, biz umutsuz da olsak tarih yapacağını yapar dersek, bunun sonu tembelliğe varır." (Melih Cevdet Anday)
  2. Şimdi

ESİM

  1. [isim] Yelin esişi

İLİM

Kelime Kökeni : Arapça

  1. [isim] Bilim
    • "Kılıç gibi kesen ve şakırdayan mantığıyla ilmin askerleşmiş tipiydi." (Peyami Safa)
    • "Onun ilminden anlayan şoför seni istediği yere götürür." (Yakup Kadri Karaosmanoğlu)
  2. Ayrıntı, özellik, nitelik

EDİM

  1. [isim] Yapılmış, gerçekleşmiş iş, amel, fiil
    • "Günlük yaşamımıza şöyle bir baksak, her edimimizin altında umutluluk bulunmadığını görürüz." (Melih Cevdet Anday)
  2. İnsan davranışı
  3. Alacaklının isteyebileceği ve borçlunun yapmak zorunda olduğu davranış, ivaz
  4. Belirli bir durumla karşılaştığı zaman kişinin yapabildiği davranış

DİMİ

Kelime Kökeni : Rumca

  1. [isim] Sıkı dokunmuş bir tür pamuklu kumaş

CİMA

Kelime Kökeni : Arapça

  1. [isim] İnsanlarda çiftleşme, cinsel ilişki

KAİM

Kelime Kökeni : Arapça

  1. [sıfat] Başka bir şeyin yerine geçen
    • "Altın para yerine kâğıt para kaim oldu."
  2. Ayakta duran, var olan
    • "Varlığımız onunla kaim."
  3. Her zaman var olan (Tanrı)

İMAN

Kelime Kökeni : Arapça

  1. [isim] İnanç
    • "Ben bu devreyi geçirinceye kadar imanım gevremiştir." (Sait Faik Abasıyanık)
  2. Güçlü inanç, inan
    • "Kalpleri vatan aşkı ve imanı ile doluydu." (Hüseyin Cahit Yalçın)
    • "Onun özveri, alçak gönüllülük taşan yüzünü görünce hayatın sadece bir para çekişmesi olmadığına iman getirir, ferahlardınız." (Haldun Taner)
    • "Müslüman olmadan varmayacağını anlayınca kırkyıllık kart gâvuru imana getirdi." (Halide Edip Adıvar)

İMAL

Kelime Kökeni : Arapça

  1. [isim] Ham maddeyi işleyip mal üretme
    • "Ayakkabı imal etmek."
  2. Yapım

LİME

Kelime Kökeni : Farsça

  1. [isim] Parça

DAİM

Kelime Kökeni : Arapça

  1. [sıfat] Sürekli, sonsuz
  2. [zarf] Daima

Kelime Anlamları Kaynağı : Türk Dil Kurumu Güncel Türkçe Sözlüğü