İçinde ile olan 7 harfli 77 kelime var. İçerisinde İLE bulunan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Bir de başında ile olan kelimeler listesine ya da sonu ile ile biten kelimeler listesine göz atmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, işlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu: Kelime bulma makinesi

Harf Sayısına Göre Kelimeler

Kelime bulma makinesi Kelime bulma makinesi

İle Harfleri ile Yazılabilecek Kelimeler

E L İ

3 Harfli Kelimeler

İLE

2 Harfli Kelimeler

EL, İL, LE

Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.


Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)

BİLEZİK

  1. [isim] Genellikle altın, gümüş vb. elementlerden yapılan ve bileğe süs için takılan halka
    • "Küpelerini, yüzüğünü, bileziklerini satsa taksi parasını denkleştirebilir miydi acaba?" (Orhan Kemal)
  2. İki borunun ucunu birleştirmeye yarayan halkaya benzer parça
    • "Sonra ayağını yandaki su borusunun bileziğine koydu." (Çetin Altan)
  3. Motor pistonlarına, yağlama, soğutma, özellikle sızıntıyı önleme vb. amaçlarla yerleştirilmiş, genel olarak dökme demirden yapılmış, uçları açık ve esnek halka
  4. Mobilyaların ayak altlarına takılan kare, dikdörtgen, silindir, kesik koni vb. şekilli, pirinç veya nikel kaplı demirden yapılmış, iki ucu delik gereç
  5. [argo] Bakınız kelepçe
DİLEMMA

Kelime Kökeni: Yunanca

  1. [isim, eskimiş, mantık] Bakınız ikilem
İLENMEK

  1. [-e] Birinin kötü bir duruma düşmesi dileğini gönlünden geçirmek veya açıkça söylemek; beddua etmek, kargımak, kargışlamak, intizar etmek
ÇİLESİZ

  1. [sıfat] Çilesi olmayan, sıkıntısı olmayan
    • "Çocukluğumun tragedyasız ve çilesiz altın günlerini anımsadım." (Cengiz Dağcı)
BİLEYİŞ

  1. [isim] Bilemek işi; bileyleyiş
NARGİLE

Kelime Kökeni: Farsça nārgile

  1. [isim] Tömbeki denilen bir cins tütünün dumanının sudan geçirilerek içilmesini sağlayan araç
    • "Köprü üstündeki gazinolardan birine gidip bir nargile tellendirmek istedim." (Ahmet Rasim)
FAZİLET

Kelime Kökeni: Arapça fażīlet

  1. [isim] Bakınız erdem
    • "Onun iyiliğini, faziletini, şan ve şerefini görmek benim saadetimdir." (Aka Gündüz)
GERİLEK

  1. [sıfat] Kendi üstüne geri dönen veya döner görünen
BİLEŞİK

  1. [sıfat] Birleşerek oluşmuş, basit olmayan; mürekkep (I)
  2. [kimya] Kimyasal tepkimeler sonucu iki veya daha çok elementten oluşan ve bunlardan bağımsız fiziksel, kimyasal nitelikler gösteren (madde); mürekkep (I)
    • "Su, bileşik bir maddedir."
  3. [isim] Ses ve görüntünün birlikte yer aldığı film parçası
BİLEŞME

  1. [isim] Bileşmek işi; terekküp
BİLEŞİM

  1. [isim] Bileşmek işi
    • "Mustafa Kemal Dil Kurumunu, Tarih Kurumunu ulusal bir bileşim yaratılsın, ulusal bir bilinç doğsun diye kurmuş." (Attilâ İlhan)
  2. [kimya] İki veya daha çok öge bir araya gelerek yeni bir öge oluşturma; terkip
    • "Suyun bileşiminde hidrojenle oksijen vardır."
  3. [kimya] Bir maddenin hangi kimyasal türlerden oluştuğunu belirleyen verilerin tamamı
  4. [kimya] Bileşme sonucu oluşan cisim
BİLEREK

  1. [zarf] Yaptığı işin doğuracağı sonuçların farkında olarak; bile bile, kasten
  2. [hukuk] Önceden zihinde tasarlayarak, bilinçli olarak, isteyerek; bile bile, bililtizam, kasten, taammüden
BİLECEN

  1. [sıfat, ağızlardan] Her şeyi bilen, her şeyden anlayan
  2. Bakınız ukala
YEDİLER

  1. [isim, din bilimi] Yedi kişilik evliya topluluğu
İLETKEN

  1. [sıfat, fizik] Akım, ısı, ses vb.ni geçiren (madde); nâkil, yalıtkan karşıtı
  2. Elektrik akımı, ısı, gaz vb.ni bir yerden başka bir yere aktaran (madde, şey)
BİLETLİ

  1. [sıfat] Bileti olan
  2. Bilet kullanılan
EFİLEME

  1. [isim] Efilemek işi
PİLESİZ

  1. [sıfat] Pilesi olmayan; plisiz
İLENÇLİ

  1. [sıfat] İçinde beddua barındıran
    • "İlençli bir konuşma yaptı."
  2. İlence uğramış; kargışlı
    • "Kendi iç yalnızlığına geri dönen, ilençli bir şair gibidir." (Selim İleri)
BİLETÇİ

  1. [isim] Bilet satan görevli
    • "Bilet kutusunu koltuğunun altına sıkıştırmış, elleri ceplerinde bir otobüs biletçisi geçti." (Necati Cumalı)
Kelime Anlamları Kaynağı : Türk Dil Kurumu Güncel Türkçe Sözlüğü