İçinde ile olan 7 harfli 77 kelime var. İçerisinde İLE bulunan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Bir de başında ile olan kelimeler listesine ya da Sonu ile ile biten kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, İşlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu : Kelime bulma makinesi
Harf Sayısına Göre Kelimeler
E L İ Harfleri İle Yazılabilecek Bazı Kelimeler
3 Harfli Kelimeler
İLE
2 Harfli Kelimeler
EL, İL, LE
Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.
Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)
- İPİLEME
-
-
[isim]
İpilemek işi
-
[isim]
İpilemek işi
- GERİLEK
-
-
[sıfat]
Kendi üstüne geri dönen veya döner görünen
-
[sıfat]
Kendi üstüne geri dönen veya döner görünen
- NARGİLE
-
Kelime Kökeni : Farsça
-
[isim]
Tömbeki denilen bir cins tütünün dumanının sudan geçirilerek içilmesini sağlayan araç
- "Sağdan soldan nargile gurultularının yükseldiği işitiliyordu." (Yakup Kadri Karaosmanoğlu)
-
[isim]
Tömbeki denilen bir cins tütünün dumanının sudan geçirilerek içilmesini sağlayan araç
- İKİLEME
-
-
[isim]
İkilemek işi
-
Anlamı güçlendirmek için aynı kelimenin tekrarlanması, anlamları birbirine yakın, karşıt olan veya sesleri birbirini andıran kelimelerin yan yana kullanılması: Yavaş yavaş, irili ufaklı, aşağı yukarı gibi
-
[isim]
İkilemek işi
- BİLEMEK
-
-
[-i]
Kesici aletlerin ağzını çark, zımpara, eğe, bileği taşı vb.nde keskinleştirmek, keskin duruma getirmek
-
Güçlendirmek, etkisini artırmak
-
[-i]
Kesici aletlerin ağzını çark, zımpara, eğe, bileği taşı vb.nde keskinleştirmek, keskin duruma getirmek
- DİLEMMA
-
Kelime Kökeni : Yunanca
-
[isim]
İkilem
-
[isim]
İkilem
- DİLETME
- ...
- İLERLEK
-
-
[sıfat]
İlerlemiş, ileriye varmış
-
[sıfat]
İlerlemiş, ileriye varmış
- HİLEBAZ
-
Kelime Kökeni : Arapça
-
[sıfat]
Hileci
-
[sıfat]
Hileci
- ÇİLEKEŞ
-
Kelime Kökeni : Farsça
-
Hayatı boyunca birçok sıkıntı ve üzüntü çekmiş (kimse)
- "Aslı ile kalpı arasındaki farkı ancak o işin çilekeşleri bilir." (Orhan Veli Kanık)
-
Hayatı boyunca birçok sıkıntı ve üzüntü çekmiş (kimse)
- ASİMİLE
-
Kelime Kökeni : Fransızca
-
[sıfat]
"Benzeşmek, kendine uydurmak" anlamındaki asimile etmek birleşik fiilinde kullanılan bir söz
-
[sıfat]
"Benzeşmek, kendine uydurmak" anlamındaki asimile etmek birleşik fiilinde kullanılan bir söz
- DİLENCİ
-
-
[isim]
Geçimini dilenerek sağlayan kimse
- "Yolumun üzerinde her sabah tesadüf ettiğim bir dilenci var." (Ahmet Haşim)
-
Israrla ve arsızca bir şeyi isteyen kimse
- "... o muhabbet dilencisinin yalvarmalarına bir tek kelime ile cevap vermedi." (Hüseyin Rahmi Gürpınar)
-
[isim]
Geçimini dilenerek sağlayan kimse
- METİLEN
-
Kelime Kökeni : Fransızca
-
[isim]
Metanın iki hidrojen atomunu yitirmesiyle türeyen bir kök (CH2)
-
[isim]
Metanın iki hidrojen atomunu yitirmesiyle türeyen bir kök (CH2)
- BİLECİK
- ...
- BİLEŞİM
-
-
[isim]
Bileşme işi veya durumu
- "Mustafa Kemal, Dil Kurumunu, Tarih Kurumunu ulusal bir bileşim yaratılsın, ulusal bir bilinç doğsun diye kurmuş..." (Atilla İlhan)
-
İki veya daha çok öge bir araya gelerek yeni bir öge oluşturma, terkip
- "Suyun bileşiminde hidrojenle oksijen vardır."
-
Bir maddenin hangi kimyasal türlerden oluştuğunu belirleyen verilerin tamamı
-
Bileşme sonucu oluşan cisim
-
[isim]
Bileşme işi veya durumu
- PİLESİZ
- ...
- AİLESİZ
-
-
[sıfat]
Ailesi olmayan
- "Cebinde birkaç para ile ailesiz ve dostsuz iş bulana kadar yaşamak mecburiyetinde idi." (Peyami Safa)
-
[sıfat]
Ailesi olmayan
- HİLEKAR
- ...
- BİLEZİK
-
-
[isim]
Genellikle altın, gümüş vb. elementlerden yapılan ve bileğe süs için takılan halka
- "Saçları o kalın altın bilezikler gibi yaldız sarısına boyalıdır." (Memduh Şevket Esendal)
-
İki borunun ucunu birleştirmeye yarayan halkaya benzer parça
- "Sonra ayağını yandaki su borusunun bileziğine koydu." (Çetin Altan)
-
Motor pistonlarına, yağlama, soğutma, özellikle sızıntıyı önleme vb. amaçlarla yerleştirilmiş, genel olarak dökme demirden yapılmış, uçları açık ve esnek halka
-
Mobilyaların ayak altlarına takılan kare, dikdörtgen, silindir, kesik koni vb. şekilli, pirinç veya nikel kaplı demirden yapılmış, iki ucu delik gereç
-
Kelepçe
-
[isim]
Genellikle altın, gümüş vb. elementlerden yapılan ve bileğe süs için takılan halka
- BİLEŞKE
-
-
[isim]
Bir araya gelme, toplaşma, birleşme
- "İkisinin bileşkesinden doğacak cehennemse, birkaç yıl sonra Avrupa'nın genel görünümüne dönüşecektir." (Selim İleri)
-
Bir cisme uygulanan birkaç kuvvetin toplam etkisine eşit olan tek kuvvet, muhassala
-
[isim]
Bir araya gelme, toplaşma, birleşme