İçinde ik olan 6 harfli 275 kelime var. İçerisinde İK bulunan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Bir de başında ik olan kelimeler listesine ya da Sonu ik ile biten kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, İşlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu : Kelime bulma makinesi
Harf Sayısına Göre Kelimeler
K İ Harfleri İle Yazılabilecek Bazı Kelimeler
2 Harfli Kelimeler
Kİ
Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.
Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)
- TUĞRİK
-
-
[isim]
Moğolistan'da kullanılan bir para birimi
-
[isim]
Moğolistan'da kullanılan bir para birimi
- FİKTİF
-
Kelime Kökeni : Fransızca
-
[isim]
İtibari
-
[isim]
İtibari
- İKİLİK
-
-
[isim]
İki değişik kullanımı veya uygulaması olma durumu
-
Görüş veya düşüncede ikiye bölünmüş olma durumu, anlaşmazlık
- "Kasabanın tarihi, bir bakıma ikiliklerinin tarihiydi." (Necati Cumalı)
-
İki kuruşluk gümüş akçe
-
Birlik notanın yarı süre değerindeki nota
-
[sıfat]
İkisi bir arada, iki taneden oluşmuş, iki tane alabilen
- "İkilik cezve."
-
[isim]
İki değişik kullanımı veya uygulaması olma durumu
- KİKLON
-
Kelime Kökeni : Almanca
-
[isim]
Siklon
-
[isim]
Siklon
- KAOTİK
-
Kelime Kökeni : Fransızca
-
[sıfat]
Karmakarışık, altüst olmuş
-
[sıfat]
Karmakarışık, altüst olmuş
- FİŞLİK
-
-
[isim]
Fiş koymaya yarar yer veya kutu
-
[sıfat]
Fiş olmaya veya fiş yapılmaya uygun olan
- "Bunlar fişlik kâğıttır, benim işime yarar."
-
[isim]
Fiş koymaya yarar yer veya kutu
- FRİKİK
-
Kelime Kökeni : İngilizce
-
[isim]
Serbest vuruş
-
Giysinin kazara açılmasıyla göğüs veya bacağın görünmesi
-
[isim]
Serbest vuruş
- TEŞVİK
-
Kelime Kökeni : Arapça
-
[isim]
İsteklendirme, özendirme
- "O vakitler, bu kadarcık ümit ve teşvik, bizi heyecanlandırmaya yeterdi." (Falih Rıfkı Atay)
- "Kasketi yıpranmış bir ihtiyar programı övüyor, halkı teşvik ediyordu." (Halide Edip Adıvar)
-
Bir kimseyi kötü bir iş yapması için kışkırtma
-
[isim]
İsteklendirme, özendirme
- ARKAİK
-
Kelime Kökeni : Fransızca
-
[sıfat]
Güzel sanatlarda klasik çağ öncesinden kalan
-
Konuşulan ve yazılan dilde, kullanımdan düşmüş olan (eski söz ve deyim)
-
[sıfat]
Güzel sanatlarda klasik çağ öncesinden kalan
- İKİNCİ
-
-
[sıfat]
İki sayısının sıra sıfatı
- "Yanlış tutumu yüzünden ikinci plana düştü."
-
Sırada önem bakımından birinciden sonra gelen
- "Tevfik'in alçak gönüllü, hep ikinci planda kalma olgunluğundaki pişekârlığı Dümbüllü'ye sanatını en iyi değerlendirme olanağını sağlardı." (Haldun Taner)
-
Değer ve kalitece birinciden sonra gelen
- "Evde pişirip yedikleri çikolatanın kalitesi ikinci idi." (Sait Faik Abasıyanık)
-
Yeni, bir başka
-
[isim]
Birinciden sonra gelen kimse veya nesne
- "İhtiyarın iki çocuğundan birini öldürdüler... İkincisini de öldürmeye kalktılar." (Reşat Nuri Güntekin)
-
[sıfat]
İki sayısının sıra sıfatı
- ERİYİK
-
-
[isim]
İçindeki katı bir madde erimiş bulunan sıvı, mahlul
-
[isim]
İçindeki katı bir madde erimiş bulunan sıvı, mahlul
- MİKTAR
-
Kelime Kökeni : Arapça
-
[isim]
Bir şeyin ölçülebilen, sayılabilen veya azalıp çoğalabilen durumu, nicelik
-
Ölçü
- "Yapılan yardımın miktarı artırıldı."
-
[isim]
Bir şeyin ölçülebilen, sayılabilen veya azalıp çoğalabilen durumu, nicelik
- TERMİK
-
Kelime Kökeni : Fransızca
-
[sıfat]
Isıl
-
[isim]
Isının üretilmesini, iletilmesini ve kullanılmasını inceleyen fizik dalı
-
[sıfat]
Isıl
- ABİDİK
- ...
- KLİKÇİ
-
-
[isim]
Hizipçi
-
[isim]
Hizipçi
- RİKKAT
-
Kelime Kökeni : Arapça
-
[isim]
İncelik, naziklik
- "Himmetin, nezaket ve rikkattin bu derecesine nasıl hayran olmaz." (Refik Halit Karay)
- "Yıllardır devam eden bağlılıkları, kendilerini bilenler için rikkat verici bir manzaraymış." (Abdülhak Şinasi Hisar)
-
[isim]
İncelik, naziklik
- TAKTİK
-
Kelime Kökeni : Fransızca
-
[isim]
Türlü savaş araçlarını belli bir sonuca ulaşmak amacıyla etkili biçimde birleştirerek ve kullanarak kara, deniz veya hava savaşını yönetme sanatı
- "Artık yapacak işleri kalmamış da afyon kaçakçılarına, karaborsa gangsterlerine taktik vermeye kalkmışlar." (Halide Edip Adıvar)
-
İstenen sonuca ulaşmak amacıyla izlenen yol ve kullanılan yöntemlerin tümü
- "Hayatında ilk ve son defa başvurduğu taktik de bu oldu." (Tarık Buğra)
-
[isim]
Türlü savaş araçlarını belli bir sonuca ulaşmak amacıyla etkili biçimde birleştirerek ve kullanarak kara, deniz veya hava savaşını yönetme sanatı
- ÜREMİK
-
Kelime Kökeni : Fransızca
-
[sıfat]
Üremiyle ilgili olan
-
[sıfat]
Üremiyle ilgili olan
- İKTİFA
-
Kelime Kökeni : Arapça
-
[isim]
Yetinme
- "Daha ziyade, ufak bir kazançla iktifa edecek küçük esnaf kalabalığı vardı." (Hüseyin Cahit Yalçın)
-
[isim]
Yetinme
- KELLİK
-
-
[isim]
Kel olma durumu
- "Tepelerindeki kellik, yavaş yavaş çıkan tüylerle kapanıyor." (Ömer Seyfettin)
-
Vücudun kıllı yerlerinde üreyen bir tür mantarın, kılların dökülmesine yol açtığı bulaşıcı bir hastalık
-
Çıplak, bitkisiz yer
-
[isim]
Kel olma durumu