İçinde ik olan 6 harfli 275 kelime var. İçerisinde İK bulunan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Bir de başında ik olan kelimeler listesine ya da Sonu ik ile biten kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, İşlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu : Kelime bulma makinesi
Harf Sayısına Göre Kelimeler
K İ Harfleri İle Yazılabilecek Bazı Kelimeler
2 Harfli Kelimeler
Kİ
Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.
Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)
- ÇİĞLİK
-
-
[isim]
Çiğ olma durumu
- "Etrafını saranla, çiğlik ettin, adam sana vereceğini vermiş, daha ne versin, dediler." (Necati Cumalı)
-
Kaba, yersiz, yakışıksız davranış
- "O gece de böyle bir şeyi bütün çiğliği ve çıplaklığıyla gördüğüm bir geceydi." (Reşat Nuri Güntekin)
-
[isim]
Çiğ olma durumu
- TAKTİK
-
Kelime Kökeni : Fransızca
-
[isim]
Türlü savaş araçlarını belli bir sonuca ulaşmak amacıyla etkili biçimde birleştirerek ve kullanarak kara, deniz veya hava savaşını yönetme sanatı
- "Artık yapacak işleri kalmamış da afyon kaçakçılarına, karaborsa gangsterlerine taktik vermeye kalkmışlar." (Halide Edip Adıvar)
-
İstenen sonuca ulaşmak amacıyla izlenen yol ve kullanılan yöntemlerin tümü
- "Hayatında ilk ve son defa başvurduğu taktik de bu oldu." (Tarık Buğra)
-
[isim]
Türlü savaş araçlarını belli bir sonuca ulaşmak amacıyla etkili biçimde birleştirerek ve kullanarak kara, deniz veya hava savaşını yönetme sanatı
- İTALİK
-
Kelime Kökeni : Fransızca
-
[isim]
Eğik yazı
-
[isim]
Eğik yazı
- DEMLİK
-
-
[isim]
İçerisinde çay demlenen emzikli kap
-
[isim]
İçerisinde çay demlenen emzikli kap
- TETKİK
-
Kelime Kökeni : Arapça
-
[isim]
İnceleme
- "Çocuk gene dikkatli dikkatli beni tetkik ediyor." (Memduh Şevket Esendal)
-
Araştırma
-
[isim]
İnceleme
- FİNİKE
- ...
- KAOTİK
-
Kelime Kökeni : Fransızca
-
[sıfat]
Karmakarışık, altüst olmuş
-
[sıfat]
Karmakarışık, altüst olmuş
- DİKİCİ
-
-
[isim]
Tarımla uğraşan kimse, çiftçi
-
Sökük ayakkabıları onaran kimse
-
Yeni yapılan ayakkabıların dikiş işini yapan kimse
-
Dikişçi
-
[isim]
Tarımla uğraşan kimse, çiftçi
- DİKMEN
-
-
[isim]
Koni biçiminde tepe
-
[isim]
Koni biçiminde tepe
- PATRİK
-
Kelime Kökeni : Rumca
-
[isim]
Ortodoks ve bazı Doğu kiliselerinin başkanı
- "Patriklerini otele getirmek büyük bir hadise idi." (Falih Rıfkı Atay)
-
[isim]
Ortodoks ve bazı Doğu kiliselerinin başkanı
- KİRPİK
-
-
[isim]
Göz kapağının kenarındaki kıllar veya bu kıllardan her biri
- "Onun, yaşlarla dolu uzun kirpiklerinin arasından..." (Reşat Nuri Güntekin)
-
Tüy gibi, küçük ve ince uzantı veya uzantılar
-
[isim]
Göz kapağının kenarındaki kıllar veya bu kıllardan her biri
- KLİNİK
-
Kelime Kökeni : Fransızca
-
[isim]
Hastanın bakıldığı, muayene edildiği yer
- "Onu, anlamını yitiren kliniğe ayaklarının alışkanlığı götürüyordu." (Tarık Buğra)
-
Hekim olacak öğrencilerin hasta başında uygulamalı olarak ders gördükleri hasta koğuşu
-
[sıfat]
Vücut muayenesinde görülen (hastalık belirtisi)
- "Klinik belirtiler çoğu kez bir hastalığın teşhisi için yetmeyebilir."
-
[isim]
Hastanın bakıldığı, muayene edildiği yer
- MİKROP
-
Kelime Kökeni : Fransızca
-
[isim]
Mikroskopla görülebilen, çürümeye, mayalanmaya ve hastalıklara yol açan bir hücreli canlı
-
Kendisinden kötülük ve zarar gelen kimse
-
[isim]
Mikroskopla görülebilen, çürümeye, mayalanmaya ve hastalıklara yol açan bir hücreli canlı
- ŞAHİKA
-
Kelime Kökeni : Arapça
-
[isim]
Doruk, zirve
- "Civar dağların karlı şahikalarını yeni sevgilime gösteriyorum." (Refik Halit Karay)
-
En üst derece
- "Sanatın nadir kaydedeceği bir şahikadan gürlemişti." (Halit Fahri Ozansoy)
-
[isim]
Doruk, zirve
- TEVSİK
-
Kelime Kökeni : Arapça
-
[isim]
Belgeleme
- "Meydana çıkarılacak yeni vesikalar olsa olsa asıl hakikati tevsik ederler." (Yahya Kemal Beyatlı)
-
[isim]
Belgeleme
- TOMBİK
-
-
[isim]
Kuzey Afrika kıyılarında avlanan bir çeşit orkinosun yavrusu, tombilya
-
[isim]
Kuzey Afrika kıyılarında avlanan bir çeşit orkinosun yavrusu, tombilya
- SPİKER
-
Kelime Kökeni : Fransızca
-
[isim]
Radyo ve televizyonda programları, haberleri sunan kimse
- "Oyuncuların düşüncelerini de seyircilere ancak spikerler iletir." (Salâh Birsel)
-
[isim]
Radyo ve televizyonda programları, haberleri sunan kimse
- UCUBİK
-
Kelime Kökeni : Arapça
-
[sıfat]
Çok acayip, garip, uçuk kaçık
-
[sıfat]
Çok acayip, garip, uçuk kaçık
- ŞİŞLİK
-
-
[isim]
Şiş (I)
- "Bileğinde şişlik kalmamışsa da daha ağrısı varmış." (Memduh Şevket Esendal)
-
[sıfat]
Şiş (II) olmaya elverişli
- "Şişlik et."
-
[isim]
Şiş (I)
- FİŞLİK
-
-
[isim]
Fiş koymaya yarar yer veya kutu
-
[sıfat]
Fiş olmaya veya fiş yapılmaya uygun olan
- "Bunlar fişlik kâğıttır, benim işime yarar."
-
[isim]
Fiş koymaya yarar yer veya kutu