İçinde ide olan 6 harfli 17 kelime var. İçerisinde İDE bulunan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Bir de başında ide olan kelimeler listesine ya da sonu ide ile biten kelimeler listesine göz atmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, işlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu: Kelime bulma makinesi
Harf Sayısına Göre Kelimeler
İde Harfleri ile Yazılabilecek Kelimeler
3 Harfli Kelimeler
EDİ, İDE
2 Harfli Kelimeler
DE, İD
Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.
Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)
- GÜZİDE
-
Kelime Kökeni: Farsça guzīde
-
[sıfat]
Bakınız seçkin
- "Selânik'in en varlıklı, en muteber, en güzide ailelerinden sayılıyor."
-
[isim, eskimiş]
Aydın, okumuş, seçkin kimse
- "Bir milletin güzidesiyle halkı arasında bu derece tezat doğru mudur?"
-
[sıfat]
Bakınız seçkin
- NADİDE
-
Kelime Kökeni: Farsça nādīde
-
[sıfat]
Az görülür, görülmedik, seyrek görülen
- "El işi olmasına rağmen el değmeden yapılmış hissini veren bu nadide sanat eserine hayrandı."
-
[sıfat]
Az görülür, görülmedik, seyrek görülen
- VALİDE
-
Kelime Kökeni: Arapça vālide
-
[isim, eskimiş]
Bakınız anne
- "Validenizin ellerinden öper, minnettarlığımı bu vesileyle bir kere daha arz ederim."
-
[isim, eskimiş]
Bakınız anne
- NEŞİDE
-
Kelime Kökeni: Arapça neşīde
-
[isim, eskimiş]
Bir toplulukta okunmaya değer şiir
- "Neşidesini okurken birdenbire bir açılışı, bir derinleşmesi vardır."
-
Atasözü gibi kullanılan beyit veya dize
-
[isim, eskimiş]
Bir toplulukta okunmaya değer şiir
- OKSİDE
-
Kelime Kökeni: Fransızca oxydé
-
[sıfat]
Paslanmış
- "Üzerinde küçücük bir billur hokka ile okside madenden narin bir kalem ve yalnız iki kitap vardı."
-
[sıfat]
Paslanmış
- VARİDE
-
Kelime Kökeni: Arapça vāride
-
[isim, eskimiş]
Gelen şey
-
Gelen evrak
-
[isim, eskimiş]
Gelen şey
- MİDECİ
-
-
[sıfat]
Kendi çıkarlarından başka bir şey düşünmeyen (kimse)
- "Mademki her baktığı insanın ciğerini dahi okuyordu, nasıl olup da etrafını saran mideci dalkavukların ikiyüzlülüğünü anlayamıyordu."
-
[sıfat]
Kendi çıkarlarından başka bir şey düşünmeyen (kimse)
- MİDEVİ
-
Kelime Kökeni: Arapça miʿdevī
-
[sıfat, eskimiş]
Mide ile ilgili olan
-
Mideye uygun olan, mideye iyi gelen
-
[sıfat, eskimiş]
Mide ile ilgili olan
- ANİDEN
-
-
[zarf]
Bakınız ansızın
- "Kader'in aniden ve habersiz gitmesine o da çok içerlemişti."
-
[zarf]
Bakınız ansızın
- CERİDE
-
Kelime Kökeni: Arapça cerīde
-
[isim, eskimiş]
Bakınız gazete
-
Bakınız kayıt defteri
- "Ben de taburun harp ceridesini ve gelmiş geçmiş emir dosyalarını okudum."
-
[askerlik]
Süvari kolu
-
Osmanlı Devleti döneminde vergi memurlarının arazilerin yüz ölçümlerini yazdıkları defter
-
[isim, eskimiş]
Bakınız gazete
- KASİDE
-
Kelime Kökeni: Arapça ḳaṣīde
-
[isim, edebiyat]
On beş beyitten az olmayan, bütün beyitlerin ikinci dizeleri en baştaki beyit ile uyaklı olan ve çoğu kez büyükleri övmek için yazılan divan edebiyatı şiir türü
- "Meddah terimi Arapça, ‘madaha’ kökünden ‘övmek, medhiyeci, kasideci’ anlamlarında harf değişikliklerine uğrayarak Türkiye Türkçesine geçmiştir."
-
[isim, edebiyat]
On beş beyitten az olmayan, bütün beyitlerin ikinci dizeleri en baştaki beyit ile uyaklı olan ve çoğu kez büyükleri övmek için yazılan divan edebiyatı şiir türü
- KEŞİDE
-
Kelime Kökeni: Farsça keşīde
-
[isim]
Banka ve her tür piyango ikramiyesinde çekiliş
-
Arap harfli yazıda bazı harflerin baş tarafı yazıldıktan sonra süs için çekilen uzatma
-
[isim]
Banka ve her tür piyango ikramiyesinde çekiliş
- PİDELİ
-
-
[sıfat]
Pidesi olan, pideyle yapılan
-
[sıfat]
Pidesi olan, pideyle yapılan
- PİDECİ
-
-
[isim]
Pide yapan veya satan kimse
-
[isim]
Pide yapan veya satan kimse
- ORKİDE
-
Kelime Kökeni: Fransızca orchidée
-
[isim, bitki bilimi]
Salepgillerden, doğada, çiçeklerinin güzelliği dolayısıyla camekânlarda da yetiştirilen, birtakım bitki türlerinin ortak adı
- "Hanımlar bunun orkide denilen nadir ve güç yetiştiği için pahalı bir çiçek olduğunu söylerlerdi."
-
[isim, bitki bilimi]
Salepgillerden, doğada, çiçeklerinin güzelliği dolayısıyla camekânlarda da yetiştirilen, birtakım bitki türlerinin ortak adı
- LİKİDE
-
Kelime Kökeni: Fransızca liquidé
-
[sıfat]
Alacak ve verecekleri hesaplayarak sonucu belirlenmiş
-
[sıfat]
Alacak ve verecekleri hesaplayarak sonucu belirlenmiş
- FİDECİ
-
-
[isim]
Fide yetiştirip satan kimse
-
[isim]
Fide yetiştirip satan kimse