İçinde haz olan 5 harfli 11 kelime var. İçerisinde HAZ bulunan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Bir de başında haz olan kelimeler listesine ya da Sonu haz ile biten kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, İşlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu : Kelime bulma makinesi

Harf Sayısına Göre Kelimeler


Kelime bulma makinesi

A H Z Harfleri İle Yazılabilecek Bazı Kelimeler

3 Harfli Kelimeler

HAZ

2 Harfli Kelimeler

AH, AZ, HA

Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.



Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)

HAZIM

Kelime Kökeni : Arapça

  1. [isim] Sindirim
  2. Benimseme, kabul etme

HAZNE

Kelime Kökeni : Arapça

  1. [isim] Hazine
  2. Bir şeyin toplandığı, biriktirildiği yer, depo
  3. Döl yatağı

MEHAZ

Kelime Kökeni : Arapça

  1. [isim] Bir eser yazılırken başvurulan kaynak

HAZAR

Kelime Kökeni : Arapça

  1. [isim] Barış

HAZRO
...
HAZİN

Kelime Kökeni : Arapça

  1. [sıfat] Acıklı, üzüntü veren, dokunaklı, hüzünlü
    • "Her şey dayanılmayacak kadar hazindi." (Atilla İlhan)

CİHAZ

Kelime Kökeni : Arapça

  1. [isim] Aygıt, alet, takım
  2. Çeyiz

HAZCI

  1. [isim] Hazcılığı benimseyen ve savunan kimse, hedonist

HAZIK

Kelime Kökeni : Arapça

  1. [sıfat] Usta, uz (hekim)
    • "Şimdi eskisi gibi mi, İstanbul'da hazık hekimden geçilmiyor." (Atilla İlhan)

HAZAN

Kelime Kökeni : Farsça

  1. [isim] Güz, sonbahar
    • "Teselliden nasibim yok hazan ağlar baharımda." (Mehmet Akif Ersoy)

HAZIR

Kelime Kökeni : Arapça

  1. [sıfat] Bir iş yapmak için gereken her şeyi tamamlamış olan, anık, amade, müheyya
    • "Ben hazırım, isterseniz gidelim."
    • "Gürültü etmeden hastayı masaya kaldırın, aletler hazır olunca bana haber verin." (Memduh Şevket Esendal)
    • "Hazıra konmak istemeyen şair, yeni söyleyişler aramak zorundadır." (Orhan Veli Kanık)
    • "Hep hazırdan yiyor, içiyor, her gün Fatma Hanım'ın bin türlü bahanelerle parasını çekiyordu." (Ömer Seyfettin)
  2. Belli bir işe yarayacak, kullanılacak bir duruma getirilmiş
    • "Yemek hazır, buyurun."
  3. Belirli bir biçimde yapılmış olarak satılan, alıcı bekleyen, ısmarlama karşıtı
    • "Hazır elbise. Hazır ayakkabı."
  4. [zarf] Bu fırsattan yararlanarak
    • "Hazır çıkmışken yağ ile pirinç alayım." (Reşat Nuri Güntekin)

Kelime Anlamları Kaynağı : Türk Dil Kurumu Güncel Türkçe Sözlüğü