İçinde hak olan 5 harfli 10 kelime var. İçerisinde HAK bulunan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Bir de başında hak olan kelimeler listesine ya da sonu hak ile biten kelimeler listesine göz atmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, işlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu: Kelime bulma makinesi
Harf Sayısına Göre Kelimeler
Hak Harfleri ile Yazılabilecek Kelimeler
A H K
3 Harfli Kelimeler
HAK, KAH
2 Harfli Kelimeler
AH, AK, HA
Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.
Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)
- İLHAK
-
Kelime Kökeni: Arapça ilḥāḳ
-
[isim]
Egemenliği altına alma
-
[eskimiş]
Bakınız katma
-
[isim]
Egemenliği altına alma
- HAKEM
-
Kelime Kökeni: Arapça ḥakem
-
[isim]
Tarafların aralarındaki anlaşmazlığı çözmek için yetkili olarak seçtikleri ve üzerinde anlaştıkları kişi; yargıcı
-
Belirli bir konudan iyi anlayan kimse
- "Danışmanınız hakem değerlendirmesi sırasında orada bulunarak size destek olabilir."
-
Seçme ve karar verme yetkisi bulunan kimse
-
[spor]
Karşılaşmaları, yarışmaları kurallara uygun ve yansız olarak yöneten kimse
- "Hakem, üçüncü defa tekrar ederse güreşe son vereceğini ilan etti."
-
Akademik çalışmaları önceden denetleyen ve yayımlanıp yayımlanmamasına karar veren kimse
-
[isim]
Tarafların aralarındaki anlaşmazlığı çözmek için yetkili olarak seçtikleri ve üzerinde anlaştıkları kişi; yargıcı
- HAKİR
-
Kelime Kökeni: Arapça ḥaḳīr
-
[sıfat]
Aşağı görülen, değersiz
- "O hâlde, insanın yaratılması, kendini hakir bilmesi, aşağı görmesi içindir."
-
[sıfat]
Aşağı görülen, değersiz
- HAKAS
-
-
[isim]
Rusya Federasyonu’na bağlı Hakas Özerk Cumhuriyeti’nde yaşayan Türk halkı ve bu halkın soyundan olan kimse
-
[isim]
Rusya Federasyonu’na bağlı Hakas Özerk Cumhuriyeti’nde yaşayan Türk halkı ve bu halkın soyundan olan kimse
- HAKİM
-
Kelime Kökeni: Arapça ḥakīm
-
[sıfat, eskimiş]
Bakınız bilge
-
[din bilimi]
Her şeyi bilen (Tanrı)
- "Binaenaleyh Allah mutlak olarak hakim, insanlar ise nispi ve izafi olarak hakimdir."
-
[sıfat, eskimiş]
Bakınız bilge
- HAKAN
-
-
[isim, tarih]
Türk, Moğol ve Tatar hanları için "hükümdarlar hükümdarı" anlamında kullanılan bir ünvan
- "Eski Türklerde hakan, devletin ve yürütmenin başıydı. Özellikle yürütmeye ilişkin büyük yetkilere sahipti."
-
Osmanlı padişahlarına verilen ünvan
-
[isim, tarih]
Türk, Moğol ve Tatar hanları için "hükümdarlar hükümdarı" anlamında kullanılan bir ünvan
- HAKLI
-
-
[sıfat]
Hakka uygun, doğru, yerinde olan; muhik
- "Fakat aşkta ne hak ne haklı ne haksız ne de bir hakikat vardır."
-
Davası, iddiası, düşüncesi veya davranışı doğru ve adalete uygun olan (kimse)
-
[sıfat]
Hakka uygun, doğru, yerinde olan; muhik
- HAKÇA
-
-
[zarf]
Adalete uygun bir biçimde, doğrulukla; adilane
- "Hakça konuşmak gerekirse, Erhan bu savı başarıyla gerçekleştiriyor."
-
[zarf]
Adalete uygun bir biçimde, doğrulukla; adilane
- ELHAK
-
Kelime Kökeni: Arapça elḥaḳḳ
-
[zarf]
Hiç şüphesiz
- "Eh bizim manikürler elhak iyi işlemiş ve intikamım centilmence alınmıştı."
-
[zarf]
Hiç şüphesiz
- NAHAK
-
Kelime Kökeni: Farsça nā + Arapça ḥaḳḳ
-
[sıfat, eskimiş]
Haksız, gereksiz
- "Talihin sana bilasebep verdiği nahak bir mükâfatın kıymetini takdir edemiyorum."
-
[sıfat, eskimiş]
Haksız, gereksiz