İçinde hak olan 5 harfli 10 kelime var. İçerisinde HAK bulunan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Bir de başında hak olan kelimeler listesine ya da sonu hak ile biten kelimeler listesine göz atmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, işlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu: Kelime bulma makinesi

Harf Sayısına Göre Kelimeler

Kelime bulma makinesi Kelime bulma makinesi

Hak Harfleri ile Yazılabilecek Kelimeler

A H K

3 Harfli Kelimeler

HAK, KAH

2 Harfli Kelimeler

AH, AK, HA

Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.


Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)

İLHAK

Kelime Kökeni: Arapça ilḥāḳ

  1. [isim] Egemenliği altına alma
  2. [eskimiş] Bakınız katma
HAKEM

Kelime Kökeni: Arapça ḥakem

  1. [isim] Tarafların aralarındaki anlaşmazlığı çözmek için yetkili olarak seçtikleri ve üzerinde anlaştıkları kişi; yargıcı
  2. Belirli bir konudan iyi anlayan kimse
    • "Danışmanınız hakem değerlendirmesi sırasında orada bulunarak size destek olabilir." (Ekim Nâzım Kaya)
  3. Seçme ve karar verme yetkisi bulunan kimse
  4. [spor] Karşılaşmaları, yarışmaları kurallara uygun ve yansız olarak yöneten kimse
    • "Hakem, üçüncü defa tekrar ederse güreşe son vereceğini ilan etti." (Halide Edip Adıvar)
  5. Akademik çalışmaları önceden denetleyen ve yayımlanıp yayımlanmamasına karar veren kimse
HAKİR

Kelime Kökeni: Arapça ḥaḳīr

  1. [sıfat] Aşağı görülen, değersiz
    • "O hâlde, insanın yaratılması, kendini hakir bilmesi, aşağı görmesi içindir." (Necip Fazıl Kısakürek)
HAKAS

  1. [isim] Rusya Federasyonu’na bağlı Hakas Özerk Cumhuriyeti’nde yaşayan Türk halkı ve bu halkın soyundan olan kimse
HAKİM

Kelime Kökeni: Arapça ḥakīm

  1. [sıfat, eskimiş] Bakınız bilge
  2. [din bilimi] Her şeyi bilen (Tanrı)
    • "Binaenaleyh Allah mutlak olarak hakim, insanlar ise nispi ve izafi olarak hakimdir." (Süleyman Uludağ)
HAKAN

  1. [isim, tarih] Türk, Moğol ve Tatar hanları için "hükümdarlar hükümdarı" anlamında kullanılan bir ünvan
    • "Eski Türklerde hakan, devletin ve yürütmenin başıydı. Özellikle yürütmeye ilişkin büyük yetkilere sahipti." (Koray Kamcı)
  2. Osmanlı padişahlarına verilen ünvan
HAKLI

  1. [sıfat] Hakka uygun, doğru, yerinde olan; muhik
    • "Fakat aşkta ne hak ne haklı ne haksız ne de bir hakikat vardır." (Memduh Şevket Esendal)
  2. Davası, iddiası, düşüncesi veya davranışı doğru ve adalete uygun olan (kimse)
HAKÇA

  1. [zarf] Adalete uygun bir biçimde, doğrulukla; adilane
    • "Hakça konuşmak gerekirse, Erhan bu savı başarıyla gerçekleştiriyor." (Asım Bezirci)
ELHAK

Kelime Kökeni: Arapça elḥaḳḳ

  1. [zarf] Hiç şüphesiz
    • "Eh bizim manikürler elhak iyi işlemiş ve intikamım centilmence alınmıştı." (Nâzım Hikmet)
NAHAK

Kelime Kökeni: Farsça nā + Arapça ḥaḳḳ

  1. [sıfat, eskimiş] Haksız, gereksiz
    • "Talihin sana bilasebep verdiği nahak bir mükâfatın kıymetini takdir edemiyorum." (Ömer Seyfettin)
Kelime Anlamları Kaynağı : Türk Dil Kurumu Güncel Türkçe Sözlüğü