İçinde hafız olan 13 kelime var. İçerisinde HAFIZ bulunan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Bir de başında hafız olan kelimeler listesine ya da sonu hafız ile biten kelimeler listesine göz atmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, işlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu: Kelime bulma makinesi
Harf Sayısına Göre Kelimeler
HAFIZASIZLIK
HAFIZALILIK, HAFIZIKÜTÜP
HAFIZLAMAK, MUHAFIZLIK
HAFIZASIZ, HAFIZLAMA
HAFIZALI, HAFIZALİ, HAFIZLIK
MUHAFIZ
HAFIZA
HAFIZ
Hafız Harfleri ile Yazılabilecek Kelimeler
5 Harfli Kelimeler
HAFIZ
3 Harfli Kelimeler
AZI, FAZ, HAF, HAZ, HIZ, ZIH
2 Harfli Kelimeler
AF, AH, AZ, FA, HA, IH
Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.
Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)
- HAFIZASIZLIK
-
-
[isim]
Hafızasız olma durumu
- "Türk politika hayatının hazin çukuru hafızasızlıktır."
-
[isim]
Hafızasız olma durumu
- HAFIZALILIK
-
-
[isim]
Hafızalı olma durumu
-
[isim]
Hafızalı olma durumu
- HAFIZIKÜTÜP
-
Kelime Kökeni: Arapça ḥāfiẓ + kutub
-
[isim, eskimiş]
Kütüphane memuru
- "Bu hapishane, İvaz Efendi Camisi’ne bitişik, Yıldız’da eskiden hafızıkütüp olup bugün Bahariye’de ambar memuru olarak çalışan Haydar Efendi’nin evinin bahçesi altındadır."
-
[isim, eskimiş]
Kütüphane memuru
- MUHAFIZLIK
-
-
[isim]
Muhafız olma durumu
-
Muhafızın görevi
-
[isim]
Muhafız olma durumu
- HAFIZLAMAK
-
-
[-i, nesnesiz, teklifsiz konuşmada]
Durmadan çalışmak, ezberlercesine okumak
- "Biz kan ter içinde hafızlarken sen o serseri takımıyla keyif çatacaksın."
-
[argo]
Dersini anlamadan ezberlemek, ineklemek
-
[-i, nesnesiz, teklifsiz konuşmada]
Durmadan çalışmak, ezberlercesine okumak
- HAFIZLAMA
-
-
[isim]
Hafızlamak işi
- "Bu anlamadan ezberleme, bugün çocukların dediği gibi dersek ‘hafızlama’ eğitim ve öğretimin her katında sürüp gider."
-
[isim]
Hafızlamak işi
- HAFIZASIZ
-
-
[sıfat]
Hafızası olmayan
- "Ne abide, ne hatıra; ne minare, ne kubbe; uzun asırları sırtlayan derin hafızalı kalenin nazarları karşısında bu yarım asırlık şehir hafızasız hafızasız serpilip duruyor."
-
[sıfat]
Hafızası olmayan
- HAFIZALİ
-
-
[isim, bitki bilimi]
Seyrek taneli, kalın kabuklu, etli ve parlak altın sarısı renginde büyük taneli bir tür üzüm
- "Bulgaristan’ın hafızali üzümü Türkiye’den gitmiştir."
-
[isim, bitki bilimi]
Seyrek taneli, kalın kabuklu, etli ve parlak altın sarısı renginde büyük taneli bir tür üzüm
- HAFIZLIK
-
-
[isim]
Hafız olma durumu
-
[teklifsiz konuşmada]
Ezbercilik, bir şeyi anlamadan öğrenme özelliği
-
[isim]
Hafız olma durumu
- HAFIZALI
-
-
[sıfat]
Hafızası olan
-
[sıfat]
Hafızası olan
- MUHAFIZ
-
Kelime Kökeni: Arapça muḥāfiẓ
-
[isim]
Bakınız koruyucu
- "Hecinlerimizi bir iki muhafızla tepecikler arasına yerleştirmiştik."
-
[eskimiş]
Bir kalenin veya bir şehrin önemli yerlerini korumak, düzeni ve güvenliği sağlamakla görevli komutan; kolcu
- "İstasyonda veliahdı uğurlayanlar arasında İstanbul muhafızı da vardı."
-
[isim]
Bakınız koruyucu
- HAFIZA
-
Kelime Kökeni: Arapça ḥāfiẓa
-
[isim, ruh bilimi]
Bakınız bellek
- "Hafızamı kilitlemiştim, maziyi hiç çıkaramıyordum, küflensin kalsın orada diyordum."
-
[isim, ruh bilimi]
Bakınız bellek
- HAFIZ
-
Kelime Kökeni: Arapça ḥāfiẓ
-
[isim, din bilimi]
Kur'an'ı bütünüyle ezbere bilen kimse
- "Hafız olmak isteyen çocuk peder ve validesinin iznini alır, oturdukları yere en yakın olanlardan birine başvurur."
-
[argo]
Bir şeyi anlamadan ezberleyen kimse
- "Birden kan beynime sıçramıştı. Yavaş gel hafız! diye çıkışımın arkasını getirmeye vakit bulamamıştım."
-
[sıfat, eskimiş]
Koruyan, saklayan
-
[isim, din bilimi]
Kur'an'ı bütünüyle ezbere bilen kimse