İçinde hafız olan 13 kelime var. İçerisinde HAFIZ bulunan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Bir de başında hafız olan kelimeler listesine ya da sonu hafız ile biten kelimeler listesine göz atmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, işlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu: Kelime bulma makinesi

Harf Sayısına Göre Kelimeler

12 Harfli Kelimeler

HAFIZASIZLIK

11 Harfli Kelimeler

HAFIZALILIK, HAFIZIKÜTÜP

10 Harfli Kelimeler

HAFIZLAMAK, MUHAFIZLIK

9 Harfli Kelimeler

HAFIZASIZ, HAFIZLAMA

8 Harfli Kelimeler

HAFIZALI, HAFIZALİ, HAFIZLIK

7 Harfli Kelimeler

MUHAFIZ

6 Harfli Kelimeler

HAFIZA

5 Harfli Kelimeler

HAFIZ

Kelime bulma makinesi Kelime bulma makinesi

Hafız Harfleri ile Yazılabilecek Kelimeler

A F H I Z

5 Harfli Kelimeler

HAFIZ

3 Harfli Kelimeler

AZI, FAZ, HAF, HAZ, HIZ, ZIH

2 Harfli Kelimeler

AF, AH, AZ, FA, HA, IH

Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.


Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)

HAFIZASIZLIK

  1. [isim] Hafızasız olma durumu
    • "Türk politika hayatının hazin çukuru hafızasızlıktır." (Cemal Kutay)
HAFIZALILIK

  1. [isim] Hafızalı olma durumu
HAFIZIKÜTÜP

Kelime Kökeni: Arapça ḥāfiẓ + kutub

  1. [isim, eskimiş] Kütüphane memuru
    • "Bu hapishane, İvaz Efendi Camisi’ne bitişik, Yıldız’da eskiden hafızıkütüp olup bugün Bahariye’de ambar memuru olarak çalışan Haydar Efendi’nin evinin bahçesi altındadır." (Mehmet Ziya)
MUHAFIZLIK

  1. [isim] Muhafız olma durumu
  2. Muhafızın görevi
HAFIZLAMAK

  1. [-i, nesnesiz, teklifsiz konuşmada] Durmadan çalışmak, ezberlercesine okumak
    • "Biz kan ter içinde hafızlarken sen o serseri takımıyla keyif çatacaksın." (Ömer Madra)
  2. [argo] Dersini anlamadan ezberlemek, ineklemek
HAFIZLAMA

  1. [isim] Hafızlamak işi
    • "Bu anlamadan ezberleme, bugün çocukların dediği gibi dersek ‘hafızlama’ eğitim ve öğretimin her katında sürüp gider." (Ziya Demir)
HAFIZASIZ

  1. [sıfat] Hafızası olmayan
    • "Ne abide, ne hatıra; ne minare, ne kubbe; uzun asırları sırtlayan derin hafızalı kalenin nazarları karşısında bu yarım asırlık şehir hafızasız hafızasız serpilip duruyor." (İsmail Habib Sevük)
HAFIZALİ

  1. [isim, bitki bilimi] Seyrek taneli, kalın kabuklu, etli ve parlak altın sarısı renginde büyük taneli bir tür üzüm
    • "Bulgaristan’ın hafızali üzümü Türkiye’den gitmiştir." (Asım Us)
HAFIZLIK

  1. [isim] Hafız olma durumu
  2. [teklifsiz konuşmada] Ezbercilik, bir şeyi anlamadan öğrenme özelliği
HAFIZALI

  1. [sıfat] Hafızası olan
MUHAFIZ

Kelime Kökeni: Arapça muḥāfiẓ

  1. [isim] Bakınız koruyucu
    • "Hecinlerimizi bir iki muhafızla tepecikler arasına yerleştirmiştik." (Falih Rıfkı Atay)
  2. [eskimiş] Bir kalenin veya bir şehrin önemli yerlerini korumak, düzeni ve güvenliği sağlamakla görevli komutan; kolcu
    • "İstasyonda veliahdı uğurlayanlar arasında İstanbul muhafızı da vardı." (Falih Rıfkı Atay)
HAFIZA

Kelime Kökeni: Arapça ḥāfiẓa

  1. [isim, ruh bilimi] Bakınız bellek
    • "Hafızamı kilitlemiştim, maziyi hiç çıkaramıyordum, küflensin kalsın orada diyordum." (Aka Gündüz)
HAFIZ

Kelime Kökeni: Arapça ḥāfiẓ

  1. [isim, din bilimi] Kur'an'ı bütünüyle ezbere bilen kimse
    • "Hafız olmak isteyen çocuk peder ve validesinin iznini alır, oturdukları yere en yakın olanlardan birine başvurur." (Bekir Onur)
  2. [argo] Bir şeyi anlamadan ezberleyen kimse
    • "Birden kan beynime sıçramıştı. Yavaş gel hafız! diye çıkışımın arkasını getirmeye vakit bulamamıştım." (Süleyman Edip Balkır)
  3. [sıfat, eskimiş] Koruyan, saklayan
Kelime Anlamları Kaynağı : Türk Dil Kurumu Güncel Türkçe Sözlüğü