İçinde hafif olan 28 kelime var. İçerisinde HAFİF bulunan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Bir de başında hafif olan kelimeler listesine ya da sonu hafif ile biten kelimeler listesine göz atmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, işlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu: Kelime bulma makinesi

Harf Sayısına Göre Kelimeler

15 Harfli Kelimeler

HAFİFLEŞTİRİLME, HAFİFLETEBİLMEK, HAFİFLEYEBİLMEK

14 Harfli Kelimeler

HAFİFLEŞTİRMEK, HAFİFLETEBİLME, HAFİFLEYEBİLME, HAFİFMEŞREPLİK

13 Harfli Kelimeler

HAFİFLEŞTİRME, HAFİFLETİLMEK

12 Harfli Kelimeler

HAFİFLETİLME

11 Harfli Kelimeler

HAFİFLEŞMEK, HAFİFLETİCİ, HAFİFLETMEK, HAFİFMEŞREP, HAFİFSENMEK

10 Harfli Kelimeler

HAFİFLEMEK, HAFİFLEŞME, HAFİFLETME, HAFİFLEYİŞ, HAFİFSEMEK, HAFİFSENME, HAFİFSEYİŞ

9 Harfli Kelimeler

HAFİFLEME, HAFİFSEME

8 Harfli Kelimeler

HAFİFLİK, HAFİFTEN

7 Harfli Kelimeler

HAFİFÇE

5 Harfli Kelimeler

HAFİF

Kelime bulma makinesi Kelime bulma makinesi

Hafif Harfleri ile Yazılabilecek Kelimeler

A F F H İ

5 Harfli Kelimeler

HAFİF

4 Harfli Kelimeler

AFİF, HAFİ

3 Harfli Kelimeler

AFİ, AHİ, HAF, İFA

2 Harfli Kelimeler

AF, AH, FA, HA

Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.


Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)

HAFİFLEŞTİRİLME

  1. [isim] Bakınız hafifletilme
    • "Halide Edip, bizde, üniversiteye giriş koşullarının hafifleştirilmesinden sakınılmasını önerir." (Kelime Erdal)
HAFİFLETEBİLMEK

  1. [-i] Hafifletme ihtimali veya imkânı bulunmak
    • "Babamın acısını ne çocuklarım, ne sevgilim, ne de zaman hafifletebildi." (Barbaros Altuğ)
HAFİFLEYEBİLMEK

  1. [nesnesiz] Hafifleme ihtimali veya imkânı bulunmak
HAFİFMEŞREPLİK

  1. [isim] Hafifmeşrep olma durumu
    • "Hafifmeşreplik denirse biçimli olur da hercai kararlık denirse biçimsiz mi oluyor?" (Ruşen Eşref Ünaydın)
HAFİFLEYEBİLME

  1. [isim] Hafifleyebilmek işi
    • "Bu alışıklıkla sema dışında da taşı, toprağı, basamağı ve yeryüzünü yine hafifleyebilme derecelerine göre ağırlıklarıyla rahatsız etmeden yahut bastıkları yere ağırlıklarını duyurmadan gezerlerdi." (Arif Nihat Asya)
HAFİFLEŞTİRMEK

  1. [isim] Bakınız hafifletmek
    • "Osmanlı ekonomisini incelemek üzere İngiltere’den heyet gelmesi, piyasalardaki krizi bir nebze de olsa hafifleştirdi." (Mehmet Hakan Sağlam)
HAFİFLETEBİLME

  1. [isim] Hafifletebilmek işi
    • "Bir şeyleri hafifletebilme, başımdan defedebilme dileğiyle sallıyorum zarları; biri başucuma düşüyor, öteki alacakaranlığa." (N. Toygar Ateş)
HAFİFLETİLMEK

  1. [nesnesiz] Hafifletme işi yapılmak; hafifleştirilmek
HAFİFLEŞTİRME

  1. [isim] Bakınız hafifletme
HAFİFLETİLME

  1. [isim] Hafifletilmek durumu; hafifleştirilme
HAFİFLETMEK

  1. [-i] Hafiflemesine yol açmak; hafifleştirmek, yeğniltmek, tahfif etmek
    • "Damatlarının bu işten memnun görünmesi, onun azap ve sıkıntısını yarı yarıya hafifletiyordu." (Reşat Nuri Güntekin)
  2. [mecaz] Etkisini, gücünü azaltmak
HAFİFLETİCİ

  1. [sıfat] Hafifleten
  2. [sıfat, hukuk] Cezanın indirilmesine yol açan (sebep, durum)
HAFİFLEŞMEK

  1. [nesnesiz] Hafif duruma gelmek
  2. Bakınız kolaylaşmak
  3. ... belli belirsiz olmak
    • "Bilirsin, uykum hafiftir, bu evde nöbetçiliğe başladığımdan bu yana, uykularım daha da hafifleşti." (Yalçın Toker)
  4. Bakınız yavaşlamak
    • "… haberin yarattığı şok ve heyecan içinde Kulaksızoğlu kendisini pencereden atar, bereket versin pencere önündeki ağaç dalları ile düşüşü hafifleşir, bu sayede ölümden kurtulur ve gazetesini Trabzon’a nakleder." (Cumhur Odabaşıoğlu)
  5. [mecaz] Etkisi azalmak
  6. [mecaz] Ağırbaşlılığını yitirmek
HAFİFSENMEK

  1. [nesnesiz] Hafifsemek işi yapılmak
    • "Maddeci değer yargılarının serpildiği, rekabet ve maceranın özendirildiği, dinî kuralların hafifsendiği büyük şehirler Avrupa’ya damgasını vurmaktadır." (Memduh Aytür)
HAFİFMEŞREP

Kelime Kökeni: Arapça ḫafįf + meşreb

  1. [sıfat] Davranışları ile içinde bulunduğu toplumun ahlak anlayışına ters düşen
    • "Nazif, Abdülhak Hamit’in yanında sık sık gördüğü hafifmeşrep ve suratsız bir kadından hoşlanmazmış." (Ahmet Kabaklı)
HAFİFSEMEK

  1. [-i] Bir kimseyi veya bir şeyi önemsememek; yeğnilemek, yeğnisemek, istihfaf etmek
    • "Sancakla selam verdiğimiz bir mekânın sahibini hafifsemek, uğrunda ölmeyi borç saydığımız ‘sancak’a saygısızlık değil midir?" (Nevzat Kösoğlu)
HAFİFLEŞME

  1. [isim] Hafifleşmek işi
    • "Bunları okurken, yediden yetmiş yaşına dek olanlarda hoş bir hava, hafıfleşme, serinleme duyguları yaratılıyor." (Mustafa Karahasan)
HAFİFLEMEK

  1. [nesnesiz] Herhangi bir sebeple eski ağırlığı azalmak; yeğnilmek
  2. [mecaz] Etkisi, gücü azalmak
    • "Biraz zaman geçtikten sonra şaşkınlıkları bir parça hafifledi." (Elif Şahsuvar)
  3. [mecaz] Bir sıkıntıdan kurtulmak, rahatlamak
    • "Yıldız, bu iyi kadına, uzun uzun derdini döktükten sonradır ki hafifledi." (Reşat Enis Aygen)
HAFİFSEYİŞ

  1. [isim] Hafifsemek işi
    • "Buna platonik aşk deyip burun kıvırmak fazlasıyla kibirli bir hafifseyiş sayılır." (Mehmet Anıl)
HAFİFLEYİŞ

  1. [isim] Hafiflemek işi
Kelime Anlamları Kaynağı : Türk Dil Kurumu Güncel Türkçe Sözlüğü