İçinde ha olan 5 harfli 209 kelime var. İçerisinde HA bulunan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Bir de başında ha olan kelimeler listesine ya da Sonu ha ile biten kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, İşlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu : Kelime bulma makinesi

Harf Sayısına Göre Kelimeler


Kelime bulma makinesi

A H Harfleri İle Yazılabilecek Bazı Kelimeler

2 Harfli Kelimeler

AH, HA

Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.



Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)

HAKÇA

  1. [zarf] Adalete uygun bir biçimde, doğrulukla, adilane

HARİS

Kelime Kökeni : Arapça

  1. [sıfat] Açgözlü

HARAÇ

Kelime Kökeni : Arapça

  1. [isim] Bir yerden, bir kimseden zorbalıkla alınan para
  2. Osmanlı Devleti'nde Müslüman olmayanların devlete ödemekle yükümlü oldukları vergi
  3. Osmanlı Türklerinde genellikle toprak sahiplerinden devletçe alınan vergi

HATİP

Kelime Kökeni : Arapça

  1. [isim] Bir topluluk karşısında etkili, açık, düzgün konuşarak düşüncesini anlatmada, duygusunu aşılamada yetenekli kimse, konuşmacı
    • "Bu genç doktor, birçok meslektaşları gibi biraz da hatipti." (Ömer Seyfettin)
  2. Cuma ve bayram namazından önce camilerde hutbe okuyan kimse

HAZCI

  1. [isim] Hazcılığı benimseyen ve savunan kimse, hedonist

HAVLU

  1. [isim] Vücudun çeşitli yerlerinin kurulanmasına yarar dokuma bez
    • "Yüz havlusu. Hamam havlusu."

HAFTA

Kelime Kökeni : Farsça

  1. [isim] Birbiri ardınca gelen yedi günlük dönem
    • "O, hafta sekiz, gün dokuz bizdedir!"

ÇARHA
...
HANCI

  1. [isim] Han işleten kimse
    • "Hancı, dedim, bildin mi Maraşlı Şeyhoğlu'nu?" (Faruk Nafiz Çamlıbel)

HASEP

Kelime Kökeni : Arapça

  1. [isim] Kişisel özellik, nitelik

HAVUZ

Kelime Kökeni : Arapça

  1. [isim] Su biriktirme, yüzme, çevreyi güzelleştirme vb. amaçlarla altı ve yanları mermer, beton vb. şeylerden yapılarak içine su doldurulan, genellikle üstü açık yer
    • "Asıl binanın iki yanındaki kuru havuzlara ve havuzların hemen yanı başındaki kameriyelere doğru daha seyrek, daha bol çiçekli bitkiler yayılıyor." (Atilla İlhan)
  2. Kum, asit vb. konulan çukur yer
    • "Kum havuzu."
  3. Büyük gemilerin onarılmak için çekildikleri yer
  4. Bir amaç güdülerek farklı kaynaklardan gelen paranın ilgililere daha sonra paylaştırılmak üzere toplandığı belirli bir yer

HARİÇ

Kelime Kökeni : Arapça

  1. [isim] Dış, dışarı
    • "Hemen on dakika yürüyünce kasaba haricine çıkılır." (Sait Faik Abasıyanık)
  2. Yabancı ülke, dışarı
    • "On yıl hariçte kalmış."
  3. [zarf] Dışta kalmak üzere, dışında sayılmak üzere, müstesna
    • "Dişçi koltuğu hariç, kim bir koltuğa oturursa kendini bir şey zanneder." (Burhan Felek)

KEMHA

Kelime Kökeni : Farsça

  1. [isim] Bir çeşit ipek kumaş
    • "Yazın yeşil kemha giymiş kışın beyaz giyen dağlar." (Halk türküsü)

MUHAL

Kelime Kökeni : Arapça

  1. [sıfat] Olamaz, olmaz, olmayacak, olması, gerçekleşmesi olanaksız
    • "Gizli düşmanların elinden memleketi kurtarmak muhal bulunuyordu." (Samiha Ayverdi)

HALİS

Kelime Kökeni : Arapça

  1. [sıfat] Katışık olmayan, katışıksız, saf
    • "İşte halis çay buna derler." (Sait Faik Abasıyanık)

HARAP

Kelime Kökeni : Arapça

  1. [sıfat] Bayındırlığı kalmamış, yıkılacak duruma gelmiş, yıkkın, viran
    • "Duvarları yıkılmış, çatıları yanmış, harap bir köyün hizasına gelince yaver atından atladı." (Ömer Seyfettin)
    • "Millet, fakruzaruret içinde harap ve bitap düşmüş olabilir." (Atatürk)
    • "Ona zamanın harap edemeyeceği bir abide yapmak istedi." (Halide Edip Adıvar)
    • "Parkın eski güzelliği kalmadı, ne kadar harap oldu." (Yakup Kadri Karaosmanoğlu)
  2. Bitkin, yorgun, perişan
    • "Kiraz yemekten insanlar harap, perişan olurdu." (Refik Halit Karay)
  3. Çok sarhoş

HANAK
...
SAYHA

Kelime Kökeni : Arapça

  1. [isim] Bağrış, çığlık

HAKİR

Kelime Kökeni : Arapça

  1. [sıfat] Aşağı görülen, değersiz, hor

HAPİS

Kelime Kökeni : Arapça

  1. [isim] Bir yere kapatıp salıvermeme
    • "Adamcağız hem hapis yatacak hem dayak yiyecek." (Aka Gündüz)
  2. Yasalara göre suçu belirlenen bir kimseyi cezaevine koyma cezası
    • "Bu köprünün yol vermeyişinden dolayı, Haliç'te yıllar boyu hapis kalan gemiler oldu." (Aydın Boysan)
  3. Cezaya çarptırılmış suçluların kapatıldıkları yer, cezaevi, hapishane
    • "Sadakatinin mükâfatını hapiste aç kalmakla görür." (Burhan Felek)
  4. Pulları salıvermemek, kapatmak temeline dayanan bir çeşit tavla oyunu
  5. [sıfat] Mahpus
    • "Hapislerin çalıştırılmasına karar verildi."

Kelime Anlamları Kaynağı : Türk Dil Kurumu Güncel Türkçe Sözlüğü