İçinde h olan 8 harfli 901 kelime var. İçerisinde H harfi bulunan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Bir de başında h harfi olan kelimeler listesine ya da sonu h harfi ile biten kelimeler listesine göz atmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, işlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu: Kelime bulma makinesi
Harf Sayısına Göre Kelimeler
Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.
Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)
- HÜSRANLI
-
-
[sıfat]
Hüsran içinde bulunan
-
[sıfat]
Hüsran içinde bulunan
- HAYTALIK
-
-
[isim]
Hayta olma durumu
- "Eski usluluğum, eski nazlılığım yavaş yavaş sinsi bir haytalığa dönmeye başlayacaktır."
-
[isim]
Hayta olma durumu
- SİLAHŞOR
-
Kelime Kökeni: Arapça silāḥ + Farsça -şor
-
[isim]
Silah kullanmada usta olan kimse
-
[mecaz]
Bir ideolojiyi bağnaz bir biçimde savunan kimse
-
[isim]
Silah kullanmada usta olan kimse
- HASRETME
-
-
[isim]
Hasretmek işi
-
[isim]
Hasretmek işi
- HİKMETLİ
-
-
[sıfat]
Hikmeti olan
-
[sıfat]
Hikmeti olan
- BAHARİYE
-
Kelime Kökeni: Farsça bahār + Arapça -iyye
-
[isim]
Divan edebiyatında, bahar tasviri ile başlayan kaside
- "Nefi’nin IV. Murat için yazdığı ünlü bahariyesi musammat bir kasidedir."
-
[isim]
Divan edebiyatında, bahar tasviri ile başlayan kaside
- HARİCİYE
-
Kelime Kökeni: Arapça ḫāriciyye
-
[isim, tıp]
Ameliyatla tedavi edilen hastalıklar
-
[tıp]
Hastanelerde bu hastalıklarla ilgilenen bölüm
- "Hariciye koğuşu."
-
[eskimiş]
Bakınız dış işleri
- "Avrupa hariciye memurlarından başkaları için kapanmış, bilinmez ve yasak bir yerdi."
-
[isim, tıp]
Ameliyatla tedavi edilen hastalıklar
- HOLMİYUM
-
Kelime Kökeni: Fransızca holmium
-
[isim, kimya]
Atom numarası 67, atom ağırlığı 164,94 olan, oksidi açık sarı renkte, tuzları portakal sarısı renginde, az bulunan bir element (sembolü Ho)
-
[isim, kimya]
Atom numarası 67, atom ağırlığı 164,94 olan, oksidi açık sarı renkte, tuzları portakal sarısı renginde, az bulunan bir element (sembolü Ho)
- TAHVİLAT
-
Kelime Kökeni: Arapça taḥvīlāt
-
[isim, eskimiş]
Tahviller
- "... paraya karşı öyle kayıtsızmış ki bir gün kendisine ‘Crédit foncier Egyptien’ tahvilatı piyangosunun yüz bin franklık büyük ikramiyesi isabet etmiş de..."
-
[isim, eskimiş]
Tahviller
- YAHUDİCE
-
-
[isim]
Yahudilerin kullandığı dil
-
[sıfat]
Bu dille yazılmış olan
- "Yahudice türkü."
-
[isim]
Yahudilerin kullandığı dil
- BİRAHANE
-
Kelime Kökeni: İtalyanca birra + Farsça ḫāne
-
[isim]
Genellikle bira içilen, aynı zamanda çabuk hazırlanan bazı sıcak veya soğuk yemeklerin de yenildiği yer
- "Dün akşam Reha Bey bana oturduğumuz birahanede muharrir Ahmet Rasim Bey'i de tanıttı."
-
[isim]
Genellikle bira içilen, aynı zamanda çabuk hazırlanan bazı sıcak veya soğuk yemeklerin de yenildiği yer
- HASBİHAL
-
Kelime Kökeni: Arapça ḥasb + ḥāl
-
[isim, eskimiş]
Bakınız sohbet
- "Dayıyla yeğen arasında o uzun, o bitmez tükenmez hasbihâllerin mevzusu neydi?"
-
[isim, eskimiş]
Bakınız sohbet
- MUHALLİK
-
-
[isim]
Muhal olma durumu
-
[isim]
Muhal olma durumu
- MUHTERİZ
-
Kelime Kökeni: Arapça muḥteriz
-
[sıfat, eskimiş]
Bakınız çekingen
-
[sıfat, eskimiş]
Bakınız çekingen
- DAHLETME
-
-
[isim]
Dahletmek işi
-
[isim]
Dahletmek işi
- HEMZEMİN
-
Kelime Kökeni: Farsça hemzemīn
-
[sıfat]
Aynı düzeyde olan
-
[sıfat]
Aynı düzeyde olan
- HUNHARCA
-
-
[zarf]
Hunhara yakışır bir biçimde; hunharcasına
-
[zarf]
Hunhara yakışır bir biçimde; hunharcasına
- MUHTEKİR
-
Kelime Kökeni: Arapça muḥtekir
-
[sıfat, eskimiş, ticaret]
Bakınız vurguncu
-
[sıfat, eskimiş, ticaret]
Bakınız vurguncu
- PAHLAMAK
-
-
[-i]
Bir parçanın keskin kenarını keserek pah durumuna getirmek, keskinliğini gidermek
-
[-i]
Bir parçanın keskin kenarını keserek pah durumuna getirmek, keskinliğini gidermek
- MÜNHASIR
-
Kelime Kökeni: Arapça munḥaṣir
-
[sıfat]
Bakınız mahsus (I)
- "Onu yalnız ince hastalığa münhasır zanneder, başka hastalıklara aldırmadığı hâlde, veremliden son derece çekinirdi."
-
Bakınız sınırlı
- "Harp yalnız Avrupa'ya münhasır kalmadı."
-
[sıfat]
Bakınız mahsus (I)