İçinde h olan 7 harfli 664 kelime var. İçerisinde H harfi bulunan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Bir de başında h harfi olan kelimeler listesine ya da sonu h harfi ile biten kelimeler listesine göz atmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, işlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu: Kelime bulma makinesi
Harf Sayısına Göre Kelimeler
Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.
Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)
- ŞEVAHİT
-
Kelime Kökeni: Arapça şevāhid
-
[isim, eskimiş]
Tanıklar
-
[isim, eskimiş]
Tanıklar
- HASIRLI
-
-
[sıfat]
Hasırı olan, hasırla kaplanmış olan
- "Geniş hasırlı sofanın bir kenarına da biz büzüşmüştük."
-
[isim]
Hasırla kaplanmış şişe
-
[sıfat]
Hasırı olan, hasırla kaplanmış olan
- HATASIZ
-
-
[sıfat]
Hatası olmayan, yanlışlığı bulunmayan
- "Hatasız bir ödev."
-
[sıfat]
Hatası olmayan, yanlışlığı bulunmayan
- HASMANE
-
Kelime Kökeni: Arapça ḫaṣm + Farsça -āne
-
[zarf]
Bakınız düşmanca
-
[zarf]
Bakınız düşmanca
- HIRKALI
-
-
[sıfat]
Hırkası olan
-
[sıfat]
Hırkası olan
- ŞEHİRLİ
-
-
[sıfat]
Şehir halkından olan; kentli
- "Şuraya buraya konmuş sıralara bilhassa yaşlı şehirliler oturur."
-
[sıfat]
Şehir halkından olan; kentli
- LAHZADA
-
-
[zarf]
Kısa bir süre içinde
- "Karısının yiyeceğini lahzada pişirir."
-
[zarf]
Kısa bir süre içinde
- KÜLHANİ
-
Kelime Kökeni: Farsça kulḫan + Arapça -ī
-
[isim]
Bakınız külhanbeyi
- "Balıkçı Yakup iyidir, hoştur, sevimlidir, edepsizdir, külhanidir."
-
[ünlem]
Hafif sövgü anlamı taşıyan bir okşama sözü
- "Külhani, bak neler de biliyor!"
-
[isim]
Bakınız külhanbeyi
- ŞEHNAME
-
Kelime Kökeni: Farsça şeh + nāme
-
[isim, edebiyat]
Hükümdarların niteliklerini, üstün başarılarını anlatan, mesnevi biçiminde yazılmış manzume
-
Manzum olarak yazılmış tarih
-
[isim, edebiyat]
Hükümdarların niteliklerini, üstün başarılarını anlatan, mesnevi biçiminde yazılmış manzume
- REYHANİ
-
Kelime Kökeni: Arapça reyḥānī
-
[sıfat]
İnce nakışlı
-
[isim]
Arap harfleriyle yazılan bir yazı türü
-
[sıfat]
İnce nakışlı
- EHLİDİL
-
Kelime Kökeni: Arapça ehl + Farsça dil
-
[isim, eskimiş]
Bakınız gönül eri
- "Ehlidildir diyemem sinesi saf olmayana."
-
[isim, eskimiş]
Bakınız gönül eri
- AHLAKEN
-
Kelime Kökeni: Arapça aḫlāḳen
-
[zarf]
Bakınız ahlakça
- "Zavallı vatanım Abdalya, sen ahlaken bu kadar düşecek mi idin?"
-
[zarf]
Bakınız ahlakça
- MEVHİBE
-
Kelime Kökeni: Arapça mevhibe
-
[isim, eskimiş]
Bağış, vergi, ihsan
- "Bu, sanatımın bana bahşettiği bir mevhibedir."
-
[isim, eskimiş]
Bağış, vergi, ihsan
- HIŞLAMA
-
-
[isim]
Hışlamak biçimi veya işi
-
[isim]
Hışlamak biçimi veya işi
- ALDEHİT
-
Kelime Kökeni: Fransızca aldéhyde
-
[isim, kimya]
Alkolleri oksitlendirme veya asitleri indirgeme yolu ile elde edilen uçucu bir sıvı
-
[isim, kimya]
Alkolleri oksitlendirme veya asitleri indirgeme yolu ile elde edilen uçucu bir sıvı
- ŞAHTERE
-
Kelime Kökeni: Farsça şāh + terre
-
[isim, bitki bilimi]
Şahteregillerden, tarla ve yol kenarlarında yetişen, 20-40 santimetre yüksekliğinde, çiçekleri hekimlikte kullanılan, çok yıllık ve otsu bir bitki (Fumaria officinalis)
-
[isim, bitki bilimi]
Şahteregillerden, tarla ve yol kenarlarında yetişen, 20-40 santimetre yüksekliğinde, çiçekleri hekimlikte kullanılan, çok yıllık ve otsu bir bitki (Fumaria officinalis)
- MÜNTEHA
-
Kelime Kökeni: Arapça muntehā
-
[isim, eskimiş]
Bakınız son
-
[sıfat]
Sona ermiş, bitmiş
-
[isim, eskimiş]
Bakınız son
- İMRAHOR
-
Kelime Kökeni: Arapça emīr + Farsça āḫūr
-
[isim, tarih]
Padişah ahırlarına ve onlarla ilgili gereçlere bakmakla görevli kimse
-
[isim, tarih]
Padişah ahırlarına ve onlarla ilgili gereçlere bakmakla görevli kimse
- ŞEHİRCİ
-
-
[isim]
Şehircilik uzmanı, şehircilikle uğraşan kimse; kentçi
-
[isim]
Şehircilik uzmanı, şehircilikle uğraşan kimse; kentçi
- AHMETLİ
-
-
[isim]
Manisa iline bağlı ilçelerden biri
-
[isim]
Manisa iline bağlı ilçelerden biri