İçinde h olan 7 harfli 664 kelime var. İçerisinde H harfi bulunan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Bir de başında h harfi olan kelimeler listesine ya da Sonu h harfi ile biten kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, İşlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu : Kelime bulma makinesi
Harf Sayısına Göre Kelimeler
Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.
Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)
- HAÇLAMA
-
-
[isim]
Haçlamak işi
-
[isim]
Haçlamak işi
- İRTİHAL
-
Kelime Kökeni : Arapça
-
[isim]
Ölüm
-
[isim]
Ölüm
- SEMAHAT
-
Kelime Kökeni : Arapça
-
[isim]
Cömertlik
-
[isim]
Cömertlik
- ZAHİREN
-
Kelime Kökeni : Arapça
-
[zarf]
Görünüşte, görünüşe göre
- "Zahiren ufak, ehemmiyetsiz, değersiz bir sebepten dolayı iki sevgili arasında bir nazlaşma kavgası." (Hüseyin Cahit Yalçın)
-
[zarf]
Görünüşte, görünüşe göre
- HAMİNNE
-
-
[isim]
Yaşlı ve saygı duyulan kadın
- "Haminnenin azatlıları bayramdan birkaç gün evvel geldiler." (Halide Edip Adıvar)
-
[isim]
Yaşlı ve saygı duyulan kadın
- HİÇLEME
-
-
[isim]
Hiçlemek durumu
-
[isim]
Hiçlemek durumu
- HARHARA
- ...
- HENDESE
-
Kelime Kökeni : Arapça
-
[isim]
Geometri
-
[isim]
Geometri
- İNHİRAF
-
Kelime Kökeni : Arapça
-
[isim]
Sapma, başka bir tarafa meyletme
-
[isim]
Sapma, başka bir tarafa meyletme
- İZDİHAM
-
Kelime Kökeni : Arapça
-
[isim]
Aşırı kalabalık, yığılma
- "Tıbbiyeli uzaklaşır fakat o izdiham içinde kızın teyzesi kaybolur." (Peyami Safa)
-
[isim]
Aşırı kalabalık, yığılma
- HAKLAMA
-
-
[isim]
Haklamak işi
-
[isim]
Haklamak işi
- HAVLUCU
-
-
[isim]
Havlu dokuyan veya satan kimse
-
[isim]
Havlu dokuyan veya satan kimse
- HUŞUNET
-
Kelime Kökeni : Arapça
-
[isim]
Sertlik, kabalık, kırıcılık
-
[isim]
Sertlik, kabalık, kırıcılık
- MUDHİKE
- ...
- MUHALİF
-
Kelime Kökeni : Arapça
-
Bir tutuma, bir görüşe, bir davranışa karşı olan, aykırı olan kimse
- "Muhaliflerin, Mecliste ordu aleyhine açtıkları cereyan devam ediyordu." (Atatürk)
-
[sıfat]
Aykırı
- "Fikrine, ümidine, arzusuna muhalif bir şeye rast gelince hemen bozulur." (Ömer Seyfettin)
-
Bir tutuma, bir görüşe, bir davranışa karşı olan, aykırı olan kimse
- HİNDİBA
-
Kelime Kökeni : Arapça
-
[isim]
Birleşikgillerden, yaprakları haşlanarak salata gibi yenebilen birkaç yıllık otsu bir bitki, güneğik, karakavuk (Cichorium endivia)
-
[isim]
Birleşikgillerden, yaprakları haşlanarak salata gibi yenebilen birkaç yıllık otsu bir bitki, güneğik, karakavuk (Cichorium endivia)
- HORULTU
-
-
[isim]
Horlama sesi
- "Biraz sonra biri ince, öteki kalın, iki horultu odayı kapladı." (Memduh Şevket Esendal)
-
[isim]
Horlama sesi
- MUAHEZE
-
Kelime Kökeni : Arapça
-
[isim]
Kınama, paylama, ayıplama
-
Eleştiri
-
[isim]
Kınama, paylama, ayıplama
- HANEDAN
-
Kelime Kökeni : Farsça
-
[isim]
Hükümdar, devlet büyüğü vb. bir kişiye dayanan soy, büyük aile
- "Hanedan prenslere dair başka hatıram yoktu." (Falih Rıfkı Atay)
-
[sıfat]
Belli ve büyük soydan gelen
-
[sıfat]
Eli açık ve konuksever
- "Bu benim dediklerim kalantor, zengin, elleri açık, hanedan kişilerdi." (Haldun Taner)
-
[isim]
Hükümdar, devlet büyüğü vb. bir kişiye dayanan soy, büyük aile
- HAYIRLI
-
-
[sıfat]
Yararı, hayrı olan
- "Dualarında hep hayırlı, dindar evlat isterdi." (Ömer Seyfettin)
-
Uğurlu, iyi, güzel
- "Hayırlı bir işe yardımda bulunmuş oluyorsunuz." (Refik Halit Karay)
-
[sıfat]
Yararı, hayrı olan