İçinde h olan 7 harfli 664 kelime var. İçerisinde H harfi bulunan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Bir de başında h harfi olan kelimeler listesine ya da sonu h harfi ile biten kelimeler listesine göz atmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, işlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu: Kelime bulma makinesi

Harf Sayısına Göre Kelimeler

Kelime bulma makinesi Kelime bulma makinesi

Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.


Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)

ŞEVAHİT

Kelime Kökeni: Arapça şevāhid

  1. [isim, eskimiş] Tanıklar
HASIRLI

  1. [sıfat] Hasırı olan, hasırla kaplanmış olan
    • "Geniş hasırlı sofanın bir kenarına da biz büzüşmüştük." (Falih Rıfkı Atay)
  2. [isim] Hasırla kaplanmış şişe
HATASIZ

  1. [sıfat] Hatası olmayan, yanlışlığı bulunmayan
    • "Hatasız bir ödev."
HASMANE

Kelime Kökeni: Arapça ḫaṣm + Farsça -āne

  1. [zarf] Bakınız düşmanca
HIRKALI

  1. [sıfat] Hırkası olan
ŞEHİRLİ

  1. [sıfat] Şehir halkından olan; kentli
    • "Şuraya buraya konmuş sıralara bilhassa yaşlı şehirliler oturur." (Burhan Felek)
LAHZADA

  1. [zarf] Kısa bir süre içinde
    • "Karısının yiyeceğini lahzada pişirir." (Halit Ziya Uşaklıgil)
KÜLHANİ

Kelime Kökeni: Farsça kulḫan + Arapça -ī

  1. [isim] Bakınız külhanbeyi
    • "Balıkçı Yakup iyidir, hoştur, sevimlidir, edepsizdir, külhanidir." (Sait Faik Abasıyanık)
  2. [ünlem] Hafif sövgü anlamı taşıyan bir okşama sözü
    • "Külhani, bak neler de biliyor!"
ŞEHNAME

Kelime Kökeni: Farsça şeh + nāme

  1. [isim, edebiyat] Hükümdarların niteliklerini, üstün başarılarını anlatan, mesnevi biçiminde yazılmış manzume
  2. Manzum olarak yazılmış tarih
REYHANİ

Kelime Kökeni: Arapça reyḥānī

  1. [sıfat] İnce nakışlı
  2. [isim] Arap harfleriyle yazılan bir yazı türü
EHLİDİL

Kelime Kökeni: Arapça ehl + Farsça dil

  1. [isim, eskimiş] Bakınız gönül eri
    • "Ehlidildir diyemem sinesi saf olmayana." (Nefi)
AHLAKEN

Kelime Kökeni: Arapça aḫlāḳen

  1. [zarf] Bakınız ahlakça
    • "Zavallı vatanım Abdalya, sen ahlaken bu kadar düşecek mi idin?" (Haldun Taner)
MEVHİBE

Kelime Kökeni: Arapça mevhibe

  1. [isim, eskimiş] Bağış, vergi, ihsan
    • "Bu, sanatımın bana bahşettiği bir mevhibedir." (Sait Faik Abasıyanık)
HIŞLAMA

  1. [isim] Hışlamak biçimi veya işi
ALDEHİT

Kelime Kökeni: Fransızca aldéhyde

  1. [isim, kimya] Alkolleri oksitlendirme veya asitleri indirgeme yolu ile elde edilen uçucu bir sıvı
ŞAHTERE

Kelime Kökeni: Farsça şāh + terre

  1. [isim, bitki bilimi] Şahteregillerden, tarla ve yol kenarlarında yetişen, 20-40 santimetre yüksekliğinde, çiçekleri hekimlikte kullanılan, çok yıllık ve otsu bir bitki (Fumaria officinalis)
MÜNTEHA

Kelime Kökeni: Arapça muntehā

  1. [isim, eskimiş] Bakınız son
  2. [sıfat] Sona ermiş, bitmiş
İMRAHOR

Kelime Kökeni: Arapça emīr + Farsça āḫūr

  1. [isim, tarih] Padişah ahırlarına ve onlarla ilgili gereçlere bakmakla görevli kimse
ŞEHİRCİ

  1. [isim] Şehircilik uzmanı, şehircilikle uğraşan kimse; kentçi
AHMETLİ

  1. [isim] Manisa iline bağlı ilçelerden biri
Kelime Anlamları Kaynağı : Türk Dil Kurumu Güncel Türkçe Sözlüğü