Başında duygu olan 20 kelime var. Duygu ile başlayan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe ile ilgili araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Ayrıca içinde duygu olan kelimeler listesine ya da sonu duygu ile biten kelimeler listesine göz atmak isteyebilirsiniz.

Karmaşık harflerden başında duygu bulunan kelimeleri bulmak için Kelime Bulma Makinesi'ni kullanabilirsiniz.

Harf Sayısına Göre Kelimeler

15 Harfli Kelimeler

DUYGULANIVERMEK

14 Harfli Kelimeler

DUYGULANDIRMAK, DUYGULANIVERME

13 Harfli Kelimeler

DUYGULANDIRMA

11 Harfli Kelimeler

DUYGUDAŞLIK, DUYGULANMAK, DUYGUSALLIK, DUYGUSUZLUK

10 Harfli Kelimeler

DUYGULANIM, DUYGULANIŞ, DUYGULANMA, DUYGULULUK

9 Harfli Kelimeler

DUYGUNLUK

8 Harfli Kelimeler

DUYGUDAŞ, DUYGUSAL, DUYGUSUZ

7 Harfli Kelimeler

DUYGUCA, DUYGULU

6 Harfli Kelimeler

DUYGUN

5 Harfli Kelimeler

DUYGU

Kelime bulma makinesi Kelime bulma makinesi

Duygu Harfleri ile Yazılabilecek Kelimeler

D G U U Y

5 Harfli Kelimeler

DUYGU

4 Harfli Kelimeler

DUYU, UYDU, UYGU

3 Harfli Kelimeler

DUY

2 Harfli Kelimeler

UY

Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.


Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)

DUYGULANIVERMEK

  1. [nesnesiz] Çabucak duygulanmak
    • "Biz de bol keseden duygulanıverdik, o atmosfer içinde." (Haldun Taner)
DUYGULANDIRMAK

  1. [-i] Duygulanmasını sağlamak, duygulanmasına sebep olmak; hislendirmek
    • "Tanzimat Dönemi'nde olduğu gibi bu dönemde de duygulandıran oyunlar yazılmıştır." (Metin And)
DUYGULANIVERME

  1. [isim] Duygulanıvermek durumu
DUYGULANDIRMA

  1. [isim] Duygulandırmak işi; hislendirme
DUYGUSALLIK

  1. [isim] Duygusal olma durumu
    • "Geçmişten söz etmek, çocukluğumdan söz etmek gibi tatlı bir duygusallığa götürür bizi." (Haldun Taner)
DUYGUDAŞLIK

  1. [isim] Aynı duyguları paylaşma; empati
    • "Düşmüş kadınları bu dönemin yazarlarının yücelterek duygudaşlıkla çizdiklerini görüyoruz." (Metin And)
  2. [ruh bilimi] Kendini duygu ve düşüncede bir başkasının yerine koyabilme; empati
DUYGUSUZLUK

  1. [isim] Duygusuz olma durumu; hissizlik
    • "İki dakika süren bu duygusuzluktan sonra bu üç dört satırın cehennemî manaları anlaşılmaya başladı." (Ahmet Hikmet Müftüoğlu)
  2. Duygusuzca davranış
DUYGULANMAK

  1. [nesnesiz] Bir olay, bir görünüm karşısında birdenbire güçlü duyguların etkisinde kalmak; hislenmek
    • "Annem o kadar duygulandı ki ağlamaya başladı." (Ayla Kutlu)
DUYGULULUK

  1. [isim] Tepkilerin öncelikle duygulara dayanması durumu; hislilik
    • "Duygululuk olsa olsa akılla bağdaştığı, aklın kontrolünde kaldığı ölçüde bir değer taşır." (Necati Cumalı)
  2. Çabuk, kolay heyecanlanma eğilimi
  3. Uyarımları almadaki incelik
DUYGULANIM

  1. [isim] Etkilenme, duygulanma; teessür
    • "Ona en azından iyi duygulanımlar vermem gerekirken üzüyorum onu." (Erhan Bener)
  2. [felsefe] Duyarlığın harekete geçişi
  3. [felsefe] Bir ruh durumunun dış sebeplerle değişmesi
  4. [felsefe] Tutkudan daha düzenli ancak daha güçsüz olan seçkin bir eğilim
  5. [ruh bilimi] İstenç ve anlıktan ayrı görülen, duygusal tepkiler gösterme durumu
DUYGULANMA

  1. [isim] Duygulanmak durumu; hislenme, ihtisas (I), tahassüs
  2. [ruh bilimi] İç salgı bezlerini de kapsayan türlü etkiler altında duygusal tepkiler gösterme
DUYGULANIŞ

  1. [isim] Duygulanma durumu; hisleniş
DUYGUNLUK

  1. [isim] Bakınız duyarlılık
DUYGUSAL

  1. [sıfat] Duygularla ilgili, duygulara dayanan; hissî
    • "Bu duygusal atmosferden etkileniyorum." (Ahmet Ümit)
  2. Duygunun ağır bastığı, duygunun aşırı etkilediği (eser veya insan)
    • "Tüm güzel ve yüce şeylere bayılırım. Doğuştan duygusalımdır ben." (Nâzım Hikmet)
DUYGUSUZ

  1. [sıfat] Duygusu, duyarlığı olmayan; hissiz
    • "Alığa döndüm, bir çuval pamuk kadar duygusuzum." (Aka Gündüz)
  2. Katı yürekli; hissiz
    • "Doktorlukta fazla duygulu olmaya yer yoktur ama, duygusuz görünmeye de hiç!" (Necip Fazıl Kısakürek)
DUYGUDAŞ

  1. [isim] Bir konuda duyguları diğer bir kişiyle aynı olan kimse
  2. Üyesi olmadığı hâlde bir partinin, bir kuruluşun görüşlerini benimseyen veya bir görüşü, bir öğretiyi, bir akımı tutan kimse; sempatizan
DUYGULU

  1. [sıfat] Duygusu, duyarlığı çok olan, kolay duygulanan; içli, duyar, inceden, hisli
    • "Doktorlukta fazla duygulu olmaya yer yoktur ama, duygusuz görünmeye de hiç!" (Necip Fazıl Kısakürek)
DUYGUCA

  1. [zarf] Duygu bakımından
DUYGUN

  1. [sıfat] Bakınız duyarlı
    • "Bizim kız biraz hayalci, biraz romantik, biraz çokça duygun olsaydı belki başka şeyler de öğrenecekti." (Memduh Şevket Esendal)
DUYGU

  1. [isim] Duyularla algılama; his, ihtisas (I)
    • "Bitkilerde duygu var mı?"
  2. Belirli nesne, olay veya bireylerin insanın iç dünyasında uyandırdığı izlenim; kalp (I)
    • "Bu laflarda gerçek payı ne kadar çoksa duygu payı da ondan az değildir." (Burhan Felek)
  3. Nesneleri veya olayları ahlaki ve estetik yönden değerlendirme yeteneği
  4. Kendine özgü bir ruhsal hareket ve hareketlilik
    • "Bütün bu hatıraların yerini bir tek duygu, fena bir duygu, 'fenayım, fena oluyorum, çok fenayım' duygusu kapladı." (Peyami Safa)
Kelime Anlamları Kaynağı : Türk Dil Kurumu Güncel Türkçe Sözlüğü