Başında duygu olan 20 kelime var. Duygu ile başlayan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe ile ilgili araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Ayrıca içinde duygu olan kelimeler listesine ya da sonu duygu ile biten kelimeler listesine göz atmak isteyebilirsiniz.
Karmaşık harflerden başında duygu bulunan kelimeleri bulmak için Kelime Bulma Makinesi'ni kullanabilirsiniz.
Harf Sayısına Göre Kelimeler
DUYGULANIVERMEK
DUYGULANDIRMAK, DUYGULANIVERME
DUYGULANDIRMA
DUYGUDAŞLIK, DUYGULANMAK, DUYGUSALLIK, DUYGUSUZLUK
DUYGULANIM, DUYGULANIŞ, DUYGULANMA, DUYGULULUK
DUYGUNLUK
DUYGUDAŞ, DUYGUSAL, DUYGUSUZ
DUYGUCA, DUYGULU
DUYGUN
DUYGU
Duygu Harfleri ile Yazılabilecek Kelimeler
5 Harfli Kelimeler
DUYGU
4 Harfli Kelimeler
DUYU, UYDU, UYGU
3 Harfli Kelimeler
DUY
2 Harfli Kelimeler
UY
Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.
Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)
- DUYGULANIVERMEK
-
-
[nesnesiz]
Çabucak duygulanmak
- "Biz de bol keseden duygulanıverdik, o atmosfer içinde."
-
[nesnesiz]
Çabucak duygulanmak
- DUYGULANDIRMAK
-
-
[-i]
Duygulanmasını sağlamak, duygulanmasına sebep olmak; hislendirmek
- "Tanzimat Dönemi'nde olduğu gibi bu dönemde de duygulandıran oyunlar yazılmıştır."
-
[-i]
Duygulanmasını sağlamak, duygulanmasına sebep olmak; hislendirmek
- DUYGULANIVERME
-
-
[isim]
Duygulanıvermek durumu
-
[isim]
Duygulanıvermek durumu
- DUYGULANDIRMA
-
-
[isim]
Duygulandırmak işi; hislendirme
-
[isim]
Duygulandırmak işi; hislendirme
- DUYGUSALLIK
-
-
[isim]
Duygusal olma durumu
- "Geçmişten söz etmek, çocukluğumdan söz etmek gibi tatlı bir duygusallığa götürür bizi."
-
[isim]
Duygusal olma durumu
- DUYGUDAŞLIK
-
-
[isim]
Aynı duyguları paylaşma; empati
- "Düşmüş kadınları bu dönemin yazarlarının yücelterek duygudaşlıkla çizdiklerini görüyoruz."
-
[ruh bilimi]
Kendini duygu ve düşüncede bir başkasının yerine koyabilme; empati
-
[isim]
Aynı duyguları paylaşma; empati
- DUYGUSUZLUK
-
-
[isim]
Duygusuz olma durumu; hissizlik
- "İki dakika süren bu duygusuzluktan sonra bu üç dört satırın cehennemî manaları anlaşılmaya başladı."
-
Duygusuzca davranış
-
[isim]
Duygusuz olma durumu; hissizlik
- DUYGULANMAK
-
-
[nesnesiz]
Bir olay, bir görünüm karşısında birdenbire güçlü duyguların etkisinde kalmak; hislenmek
- "Annem o kadar duygulandı ki ağlamaya başladı."
-
[nesnesiz]
Bir olay, bir görünüm karşısında birdenbire güçlü duyguların etkisinde kalmak; hislenmek
- DUYGULULUK
-
-
[isim]
Tepkilerin öncelikle duygulara dayanması durumu; hislilik
- "Duygululuk olsa olsa akılla bağdaştığı, aklın kontrolünde kaldığı ölçüde bir değer taşır."
-
Çabuk, kolay heyecanlanma eğilimi
-
Uyarımları almadaki incelik
-
[isim]
Tepkilerin öncelikle duygulara dayanması durumu; hislilik
- DUYGULANIM
-
-
[isim]
Etkilenme, duygulanma; teessür
- "Ona en azından iyi duygulanımlar vermem gerekirken üzüyorum onu."
-
[felsefe]
Duyarlığın harekete geçişi
-
[felsefe]
Bir ruh durumunun dış sebeplerle değişmesi
-
[felsefe]
Tutkudan daha düzenli ancak daha güçsüz olan seçkin bir eğilim
-
[ruh bilimi]
İstenç ve anlıktan ayrı görülen, duygusal tepkiler gösterme durumu
-
[isim]
Etkilenme, duygulanma; teessür
- DUYGULANMA
-
-
[isim]
Duygulanmak durumu; hislenme, ihtisas (I), tahassüs
-
[ruh bilimi]
İç salgı bezlerini de kapsayan türlü etkiler altında duygusal tepkiler gösterme
-
[isim]
Duygulanmak durumu; hislenme, ihtisas (I), tahassüs
- DUYGULANIŞ
-
-
[isim]
Duygulanma durumu; hisleniş
-
[isim]
Duygulanma durumu; hisleniş
- DUYGUNLUK
-
-
[isim]
Bakınız duyarlılık
-
[isim]
Bakınız duyarlılık
- DUYGUSAL
-
-
[sıfat]
Duygularla ilgili, duygulara dayanan; hissî
- "Bu duygusal atmosferden etkileniyorum."
-
Duygunun ağır bastığı, duygunun aşırı etkilediği (eser veya insan)
- "Tüm güzel ve yüce şeylere bayılırım. Doğuştan duygusalımdır ben."
-
[sıfat]
Duygularla ilgili, duygulara dayanan; hissî
- DUYGUSUZ
-
-
[sıfat]
Duygusu, duyarlığı olmayan; hissiz
- "Alığa döndüm, bir çuval pamuk kadar duygusuzum."
-
Katı yürekli; hissiz
- "Doktorlukta fazla duygulu olmaya yer yoktur ama, duygusuz görünmeye de hiç!"
-
[sıfat]
Duygusu, duyarlığı olmayan; hissiz
- DUYGUDAŞ
-
-
[isim]
Bir konuda duyguları diğer bir kişiyle aynı olan kimse
-
Üyesi olmadığı hâlde bir partinin, bir kuruluşun görüşlerini benimseyen veya bir görüşü, bir öğretiyi, bir akımı tutan kimse; sempatizan
-
[isim]
Bir konuda duyguları diğer bir kişiyle aynı olan kimse
- DUYGULU
-
-
[sıfat]
Duygusu, duyarlığı çok olan, kolay duygulanan; içli, duyar, inceden, hisli
- "Doktorlukta fazla duygulu olmaya yer yoktur ama, duygusuz görünmeye de hiç!"
-
[sıfat]
Duygusu, duyarlığı çok olan, kolay duygulanan; içli, duyar, inceden, hisli
- DUYGUCA
-
-
[zarf]
Duygu bakımından
-
[zarf]
Duygu bakımından
- DUYGUN
-
-
[sıfat]
Bakınız duyarlı
- "Bizim kız biraz hayalci, biraz romantik, biraz çokça duygun olsaydı belki başka şeyler de öğrenecekti."
-
[sıfat]
Bakınız duyarlı
- DUYGU
-
-
[isim]
Duyularla algılama; his, ihtisas (I)
- "Bitkilerde duygu var mı?"
-
Belirli nesne, olay veya bireylerin insanın iç dünyasında uyandırdığı izlenim; kalp (I)
- "Bu laflarda gerçek payı ne kadar çoksa duygu payı da ondan az değildir."
-
Nesneleri veya olayları ahlaki ve estetik yönden değerlendirme yeteneği
-
Kendine özgü bir ruhsal hareket ve hareketlilik
- "Bütün bu hatıraların yerini bir tek duygu, fena bir duygu, 'fenayım, fena oluyorum, çok fenayım' duygusu kapladı."
-
[isim]
Duyularla algılama; his, ihtisas (I)