İçinde gür olan 9 harfli 10 kelime var. İçerisinde GÜR bulunan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Bir de başında gür olan kelimeler listesine ya da sonu gür ile biten kelimeler listesine göz atmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, işlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu: Kelime bulma makinesi
Harf Sayısına Göre Kelimeler
Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.
Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)
- GÜRECİLİK
-
-
[isim, felsefe]
Bakınız devimselcilik
-
[isim, felsefe]
Bakınız devimselcilik
- GÜREŞİLME
-
-
[isim]
Güreşilmek işi
- "Bugün güreşçilerin son mütebaki (kalan) müsabakaları yapılacaktı, fakat yağmur güreşilme işini berbat etmiş."
-
[isim]
Güreşilmek işi
- GÜRÜLTÜCÜ
-
-
[sıfat]
Gürültü yapan veya gürültü çıkaran (kimse); velveleci, kavaracı
- "Uzun yıllar önce bir mahallede yaşayan bir ailenin gürültücü, haylaz, yaramaz bir çocuğu varmış."
-
[sıfat]
Gürültü yapan veya gürültü çıkaran (kimse); velveleci, kavaracı
- GÜRBÜZLÜK
-
-
[isim]
Gürbüz olma durumu
- "Gençlik ve gürbüzlük çekiciliği içinde bu topluluğun meydana getirmiş olduğu ahenk ve manzara, şu gurbet elinde bir gecemizi dolduran bir zevk olmak bakımından bize yetmekte idi."
-
[isim]
Gürbüz olma durumu
- GÜRLETMEK
-
-
[-i]
Gürlemesine sebep olmak
- "Onlardan öğrenir uğuldamayı / Gökleri gürleten sert fırtınalar"
-
[-i]
Gürlemesine sebep olmak
- GÜRÜLTÜLÜ
-
-
[sıfat]
Gürültüsü olan; tangırtılı
- "Dışarıdaki sofadan kalınlı inceli, gürültülü sesler işitildi."
-
Karışık olaylarla dolu
- "Biz söz gelişi, ülkemizin özellikle kentlerinde çok gürültülü bir yaşam sürdürüyoruz, insancıllığımız ise kimi zaman laubalilik durumuna bile gelmektedir."
-
[sıfat]
Gürültüsü olan; tangırtılı
- FİGÜRATİF
-
Kelime Kökeni: Fransızca figuratif
-
[sıfat]
Dış gerçeği somut biçimde yansıtan, içinde insan, hayvan ve doğa ögeleri bulunan (resim veya heykel); betili
-
[sıfat]
Dış gerçeği somut biçimde yansıtan, içinde insan, hayvan ve doğa ögeleri bulunan (resim veya heykel); betili
- GÜRÜLDEME
-
-
[isim]
Gürüldemek işi
- "Atlamalarıyla silah seslerinin gürüldemesi bir oldu. Kanlı vücutları yana yana, pat pat ederek yere yuvarlandı."
-
[isim]
Gürüldemek işi
- GÜRCİSTAN
-
-
[isim]
Kafkasya'da, Karadeniz kıyısında bir ülke; başkenti Tiflis
-
[isim]
Kafkasya'da, Karadeniz kıyısında bir ülke; başkenti Tiflis
- GÜRLEŞMEK
-
-
[nesnesiz]
Gür bir duruma gelmek
- "Kağnı yaklaştıkça o türküyü söyleyen şu garibin sesi dahi gürleşti. Ah, o türkü! Dinleyenin yüreğini delen türkü."
-
[nesnesiz]
Gür bir duruma gelmek