Başında gür olan 55 kelime var. Gür ile başlayan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe ile ilgili araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Ayrıca içinde gür olan kelimeler listesine ya da sonu gür ile biten kelimeler listesine göz atmak isteyebilirsiniz.

Karmaşık harflerden başında gür bulunan kelimeleri bulmak için Kelime Bulma Makinesi'ni kullanabilirsiniz.

Harf Sayısına Göre Kelimeler

13 Harfli Kelimeler

GÜREŞTİRİLMEK, GÜRÜLTÜSÜZLÜK

12 Harfli Kelimeler

GÜRBÜZLEŞMEK, GÜREŞEBİLMEK, GÜREŞTİRİLME, GÜRGENGİLLER, GÜRLEŞTİRMEK, GÜRÜLTÜCÜLÜK, GÜRÜLTÜSÜZCE

11 Harfli Kelimeler

GÜRBÜZLEŞME, GÜRCİSTANLI, GÜREŞEBİLME, GÜREŞTİRMEK, GÜRLEŞTİRME

10 Harfli Kelimeler

GÜREŞÇİLİK, GÜREŞİLMEK, GÜREŞTİRME, GÜRGENTEPE, GÜRÜLDEMEK, GÜRÜLTÜSÜZ

9 Harfli Kelimeler

GÜRBÜZLÜK, GÜRCİSTAN, GÜRECİLİK, GÜREŞİLME, GÜRLEŞMEK, GÜRLETMEK, GÜRÜLDEME, GÜRÜLTÜCÜ, GÜRÜLTÜLÜ

8 Harfli Kelimeler

GÜREŞMEK, GÜRLEMEK, GÜRLEŞME, GÜRLETME, GÜRLEYİŞ, GÜROYMAK, GÜRPEDEK, GÜRPINAR, GÜRSOLUK

7 Harfli Kelimeler

GÜRCÜCE, GÜREŞÇİ, GÜREŞME, GÜRLEME, GÜRÜLTÜ

6 Harfli Kelimeler

GÜRBÜZ, GÜRGEN, GÜRLEK, GÜRLÜK

5 Harfli Kelimeler

GÜRCÜ, GÜREŞ, GÜRSU, GÜRUH, GÜRÜN

4 Harfli Kelimeler

GÜRE, GÜRZ

3 Harfli Kelimeler

GÜR

Kelime bulma makinesi Kelime bulma makinesi

Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.


Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)

GÜREŞTİRİLMEK

  1. [nesnesiz] Güreştirme işi yapılmak
    • "Sonra üç erkek çocuk, döşeğin üzerinde güreştirilir." (Kemal Polat)
GÜRÜLTÜSÜZLÜK

  1. [isim] Gürültüsüz olma durumu
GÜRLEŞTİRMEK

  1. [-i] Gürleşme işi yaptırılmak
    • "Güz soğuğu iyiden iyiye kendini hissettiriyordu. Birkaç parça odun atarak ateşi gürleştirdi." (Cevdet Gündemir)
GÜRBÜZLEŞMEK

  1. [nesnesiz] Gelişmek, gürbüz duruma gelmek
    • "Büsbütün gürbüzleşmiş ormanların çam, meşe, kestane gibi çeşit çeşit ağaçlarıyla örtülü dalga dalga dağlar bütün huşunetlerini kaybederek kadife yığınları hâline gelmiş." (İsmail Habib Sevük)
GÜRÜLTÜCÜLÜK

  1. [isim] Gürültücü olma durumu; velvelecilik, kavaracılık
    • "Bilmem bu gürültücülük illeti bize nereden geldi? Bu, hiç şüphe yok, Türklere Akdeniz limanlarından veya limanlar halkından bulaşma bir hastalıktır." (Falih Rıfkı Atay)
GÜREŞEBİLMEK

  1. [nesnesiz, -le] Güreşme ihtimali veya imkânı bulunmak
  2. Güreşmeye gücü yetmek
  3. Güreşme becerisi bulunmak
  4. [mecaz] Mücadele edebilmek, baş edebilmek
    • "Şu hâlde kütleleri avuçları içinde tutan bu heyula kuvvetlerle güreşebilmek için ilk iş, ihmal, gaflet ve kayıtsızlık yıllarımızın hatalarını kabul etmek basiretini göstermemizdir." (Sâmiha Ayverdi)
GÜREŞTİRİLME

  1. [isim] Güreştirilmek işi
GÜRGENGİLLER

  1. [isim, bitki bilimi] İki çeneklilerden, gürgen, huş, fındık, kızılağaç vb. kerestelik ağaçları içine alan, çiçek durumları tırtılsı bir familya
GÜRÜLTÜSÜZCE

  1. [zarf] Gürültüsüz bir biçimde
    • "Önüne bakışlara, geri geri çekilişlere, gürültüsüzce ayağa kalkışlara, büyüklerin önlerine geçmeyişlere İstanbul terbiyesi denirdi." (Orhan Seyfi Orhon)
GÜRLEŞTİRME

  1. [isim] Gürleştirmek işi
    • "Dili asla tam bir kurtuluşa ve kendini gürleştirme imkânına kavuşturamıyordu." (Zeynep Korkmaz)
GÜREŞTİRMEK

  1. [-i, -le] Güreş yaptırmak
    • "Osmanlılığın şanından olan pehlivan beslemek, güreştirmek, atıcılık yapmak ve ava gitmek gibi işler yaptı." (Ahmet Şimşirgil)
GÜRBÜZLEŞME

  1. [isim] Gürbüzleşmek işi
    • "Bundan sonradır ki milliyetçilik şiir ve sanat havası içinde artan bir hızla serpilme ve gürbüzleşme yolunu tuttu." (Ali Nüzhet Göksel)
GÜRCİSTANLI

  1. [isim] Gürcistan’da yaşayan halk veya bu halkın soyundan olan kimse
GÜREŞEBİLME

  1. [isim] Güreşebilmek işi
GÜRÜLTÜSÜZ

  1. [sıfat] Gürültüsü olmayan
    • "Hamit'in bir özelliği de gürültüsüz yerde çalışamamasıdır." (Salâh Birsel)
  2. Kimseyi tedirgin etmeyen veya kimsenin dikkatini çekmeyen
    • "Güneş sessiz sessiz yükseliyor, ay gürültüsüz bir gökyüzü seyahati yapıyor, yıldızlar sükûn içinde pırıldıyor…" (Ali Nihad Tarlan)
GÜRGENTEPE

  1. [isim] Ordu iline bağlı ilçelerden biri
GÜRÜLDEMEK

  1. [nesnesiz] Çok hızlı ve gürültülü ses çıkarmak
    • "Peşinden kibirli bulutlar perde perde gürüldedi. Ardından çatırtıyla bir şimşek daha çaktı." (Fatih Adalı)
GÜREŞÇİLİK

  1. [isim, spor] Güreşçinin yaptığı iş; pehlivanlık
    • "Futboldan sonra tek başına ve kulüp kadrolarına dâhil olmamak üzere alaturka yapılan güreşçilik gelir." (Rıfat N. Bali)
GÜREŞTİRME

  1. [isim] Güreştirmek işi
    • "Bu deve güreştirme Orta Asya’dan gelmiş olsa gerek." (Mehmet Eröz)
GÜREŞİLMEK

  1. [nesnesiz] Güreş yapılmak
    • "Çünkü, öküzle, toprakla güreşilir, ama makineyle alt alta üst üste boğuşarak güreşilmez." (Aziz Nesin)
Kelime Anlamları Kaynağı : Türk Dil Kurumu Güncel Türkçe Sözlüğü