İçinde gür olan 8 harfli 13 kelime var. İçerisinde GÜR bulunan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Bir de başında gür olan kelimeler listesine ya da sonu gür ile biten kelimeler listesine göz atmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, işlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu: Kelime bulma makinesi

Harf Sayısına Göre Kelimeler

Kelime bulma makinesi Kelime bulma makinesi

Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.


Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)

GÜRLEMEK

  1. [nesnesiz] Kalın ve gür ses çıkarmak
    • "Pala bıyıklı adamın sesi kapının önünde gürledi." (Osman Cemal Kaygılı)
  2. [mecaz] Kuvvetli ve etkili bir biçimde varlığını göstermek
    • "Halk için, halkla beraber her güçlüğü yeneceğine inanarak dağlar gibi gürlüyor." (Eflâtun Cem Güney)
ERGÜRMEK

  1. [-e, -i, ağızlardan] Ulaştırmak, eriştirmek
    • "Âşık olan eder kanı / Ergürür muradıma beni / Gayet tenha buldum seni / Hemen vazgeçtin mi benden" (Halk türküsü)
GÜROYMAK

  1. [isim] Bitlis iline bağlı ilçelerden biri
HÜNGÜRTÜ

  1. [isim] Hüngürdeme sırasında çıkan sesin adı
    • "Ağıt, hüngürtü birbirine karışmıştı." (Ümit Kaftancıoğlu)
GÜRPINAR

  1. [isim] Van iline bağlı ilçelerden biri
ÖZGÜRLÜK

  1. [isim] Herhangi bir kısıtlamaya, zorlamaya bağlı olmaksızın düşünme veya davranma, herhangi bir şarta bağlı olmama durumu; azadelik
    • "Özgürlüğünün ilk gününde meyhanedeki arkadaşları ona dostça öğütler verdiler." (İhsan Oktay Anar)
  2. Her türlü dış etkiden bağımsız olarak insanın kendi iradesine, kendi düşüncesine dayanarak karar vermesi durumu; hürlük, hürriyet
    • "Özgürlük görece bir kavramdır, onu oldum olasıya bilmişimdir." (Azra Erhat)
GÜRPEDEK

  1. [zarf] Bakınız ansızın
    • "Dağın dört yanına yayılı kollarını çekip de bir yerde toplamış, yükseklerden taşa taşa gelip de Feyezan’ı gürpedek sarıp sarmalamış gibiydi." (Oğuzhan Yeşiltuna)
GÜRLEŞME

  1. [isim] Gürleşmek işi
    • "Hasan daha dik, gürleşme çabasında sesini o yana çevirdi: Sefil Ali emmime gidiyorum ben!" (Mustafa Necati Sepetçioğlu)
GÜREŞMEK

  1. [nesnesiz, -le, spor] İki kişi türlü oyunlarla birbirinin sırtını yere getirmeye çalışmak; yıkışmak
    • "Artık çayırlıklarda soyunup yağlanıp güreşemiyorlardı." (Ömer Seyfettin)
  2. [mecaz] Mücadele etmek
GÜRSOLUK

  1. [zarf] Bakınız soluk soluğa
    • "Çocukcağız gürsoluk, olup biteni, duyduklarını, gördüklerini anlattı." (Gürbüz Sazak)
GÜRLEYİŞ

  1. [isim] Gürlemek işi
    • "Gök yine gürledi. Hem de ne gürleyiş... Patlayan bir bombanın sesi gibiydi." (Ekrem Güneş)
GÜRLETME

  1. [isim] Gürletmek işi
FİGÜRSÜZ

  1. [sıfat] Figürü olmayan
Kelime Anlamları Kaynağı : Türk Dil Kurumu Güncel Türkçe Sözlüğü