İçinde gür olan 8 harfli 13 kelime var. İçerisinde GÜR bulunan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Bir de başında gür olan kelimeler listesine ya da sonu gür ile biten kelimeler listesine göz atmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, işlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu: Kelime bulma makinesi
Harf Sayısına Göre Kelimeler
Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.
Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)
- GÜRLEMEK
-
-
[nesnesiz]
Kalın ve gür ses çıkarmak
- "Pala bıyıklı adamın sesi kapının önünde gürledi."
-
[mecaz]
Kuvvetli ve etkili bir biçimde varlığını göstermek
- "Halk için, halkla beraber her güçlüğü yeneceğine inanarak dağlar gibi gürlüyor."
-
[nesnesiz]
Kalın ve gür ses çıkarmak
- ERGÜRMEK
-
-
[-e, -i, ağızlardan]
Ulaştırmak, eriştirmek
- "Âşık olan eder kanı / Ergürür muradıma beni / Gayet tenha buldum seni / Hemen vazgeçtin mi benden"
-
[-e, -i, ağızlardan]
Ulaştırmak, eriştirmek
- GÜROYMAK
-
-
[isim]
Bitlis iline bağlı ilçelerden biri
-
[isim]
Bitlis iline bağlı ilçelerden biri
- HÜNGÜRTÜ
-
-
[isim]
Hüngürdeme sırasında çıkan sesin adı
- "Ağıt, hüngürtü birbirine karışmıştı."
-
[isim]
Hüngürdeme sırasında çıkan sesin adı
- GÜRPINAR
-
-
[isim]
Van iline bağlı ilçelerden biri
-
[isim]
Van iline bağlı ilçelerden biri
- ÖZGÜRLÜK
-
-
[isim]
Herhangi bir kısıtlamaya, zorlamaya bağlı olmaksızın düşünme veya davranma, herhangi bir şarta bağlı olmama durumu; azadelik
- "Özgürlüğünün ilk gününde meyhanedeki arkadaşları ona dostça öğütler verdiler."
-
Her türlü dış etkiden bağımsız olarak insanın kendi iradesine, kendi düşüncesine dayanarak karar vermesi durumu; hürlük, hürriyet
- "Özgürlük görece bir kavramdır, onu oldum olasıya bilmişimdir."
-
[isim]
Herhangi bir kısıtlamaya, zorlamaya bağlı olmaksızın düşünme veya davranma, herhangi bir şarta bağlı olmama durumu; azadelik
- GÜRPEDEK
-
-
[zarf]
Bakınız ansızın
- "Dağın dört yanına yayılı kollarını çekip de bir yerde toplamış, yükseklerden taşa taşa gelip de Feyezan’ı gürpedek sarıp sarmalamış gibiydi."
-
[zarf]
Bakınız ansızın
- GÜRLEŞME
-
-
[isim]
Gürleşmek işi
- "Hasan daha dik, gürleşme çabasında sesini o yana çevirdi: Sefil Ali emmime gidiyorum ben!"
-
[isim]
Gürleşmek işi
- GÜREŞMEK
-
-
[nesnesiz, -le, spor]
İki kişi türlü oyunlarla birbirinin sırtını yere getirmeye çalışmak; yıkışmak
- "Artık çayırlıklarda soyunup yağlanıp güreşemiyorlardı."
-
[mecaz]
Mücadele etmek
-
[nesnesiz, -le, spor]
İki kişi türlü oyunlarla birbirinin sırtını yere getirmeye çalışmak; yıkışmak
- GÜRSOLUK
-
-
[zarf]
Bakınız soluk soluğa
- "Çocukcağız gürsoluk, olup biteni, duyduklarını, gördüklerini anlattı."
-
[zarf]
Bakınız soluk soluğa
- GÜRLEYİŞ
-
-
[isim]
Gürlemek işi
- "Gök yine gürledi. Hem de ne gürleyiş... Patlayan bir bombanın sesi gibiydi."
-
[isim]
Gürlemek işi
- GÜRLETME
-
-
[isim]
Gürletmek işi
-
[isim]
Gürletmek işi
- FİGÜRSÜZ
-
-
[sıfat]
Figürü olmayan
-
[sıfat]
Figürü olmayan