İçinde gü olan 8 harfli 113 kelime var. İçerisinde GÜ bulunan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Bir de başında gü olan kelimeler listesine ya da Sonu gü ile biten kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, İşlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu : Kelime bulma makinesi
Harf Sayısına Göre Kelimeler
Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.
Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)
- GÜMBEDEK
-
-
[zarf]
Gümbürdeyerek
-
Beklenmedik bir zamanda, birdenbire
-
[zarf]
Gümbürdeyerek
- ÖRGÜTSEL
-
-
[sıfat]
Örgütle ilgili
- "Sanatçı takımının aktif olarak örgütsel bir faaliyette bulunacağını sanmam." (Ahmet Ümit)
-
[sıfat]
Örgütle ilgili
- ÖZGÜRLÜK
-
-
[isim]
Herhangi bir kısıtlamaya, zorlamaya bağlı olmaksızın düşünme veya davranma, herhangi bir şarta bağlı olmama durumu, serbestî
- "... her çeşit baskı, sanatın özgürlüğünü yok eder." (Yaşar Nabi Nayır)
-
Her türlü dış etkiden bağımsız olarak insanın kendi iradesine, kendi düşüncesine dayanarak karar vermesi durumu, hürriyet
- "Özgürlük görece bir kavramdır, onu oldum olasıya bilmişimdir." (Azra Erhat)
-
[isim]
Herhangi bir kısıtlamaya, zorlamaya bağlı olmaksızın düşünme veya davranma, herhangi bir şarta bağlı olmama durumu, serbestî
- GÜLBAHAR
-
Kelime Kökeni : Farsça
-
[isim]
Kırmızı boya elde etmede kullanılan iyi bir cins toprak
-
Bir tavla oyunu
-
[isim]
Kırmızı boya elde etmede kullanılan iyi bir cins toprak
- GÜNLEMEK
-
-
[-i]
Günü belirlemek, tarihlendirmek
-
[-i]
Günü belirlemek, tarihlendirmek
- GÜRLEYİŞ
-
-
[isim]
Gürleme işi veya biçimi
-
[isim]
Gürleme işi veya biçimi
- GÜRLETME
- ...
- GÜNDÜZLÜ
-
-
[sıfat]
Okula gündüz giden, yatılı olmayan (öğrenci), yatısız, nehari
- "Akşam etütte yoklama yapılınca o kargaşalıkta iki açıkgöz arkadaşımızın gündüzlülere karışıp mektepten kaçtıkları anlaşıldı." (Haldun Taner)
-
[sıfat]
Okula gündüz giden, yatılı olmayan (öğrenci), yatısız, nehari
- GÜRSOLUK
- ...
- BERGÜZAR
-
Kelime Kökeni : Farsça
-
[isim]
Anmak için verilen hatıra, armağan, yadigâr
- "Büyük babanın zamanında bergüzarmış, ne yapayım, kıramadım." (Ercüment Ekrem Talu)
-
[isim]
Anmak için verilen hatıra, armağan, yadigâr
- GÜLŞEHİR
- ...
- SÜRGÜSÜZ
-
-
[sıfat]
Sürgüsü olmayan
-
[sıfat]
Sürgüsü olmayan
- GÜNDÜZÜN
-
-
[zarf]
Gündüz vaktinde
-
[zarf]
Gündüz vaktinde
- GÜZLEMEK
-
-
[nsz]
Güzü bir yerde geçirmek
- "Bu yıl güneyde güzledik."
-
[nsz]
Güzü bir yerde geçirmek
- ERGÜRMEK
-
-
[-i]
Ulaştırmak, eriştirmek
- "Âşık olan eder kanı / Ergürür muradıma beni / Gayet tenha buldum seni / Hemen vazgeçtin mi benden." (Halk türküsü)
-
[-i]
Ulaştırmak, eriştirmek
- GÜNGÖREN
- ...
- GÜLİSTAN
-
Kelime Kökeni : Farsça
-
[isim]
Gül bahçesi
-
Huzurlu, rahat ve zenginlik dolu yer
- "Hayat her zaman gülistan değil, amcacığım." (Mahmut Yesari)
-
[isim]
Gül bahçesi
- DÜZGÜSEL
-
-
[sıfat]
Kurallarla, yasalarla ilgili olan, kural, yasa koyan, normatif
-
Belirlenmiş kalıplar içinde olan, normatif
-
[sıfat]
Kurallarla, yasalarla ilgili olan, kural, yasa koyan, normatif
- GÜÇLENME
-
-
[isim]
Güçlenmek işi
-
[isim]
Güçlenmek işi
- GÜNCELİK
-
-
[isim]
Günce yazılan defter, muhtıra
-
[isim]
Günce yazılan defter, muhtıra