İçinde göz olan 6 harfli 9 kelime var. İçerisinde GÖZ bulunan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Bir de başında göz olan kelimeler listesine ya da sonu göz ile biten kelimeler listesine göz atmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, işlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu: Kelime bulma makinesi
Harf Sayısına Göre Kelimeler
Göz Harfleri ile Yazılabilecek Kelimeler
G Z Ö
3 Harfli Kelimeler
GÖZ
2 Harfli Kelimeler
ÖZ
Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.
Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)
- GÖZEVİ
-
-
[isim, anatomi]
Bakınız göz yuvası
- "Şimdi yeşil mavi gözleri daha keskin, gözevleri daha çöküktü."
-
[isim, anatomi]
Bakınız göz yuvası
- GÖZLÜK
-
-
[isim]
Görme bozukluğu olan gözlerin daha iyi görmesine veya gözleri korumaya yarayan, bir çerçeveye yerleştirilmiş çift camdan oluşan araç; camekân
- "Kendimi bu sarhoşluktan kurtarayım diye gözlüğümü başkasına verip kıyıya çöktüm."
-
Atların çevreden ürkmemeleri için gözlerinin iki yanına takılan siper
-
Bakınız gözene
-
[isim]
Görme bozukluğu olan gözlerin daha iyi görmesine veya gözleri korumaya yarayan, bir çerçeveye yerleştirilmiş çift camdan oluşan araç; camekân
- GÖZENE
-
-
[isim, ağızlardan]
Kovandan bal alırken arılardan korunmak için başa giyilen, ön tarafı telden başlık; gözlük
-
[isim, ağızlardan]
Kovandan bal alırken arılardan korunmak için başa giyilen, ön tarafı telden başlık; gözlük
- GÖZLEM
-
-
[isim]
Bir nesnenin, olayın veya bir gerçeğin, niteliklerinin bilinmesi amacıyla, dikkatli ve planlı olarak ele alınıp incelenmesi; müşahede
- "Onun romanları düş gücüne değil, gözlem gücüne dayanır."
-
İnceleme sonucu elde edilen değer; müşahede
-
[gök bilimi]
Bir gök cismini, bir gök olayını çıplak gözle veya bir araç yardımıyla izleyerek görülen değerleri tespit etme işlemi; rasat
- "Gök bilimci gözlemle, kimya bilgini ise deneyle gerçeğe varmaya çalışır."
-
[edebiyat]
Bir yazı veya eseri yazmaya başlamadan önce konusuyla ilgili gerekli bilgi, deney, inceleme ve araştırma yapma işi
-
[felsefe]
Çeşitli araç ve gereçlerin yardımıyla olayların sebeplerini bilmek için uygulanan bilimsel yöntem
-
[isim]
Bir nesnenin, olayın veya bir gerçeğin, niteliklerinin bilinmesi amacıyla, dikkatli ve planlı olarak ele alınıp incelenmesi; müşahede
- CİNGÖZ
-
-
[sıfat, mecaz]
Bakınız açıkgöz
-
[sıfat, mecaz]
Bakınız açıkgöz
- GÖZEME
-
-
[isim]
Gözemek işi
-
[isim]
Gözemek işi
- GÖZSÜZ
-
-
[sıfat]
Gözü olmayan
- "Gözsüz masa."
-
Gözü görmeyen
-
[sıfat]
Gözü olmayan
- GÖZELİ
-
-
[sıfat]
Gözesi olan
-
[sıfat]
Gözesi olan
- CAMGÖZ
-
-
[isim, hayvan bilimi]
Deniz kıyısına yakın yaşayan, yanlarında veya sırtında beyaz lekeleri bulunan, gözü parlak olan, eti yenebilen bir tür köpek balığı (Galeius canis)
- "Sardalyalar, camgözün üzerlerine geldiğini, artık kokusundan mı, denizi dalgalandırmasından mı, yoksa başka bir şeyden mi, her nedense hemen anlarlar."
-
[isim, hayvan bilimi]
Deniz kıyısına yakın yaşayan, yanlarında veya sırtında beyaz lekeleri bulunan, gözü parlak olan, eti yenebilen bir tür köpek balığı (Galeius canis)