Sonunda göz olan 12 kelime var. GÖZ ile biten kelimeler listesini inceleyerek aradığınız kelimeleri bulabilirsiniz. Türkçe araştırmalarınızda, scrabble oyununda bu kelimeleri kullanabilirsiniz. Ayrıca içinde göz olan kelimeler listesine ya da başında göz olan kelimeler listesine göz atmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, işlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu: Kelime bulma makinesi

Harf Sayısına Göre Kelimeler

8 Harfli Kelimeler

ALTINGÖZ, YALINGÖZ

7 Harfli Kelimeler

AÇIKGÖZ, AYNAGÖZ, KARAGÖZ, PARAGÖZ, SARIGÖZ, TEPEGÖZ

6 Harfli Kelimeler

CAMGÖZ, CİNGÖZ

5 Harfli Kelimeler

AÇGÖZ

3 Harfli Kelimeler

GÖZ

Kelime bulma makinesi Kelime bulma makinesi

Göz Harfleri ile Yazılabilecek Kelimeler

G Z Ö

3 Harfli Kelimeler

GÖZ

2 Harfli Kelimeler

ÖZ

Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.


Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)

ALTINGÖZ

  1. [isim, hayvan bilimi] Çift kanatlılardan, polen, nektar ve öz su ile beslenen, erişkinleri yaklaşık 12-20 mm olabilen, uzun antenli, gövdesi soluk yeşil, kanatları şeffaf, solgun gri, altın renkli gözleri parlak, çırpınarak uçan bir tür sinek (Chrysoperla carnea)
YALINGÖZ

  1. [isim, hayvan bilimi] Bir tür kertenkele
TEPEGÖZ

  1. [isim] Derslerde, konferanslarda asetat üzerine yazılan yazıyı veya grafiği kuvvetli bir ışık kaynağı aracılığıyla perdeye yansıtan optik araç
  2. [sıfat] Dar alınlı, gözleri saçlarının bittiği yere çok yakın görünen (kimse)
  3. [sıfat] Dikkatsizce, sağa sola çarparak yürüyen (kimse)
  4. [hayvan bilimi] Medine kurdunun ara konakçısı, tepegözlerin örnek türü olan küçük kabuklu bir hayvan (Cyclops strenuus)
SARIGÖZ

  1. [isim, hayvan bilimi] İzmaritgillerden, rengi altın sarısı olan, Atlantik Okyanusu'nda ve Akdeniz'de yaşayan bir balık (Sargus salvieri)
KARAGÖZ

  1. [isim] Deve derisinden veya mukavvadan kesilip boyanmış insan biçimlerini beyaz bir perde üzerine arkadan ışık vererek yansıtma yoluyla oynatmaya dayalı bir gösteri oyunu
  2. Bu oyunda halk görüşünü ve duyuşunu yansıtan kimse
PARAGÖZ

  1. [sıfat, mecaz] Parayı çok seven, paraya çok düşkün (kimse); para canlısı, paragözlü
    • "Bundan dolayı bu paragöz adamın sırf körpeliğinden dolayı aldığı ufak tefek kızcağızı herkes görmek istiyordu." (Halide Edip Adıvar)
AYNAGÖZ

  1. [sıfat, mecaz] Bakınız açıkgöz
    • "Küçük oğul köşede bucakta pinekler, büyük oğul da aynagöz ortada dolaşırdı." (Sermet Muhtar Alus)
AÇIKGÖZ

  1. [sıfat, mecaz] Uyanık davranarak çıkar sağlayan, imkânlardan kurnazca yararlanmayı bilen; aynagöz, cingöz, uyanık
    • "Bu insanların alabildiğine açıkgöz ve çakır pençe olduklarını bir kere daha anlardık." (Ahmet Hamdi Tanpınar)
CAMGÖZ

  1. [isim, hayvan bilimi] Deniz kıyısına yakın yaşayan, yanlarında veya sırtında beyaz lekeleri bulunan, gözü parlak olan, eti yenebilen bir tür köpek balığı (Galeius canis)
    • "Sardalyalar, camgözün üzerlerine geldiğini, artık kokusundan mı, denizi dalgalandırmasından mı, yoksa başka bir şeyden mi, her nedense hemen anlarlar." (Aziz Nesin)
CİNGÖZ

  1. [sıfat, mecaz] Bakınız açıkgöz
AÇGÖZ

  1. [sıfat, mecaz] Bakınız açgözlü
GÖZ

  1. [isim, anatomi] Görme organı; basar, ayn, çeşm, dide
  2. Bazı deyimlerde, görme ve bakma
    • "Gözden geçirmek. Gözden kaybolmak. Göz önünde. Gözü keskin."
  3. Bakınız oda
    • "Şu fakir mahallede bir göz evim olsaydı / Nasıl sevinç içinde çıkardım şu yokuşu" (Ziya Osman Saba)
  4. Bakış, görüş
    • "Bu sefer alacaklı gözüyle baktım."
  5. Bakınız kaynak (I)
    • "Asıl felaket bu pınara sırt çevirmek, bu pınarın gözlerine taş tıkamak değil de ne olurdu?" (Tarık Buğra)
  6. Delik, boşluk
    • "İğnenin gözü."
    • "Köprünün gözleri karış karış kazılmıştır." (Sait Faik Abasıyanık)
  7. Bakınız çekmece
    • "Masanın gözleri."
  8. Terazi kefesi
  9. Bakınız nazar
    • "İnsanı gözle yiyip bitirirler." (Ömer Seyfettin)
  10. Sevgi, ilgi, gönül bağlantısı
    • "Gözüm canım efendim."
  11. Ağacın tomurcuk veren yerlerinden her biri
    • "Göz aşısı."
  12. Bakınız hane
    • "Dama tahtasında altmış dört göz vardır."
  13. Bazı yaraların uç bölümü
    • "Çıbanın gözü."
Kelime Anlamları Kaynağı : Türk Dil Kurumu Güncel Türkçe Sözlüğü