İçinde göl olan 50 kelime var. İçerisinde GÖL bulunan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Bir de başında göl olan kelimeler listesine ya da sonu göl ile biten kelimeler listesine göz atmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, işlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu: Kelime bulma makinesi

Harf Sayısına Göre Kelimeler

15 Harfli Kelimeler

GÖLGELEYEBİLMEK

14 Harfli Kelimeler

GÖLGELENDİRMEK, GÖLGELEYEBİLME

13 Harfli Kelimeler

GÖLGELENDİRME, MİNAREGÖLGESİ

11 Harfli Kelimeler

BİNGÖLLÜLÜK, GÖLGELENMEK, GÖLGELİKSİZ, GÖLGESİZLİK

10 Harfli Kelimeler

GÖLGELEMEK, GÖLGELENİŞ, GÖLGELENME, GÖLGELEYİŞ, GÖLGELİKLİ, GÖLMARMARA

9 Harfli Kelimeler

GÖLGELEME, GÖLGEVARİ, GÖLLENMEK, GÖLLEŞMEK, GÖLPAZARI

8 Harfli Kelimeler

BİNGÖLLÜ, GÖLALASI, GÖLERMEK, GÖLGECİL, GÖLGELİK, GÖLGESİZ, GÖLHİSAR, GÖLLEMEK, GÖLLENME, GÖLLEŞME

7 Harfli Kelimeler

GÖLBAŞI, GÖLERME, GÖLGELİ, GÖLLEME, GÖLYAKA, SARIGÖL

6 Harfli Kelimeler

ACIGÖL, BİNGÖL, GÖLCÜK, GÖLCÜL, GÖLKÖY, GÖLLÜK, GÖLOVA, İNEGÖL

5 Harfli Kelimeler

GÖLEK, GÖLET, GÖLGE, GÖLÜK

4 Harfli Kelimeler

GÖLE

3 Harfli Kelimeler

GÖL

Kelime bulma makinesi Kelime bulma makinesi

Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.


Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)

GÖLGELEYEBİLMEK

  1. [-i] Gölgeleme ihtimali veya imkânı bulunmak
  2. Gölgeleme becerisi bulunmak
GÖLGELEYEBİLME

  1. [isim] Gölgeleyebilmek işi
GÖLGELENDİRMEK

  1. [-i] Gölge etmek, gölgeli yapmak
    • "Saçları alnına dökülmüş, kirpikleri yanaklarını gölgelendirmişti." (Attilâ İlhan)
  2. [mecaz] Bulandırmak, bozmak
  3. [ağızlardan] Dinlendirmek
    • "Bir gün Kezban koyunlarını gölgelendirdiği ormanın alanından geçen bir adama rast geldi." (Ömer Seyfettin)
GÖLGELENDİRME

  1. [isim] Gölgelendirmek işi
MİNAREGÖLGESİ

  1. [isim, mecaz] Elde edilmesi imkânsız nesne
    • "Hani eskiden cahillere davultozuyla minaregölgesinden ilaç yapıp paralarını alıverenler varmış." (Reşat Nuri Güntekin)
BİNGÖLLÜLÜK

  1. [isim] Bingöllü olma durumu
GÖLGELİKSİZ

  1. [sıfat] Gölgeliği olmayan
    • "Ben içini ufacık kurtların kemirip çürüttüğü dışı gösterişli, içi boş, meyvesiz, gölgeliksiz kuru bir çınarım." (Abdullah Ziya Kozanoğlu)
  2. Siperliği olmayan (şapka, kapı, lamba vb.)
    • "Öyleyse ver parasını, dedi Adem, gölgeliksiz kasketini başından çıkarıp önüne uzattı." (Tahsin Yücel)
GÖLGELENMEK

  1. [nesnesiz] Gölgeli duruma girmek
    • "Cuma'nın yüzü gölgelenip alnı kırışıyor." (Ahmet Ümit)
  2. [mecaz] Üzerine karartı inmiş gibi olmak
    • "Gözleri, ender görülen bir acıyla gölgelendi." (Halikarnas Balıkçısı)
  3. [mecaz] Değerinin bilinmesi engellenmek
    • "Gerçekçi olmayışı yüzünden, bugün bize tarihî gaf olarak görülen atılımlarla, bu çizgi hayli gölgelenmiştir." (Haldun Taner)
GÖLGESİZLİK

  1. [isim] Gölgesiz olma durumu
GÖLGELENME

  1. [isim] Gölgelenmek işi
GÖLMARMARA

  1. [isim] Manisa iline bağlı ilçelerden biri
GÖLGELENİŞ

  1. [isim] Gölgelenmek işi
GÖLGELEYİŞ

  1. [isim] Gölgelemek işi
GÖLGELİKLİ

  1. [sıfat] Gölgeliği olan
    • "Yaz geceleri, tahta gölgelikli damda yatarken yıldızlar bile diğer zamanlara göre daha fazla büyümüş görünürdü gözüme." (Sevinç Çokum)
  2. Siperliği olan (şapka, kapı, lamba vb.)
GÖLGELEMEK

  1. [-i] Gölgeli duruma getirmek
  2. [mecaz] Resimde gölge oluşturmak
  3. [mecaz] Değersiz hâle getirmek, ününe zarar vermek
GÖLGEVARİ

Kelime Kökeni: Türkçe gölge + Far

  1. [sıfat] Gölgeye benzeyen
    • "Cam filmi içerinin görülmesini engelliyordu fakat az da olsa gölgevari bir şeyler görülmüştü." (Şenol Ceviz)
GÖLLENMEK

  1. [nesnesiz, ağızlardan] Su, çukurlarda birikmek, gölcük olmak
    • "Briket aralıklarından konduların içine su doldu. Orta yerde göllendi." (Lâtife Tekin)
GÖLLEŞMEK

  1. [nesnesiz] Göl durumuna gelmek
GÖLPAZARI

  1. [isim] Bilecik iline bağlı ilçelerden biri
GÖLGELEME

  1. [isim] Gölgelemek işi
Kelime Anlamları Kaynağı : Türk Dil Kurumu Güncel Türkçe Sözlüğü