İçinde geçmek olan 2 kelime var. İçerisinde GEÇMEK bulunan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Bir de başında geçmek olan kelimeler listesine ya da sonu geçmek ile biten kelimeler listesine göz atmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, işlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu: Kelime bulma makinesi
Harf Sayısına Göre Kelimeler
VAZGEÇMEK
GEÇMEK
Geçmek Harfleri ile Yazılabilecek Kelimeler
6 Harfli Kelimeler
GEÇMEK
5 Harfli Kelimeler
ÇEKEM, ÇEKME, GEÇEK, GEÇME
4 Harfli Kelimeler
EKME, EMEÇ, EMEK, GEÇE, KEÇE, KEME, MEKE
3 Harfli Kelimeler
ÇEK, EGE, EKE, GEÇ, GEM, KEM, MEÇ
2 Harfli Kelimeler
ÇE, EK, EM, GE, KE, ME
Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.
Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)
- VAZGEÇMEK
-
Kelime Kökeni: Farsça vāz + Türkçe geçmek
-
[-den]
Kendi hakkı saydığı bir şeyi artık istemez olmak; vazgelmek
-
Eskiden beri yapmakta olduğu bir şeyi artık yapmaz olmak
- "Ben bu sevdadan vazgeçmez iken / Gizli gizli haber salıp durmasın"
-
Niyetten veya karardan dönmek
- "Günün bu son hazzını çıkarmadan ondan niçin vazgeçeriz?"
-
[-den]
Kendi hakkı saydığı bir şeyi artık istemez olmak; vazgelmek
- GEÇMEK
-
-
[-e]
Bir yerden başka bir yere gitmek
- "Elindeki kitabı bırakıp bulundukları odaya geçtim."
-
[-den]
Bir yandan girip diğer yandan çıkmak
- "İplik iğne deliğinden zor geçti."
-
[-den]
Yol, araç veya akarsu bir yerin yakınından veya içinden gitmek
- "Eve giderken sizin sokaktan geçeriz."
-
[-den]
Bir duruma uğramak; konu olmak
- "Dayaktan geçmek. Muayeneden geçmek."
-
[-i]
Okulda, sınavda başarı göstermek
- "Hatırlıyor musun, sizin evde bana matematik dersi verirdin, sayende sınıfı geçtim, diyor."
-
[-de]
Ömür yaşamak
-
[-den]
Bir şeyi bundan böyle yapma durumunda olmamak
- "Hakkın var. Ne çare ki bizden geçti diye söyleniyor."
-
[-de]
Olmak, vuku bulmak, cereyan etmek
- "Bu odanın içinde geçen aşk anları artık çok uzaklardaydı."
-
[-e, -i, -den]
Hastalık bulaşmak, sirayet etmek
- "Hastalık bana ondan geçti."
-
[-e, -den]
Herhangi bir durum, soya çekim yoluyla birinde görünmek
- "Bu titizlik ona babasından geçmiş."
-
[-e, -den]
Bulunduğu yeri veya konumu değiştirmek
-
Bir yeri aşmak, öbür yana ulaşmak
- "İstanbul'a geçecek değil, parmağımı kımıldatacak takatim yok."
-
Yerini bırakıp başka yer almak
-
[-den]
Bir konu üzerinde veya bir yerde çalışmış olmak
- "Şimdiki tuluat artistlerinin çoğu oradan geçtiler."
-
Etki yapmak; işlemek
- "Soğuk, ciğerime geçti. Başına güneş geçmiş."
-
Görev almak
- "İktidara geçmek."
-
Kalmak, devrolmak
- "Paralar suyunu çekti. Fabrika da olduğu gibi Nihat'a geçti."
-
[-i]
Geride bırakmak; aşmak
- "Bizim yelkenli vapuru geçecek. Ordu sınırı geçti. Çocuğun boyu babasını geçti."
-
[nesnesiz]
Tükenmek, bitmek; sona ermek
- "Yavaş yavaş bu hırs geçer."
-
[-i]
Üstünlük sağlamak
-
[-i]
Söylemeden veya bitirmeden atlamak
- "O meseleyi geçelim. O bahsi geç!"
-
[-i]
Zamanı aşmak, geride bırakmak
- "Şehzadebaşı'na geldikleri zaman saat onu geçiyordu."
-
[-le]
Zaman tükenmek
- "Bütün günüm seni takip etmekle geçti."
-
[-i]
Bir müzik parçasını meşk ederek öğrenmek, çalmak veya söylemek
-
[-i, -den]
Birinden meşk etmek
- "Bu şarkıyı kimden geçtiniz."
-
Haberi bir iletişim aracı ile bildirmek
- "Ankara haberlerini gazetesine geçiyormuş."
-
[nesnesiz]
Ateş vb. sönmek
- "Ocak sönmüş, koru bile geçmişti."
-
Yazılmak, girmek
- "Tarihe geçmek. Kitaba geçmek."
-
[nesnesiz]
Sürümü olmak, satılmak
-
[-e, -i]
Konuşmada sözü geçmek veya basında yer almak
- "Kısa süren bir hastalıktan sonra göçüp gideceğini hissetmiş hatta ölümünün gazetelere bile geçmemesini istemişti."
-
[nesnesiz]
Kullanımda olmak, tedavülde olmak
- "Bu para artık geçmiyor."
-
[nesnesiz]
Kabul edilemez olmak
- "Senin paran burada geçmez."
-
[-den]
Bırakmak, vazgeçmek
- "Bana yârden geç derler / Seven yârden geçilir mi?"
-
Bir yere gidip oturmak
-
[nesnesiz]
Çok bekletilmekten çürümeye yüz tutmak
- "Bu karpuz geçmiş."
-
[nesnesiz]
Sıyrılmak, kurtulmak, işin içinden çıkmak
- "Görmedim, dedi, geçti."
-
[yardımcı fiil, argo]
Bazı kelimelerle birleşik fiil yapar
- "lska geçmek. Diskur geçmek."
-
[-e, -i, ağızlardan]
Çekiştirmek, yermek
- "Beni sana geçmişler / Vallahi ben demedim"
-
[-e]
Bir yerden başka bir yere gitmek