İçinde gelmek olan 12 kelime var. İçerisinde GELMEK bulunan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Bir de başında gelmek olan kelimeler listesine ya da sonu gelmek ile biten kelimeler listesine göz atmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, işlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu: Kelime bulma makinesi
Harf Sayısına Göre Kelimeler
ALIŞILAGELMEK
BİLİNEGELMEK, YAPILAGELMEK, YAZILAGELMEK
ALIŞAGELMEK, ANILAGELMEK
ÇIKAGELMEK, SÜREGELMEK, VARAGELMEK
OLAGELMEK, VAZGELMEK
GELMEK
Gelmek Harfleri ile Yazılabilecek Kelimeler
6 Harfli Kelimeler
GELMEK
5 Harfli Kelimeler
EKLEM, ELMEK, GELME, KELEM, MELEK
4 Harfli Kelimeler
EKME, ELEK, ELEM, EMEK, EMEL, GELE, KELE, KEME, LEKE, MEKE
3 Harfli Kelimeler
EGE, EKE, ELK, GEM, KEL, KEM
2 Harfli Kelimeler
EK, EL, EM, GE, KE, LE, ME
Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.
Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)
- ALIŞILAGELMEK
-
-
[-e]
İyice alışmak
-
[-e]
İyice alışmak
- YAPILAGELMEK
-
-
[nesnesiz]
Uzun süreden beri yapılıyor olmak
- "Öteden beri zaman zaman yapılagelen bu anketler ne güzel anketlerdir!"
-
[nesnesiz]
Uzun süreden beri yapılıyor olmak
- YAZILAGELMEK
-
-
[nesnesiz]
Eskiden beri yazılır olmak
- "Gündelik hayatın türlü safhalarına ait muhavereler ihtiva eden bu gibi eserler Türkçe için de öteden beri yazılagelmiştir."
-
[nesnesiz]
Eskiden beri yazılır olmak
- BİLİNEGELMEK
-
-
[nesnesiz]
Önceden beri bilinmek
-
[nesnesiz]
Önceden beri bilinmek
- ANILAGELMEK
-
-
[nesnesiz]
Sürekli olarak anılmak
- "O, şimdi kulaktan kulağa aktarılan anekdotları, nefis ve veciz esprileri ile anılageliyor."
-
[nesnesiz]
Sürekli olarak anılmak
- ALIŞAGELMEK
-
-
[-e]
İyice alışmak
-
[-e]
İyice alışmak
- SÜREGELMEK
-
-
[nesnesiz]
Başlangıcından beri aynı biçimde sürmek, devam etmek
- "Her on yılda bir, geçmişten bu yana süregelen edebiyatı alaşağı ediyoruz."
-
[nesnesiz]
Başlangıcından beri aynı biçimde sürmek, devam etmek
- VARAGELMEK
-
-
[-e]
Başlangıcından beri aynı biçimde sürmek, devam etmek
- "Günümüze dek soysuzlaşa soysuzlaşa varagelen bozuk düzen her zaman yoktu."
-
[-e]
Başlangıcından beri aynı biçimde sürmek, devam etmek
- ÇIKAGELMEK
-
-
[nesnesiz]
Beklenmedik bir zamanda gelmek
- "Bir hafta sonra oğul, yanında garip bir hayvanla eve çıkageldi."
-
[nesnesiz]
Beklenmedik bir zamanda gelmek
- VAZGELMEK
-
-
[-den, ağızlardan]
Bakınız vazgeçmek
-
[-den, ağızlardan]
Bakınız vazgeçmek
- OLAGELMEK
-
-
[nesnesiz]
Öteden beri sürüp gelmek
- "Bu Doğu'da da olmuştur, Batı'da da olmuştur ve olagelmektedir."
-
Hep belli bir biçimde olmak
-
[nesnesiz]
Öteden beri sürüp gelmek
- GELMEK
-
-
[-e, nesnesiz, -den]
Ulaşmak, varmak
- "Gurbetten gelmişim yorgunum hancı / Şuraya bir yatak ser yavaş yavaş"
-
Bir yerden getirmek
- "Adamı Ödemiş’ten aldım geldim, her masrafını çektim."
-
Oturmaya, ziyarete gitmek
- "Dün akşam amcamlar bize geldi."
-
İsabet etmek
- "Attığı top gözüme geldi."
-
Varlığını sürdürmek, yaşamak, intikal etmek
- "Eski çağlardan birçok anıt çağımıza kadar gelmiştir."
-
Ortaya çıkmak, doğmak
-
Belli bir süre dolmak
- "Vakit kuşluğu aşmış, öğleye geliyordu."
-
Belli bir zamana ulaşmak
-
Kadar olmak
- "Boyu ancak omzuna geliyor."
-
Çıkmak, yönelmek
- "Merak etme, ondan kimseye kötülük gelmez."
-
İzlemek, takip etmek
- "Çocuklar arkadan geliyordu."
-
Bir yerden alınıp bir yere ulaştırılmak
- "Kahve Brezilya'dan geliyor."
-
Katılmak, eklenmek
- "Türkçede ekler kelimelerin sonuna gelir."
-
Bakınız türemek
-
Daha önce üzerinde durulmuş olan bir konuya yeniden dönmek
- "Şimdi sözü burada kesip asıl konumuza gelelim."
-
Sonuç çıkmak
- "Bu davranışlardan ne gelir bilinmez."
-
Dayanmak, tahammül etmek
- "Birazcık üşütmeye gelmiyor, hemen hastalanıyor."
-
Kendine yapılan herhangi bir davranış veya durumu iyi karşılamak
- "Kadri o adamlardandır ki iyi davranmaya, yüz vermeye gelmez."
- "Bizim baştan savma işe gelmediğimizi bilirsin."
-
[-e]
Bir şeye sonradan inanmak, doğruluğuna hak vermek, eğilim göstermek, kabul etmek
- "Dediğime geldiniz mi?"
-
Etkisini herhangi bir biçimde göstermek
- "Buranın havası iyi geldi."
-
Kazanılmak, sağlanılmak
- "Çiftlikten onlara ayda beş yüz milyon lira gelir."
-
Bakınız uymak
- "Bu ayakkabı sana küçük gelir."
-
Olmak, -e uğramak
- "Başımıza bir bela geldi."
-
Bir şey akmak
- "Burnundan kan geldi."
-
Düşmek, rast gelmek
- "Buraya ışık gelmiyor."
-
Görünmek, sanılmak
- "Baygın da olsa yabancı bir kadını böyle kucağında tutmak ona pek ayıp bir şey gibi geldi."
-
[-e]
Uygun düşmek
- "Caddelerde oturmaya gelmez."
-
[-e]
Başlamak, ortaya çıkmak
-
Mal olmak
- "Bu bardakların tanesi yüz liraya geldi."
-
Biriyle birlikte gitmek
- "Ben İstanbul'a gidiyorum, benimle gelir misiniz?"
-
İhtiyaç anlatan deyimler kurmaya yarayan bir fiil
- "uykusu gelmek."
-
[yardımcı fiil]
Kök veya gövdeleri sonuna -a (-e) eki almış fiillere gelerek süreklilik bildiren birleşik fiiller oluşturur
- "Alışageldiğimiz bir anlamı vardı."
-
-mez, -mezlik ile birlikte yapmacıklık anlatan deyimler yapar
- "görmezlikten gelmek."
-
Yönelme durumundaki bazı kelimelere getirilerek birleşik fiil yapar
- "meydana gelmek."
-
-dikçe, -esi biçiminde kullanılan sıfat-fiil eklerinden sonra geldiğinde önceki fiille ilgili olarak pekiştirilmiş bir istek ve sürerlik bildiren bir fiil
- "baktıkça bakası gelmek."
-
Herhangi bir sırada bulunmak
- "birinci gelmek."
-
[-e, nesnesiz, -den]
Ulaşmak, varmak