İçinde gı olan 6 harfli 44 kelime var. İçerisinde GI bulunan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Bir de başında gı olan kelimeler listesine ya da sonu gı ile biten kelimeler listesine göz atmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, işlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu: Kelime bulma makinesi

Harf Sayısına Göre Kelimeler

Kelime bulma makinesi Kelime bulma makinesi

Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.


Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)

ŞIVGIN

  1. [isim, ağızlardan] Budanmış yaşlı ağaçların budanan yerlerinden çıkan taze sürgün; çıvgın
  2. Rüzgâr ve karla karışık yağan yağmur; çıvgın
CINGIL

  1. [isim, ağızlardan] Bakınız şıngıl (I)
    • "Kimse bu sarkan dallardan bir cıngıl üzüm koparmazdı." (Abbas Sayar)
GIYABİ

Kelime Kökeni: Arapça ġiyābī

  1. [sıfat] Kişinin yokluğunda o kişi hakkında verilen (iş, hüküm vb.)
    • "Gıyabi hüküm."
  2. Uzaktan, görüşmeden olan
    • "Birbirine benzer yaşayanlar arasındaki gıyabi dostluk alakasını içimizde taşıyoruz." (Peyami Safa)
YILGIN

  1. [sıfat] Yılmış, korkmuş olan
    • "Yılgın gözlerle bunlara baktı ve köşedeki tütüncüyü soracak oldu." (Memduh Şevket Esendal)
  2. Bıkmış, usanmış
  3. Morali bozulmuş, çökmüş
    • "Böyle manen bozgun, yılgın ve bedenen bitkin bir hâlde köye varıyoruz." (Yakup Kadri Karaosmanoğlu)
BAYGIN

  1. [sıfat] Bayılmış, kendinden geçmiş
    • "Bir aralık bir şey ‘çat’ dedi, yere bir şey düşmüş diye gözleriyle aranırken kolları arasındaki adamın ‘pat’ diye baygın hâlde yere düştüğünü gördü." (İsmail Habib Sevük)
  2. Bakınız mahmur
    • "Az beli bükük ve gözleri biraz baygın bir ihtiyar." (Osman Cemal Kaygılı)
  3. Gönül vermiş
  4. İnsanı kendinden geçirir gibi olan
    • "Bahçe kapısına varmadan daha / Baygın kokusu ıhlamurun" (Ziya Osman Saba)
  5. Yığılmış, dökülmüş
    • "Açık eflatun ipek perdeler baygın ve büyük kelebek kanatları hâlinde yere kadar uzanıyordu." (Ömer Seyfettin)
  6. [zarf] Bayılmış, kendinden geçmiş bir biçimde
    • "İki tarafına sarhoş sarhoş sallanan sandalda balıkçıyı baygın buldu." (Sait Faik Abasıyanık)
YALGIN

  1. [isim, ağızlardan] Bakınız serap
KAYGIN

  1. [isim, ağızlardan] Gebe deve
KARGIŞ

  1. [isim, ağızlardan] Bakınız beddua, alkış karşıtı
    • "Kargış dağ uyandırır, kargış alma." (Nazan Bekiroğlu)
ÇINGIL

  1. [isim] Bakınız şıngıl (I)
    • "Bağ bozumundan sonra kütüklerde kalan tek taneli, güneşten ısınmış üzüm çıngılının tadını hiçbir salkımda bulamazsınız." (Refik Halit Karay)
  2. Boncuk, gümüş veya altın para ile yapılmış, başlığa veya giysiye takılan süs; cıngıl
  3. Metal eşya, taş vb. birbirine vurulduğunda çıkan ses
CANGIL

  1. [isim] Bakınız cengel
    • "Orada cangıl kanunları var. Orada cumhuriyet kanunları yok. Hiç olmadı." (Faik Tarımcıoğlu)
  2. [mecaz] Kalabalık, düzensizlik vb.nin yol açtığı karışıklık
KARGIN

  1. [isim] Eriyen karların oluşturduğu akarsu
  2. Karla karışık yağan yağmur
DALGIÇ

  1. [isim] Deniz dibine inilebilecek özel donanımla su altında çalışmayı meslek edinen kimse; balık adam, kurbağa adam
    • "Başkasını seçselerdi, o kaptan, ben de seve seve dalgıç ya da hava verici makineci olurdum." (Halikarnas Balıkçısı)
  2. [argo] Başkasına ait olan bir şeyi habersiz alma huyunda olan kimse
SIZGIT

  1. [isim, ağızlardan] Bakınız kavurma
ÇIVGIN

  1. [isim, ağızlardan] Bakınız şıvgın
ÇALGIN

  1. [isim, ağızlardan] Sıcak veya soğuktan gelişemeyerek cılız kalan ekin
  2. Uzun zaman bakır kapta kalan tadı bozulmuş yemek; çalık
GIDALI

  1. [sıfat] Bakınız besinli
GIYBET

Kelime Kökeni: Arapça ġiybet

  1. [isim] Bakınız dedikodu
TINGIR

  1. [isim] Metal bir nesne sert bir yüzeye düştüğü zaman çıkan ses
  2. [sıfat, mecaz] Parasız, züğürt
  3. [sıfat] Bakınız boş
  4. [argo] Bakınız para
    • "Tıngırın varsa uçlan, dedi." (Sait Faik Abasıyanık)
KAZGIÇ

  1. [isim, ağızlardan] Tandırdan ekmeği çıkarmaya yarayan bir araç
  2. Bitki kökü çıkarmaya yarayan ucu sivriltilmiş sopa
SINGIN

  1. [sıfat, ağızlardan] Gözü korkmuş, sinmiş (kimse)
  2. Çekingen, ürkek
  3. Üzgün, düşünceli
Kelime Anlamları Kaynağı : Türk Dil Kurumu Güncel Türkçe Sözlüğü