İçinde gü olan 9 harfli 96 kelime var. İçerisinde GÜ bulunan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Bir de başında gü olan kelimeler listesine ya da sonu gü ile biten kelimeler listesine göz atmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, işlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu: Kelime bulma makinesi

Harf Sayısına Göre Kelimeler

Kelime bulma makinesi Kelime bulma makinesi

Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.


Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)

GÜNGÖRMEZ

  1. [sıfat, mecaz] Güneş ışığı almayan (yer)
    • "Güngörmez, rutubetli mezbele hâlini almış müteaffin aralıklardan sefaletin kokusu sızıyordu." (Hüseyin Rahmi Gürpınar)
GÜRCİSTAN

  1. [isim] Kafkasya'da, Karadeniz kıyısında bir ülke; başkenti Tiflis
GÜVENCELİ

  1. [sıfat] Güvencesi olan, güvence sağlayan; garantili
    • "Akademik personel açısından güvenceli olan, yarı güvenceli ve güvenceli olmayanlar şeklinde bir sınıflama yapılmıştır." (Arzu Özsoy Özmen)
GÜMÜŞLEME

  1. [isim] Gümüşlemek işi
GÜMÜŞHANE

  1. [isim] Türkiye'nin Karadeniz Bölgesi'nde yer alan illerinden biri
BÜZGÜLEME

  1. [isim] Büzgülemek işi
GÜMÜŞÜMSÜ

  1. [sıfat] Bakınız gümüşsü
CAMGÜZELİ

  1. [isim, bitki bilimi] Evlerde süs olarak yetiştirilen, pembe, kırmızı çiçekler açan bir tür kına çiçeği (Impatiens sultanı)
    • "Fatma evi terk etmeden önce teneke kutuya dikerek pencere önüne koyduğu camgüzelinin bir sabah sessizce açtığını gördü." (Mustafa Kutlu)
LAFÜGÜZAF

Kelime Kökeni: Farsça lāf + guẕāf

  1. [isim, eskimiş] Boş, yersiz söz
    • "Bence sorun burada başlayıp bitiyordu, gerisi lafügüzaf." (Gülriz Sururi)
GÜDÜLEMEK

  1. [-i] Amaçlanan davranışa yönelirken bireye güç vermek, hedefe yoğunlaştırmak
GÜNEŞTOPU

  1. [isim, bitki bilimi] Bakınız Acem lalesi
DENİZGÜLÜ

  1. [isim, hayvan bilimi] Sölenterlerden, deniz altındaki kayaçlara vantuzuyla tutunarak veya kendini akıntıya bırakıp yüzerek yaşayan, gövdesi silindir biçiminde olup güle benzeyen, ağız çevresinde çok sayıda kısa dokunacı bulunan, yanından geçen canlıları ince kıllı, zehirli kapsülleriyle veya dokunaçlarıyla felç ederek avlayan bir tür deniz hayvanı; deniz şakayığı (Actinia equina)
    • "Okyanusta denizşakayığı (denizgülü) isimli bir canlı türü var." (Mehtap Kabataş)
GÜLDÜRÜCÜ

  1. [sıfat] Bakınız komik
    • "Oyun kurallarını hiçe saymak, tiyatro gerçeğini bile bile bozmak da seyirci üzerinde güldürücü bir etki yapar." (Metin And)
GÜNCELLİK

  1. [isim] Güncel olma durumu; aktüellik, aktüalite
GÜNÜLEMEK

  1. [-i, ağızlardan] Bakınız kıskanmak
GÜREŞİLME

  1. [isim] Güreşilmek işi
    • "Bugün güreşçilerin son mütebaki (kalan) müsabakaları yapılacaktı, fakat yağmur güreşilme işini berbat etmiş." (Süleyman Rıza Kuğu)
GÜLMECELİ

  1. [sıfat] İçinde gülmece nitelikleri bulunan (yazı, karikatür vb.); mizahi
GÜMRÜKSÜZ

  1. [sıfat] Gümrük vergisi ödenmesi gerekmeyen
  2. Gümrük vergisi ödenmemiş, kaçak
GÜMLETMEK

  1. [-i] Güm diye ses çıkmasına neden olmak
    • "Yumruklar kürsüyü ve rahleleri gümletiyor, yüzler kıpkırmızı kesiliyor, dişler gıcırdatılıyordu." (Tarık Buğra)
GÜÇSÜZLÜK

  1. [isim] Güçsüz olma durumu, güçsüze yakışacak davranış; aciz, âcizlik
    • "Güçsüzlük belirtisi olarak yorumlanabilen bu şey aslında senin yaşamındı." (İhsan Oktay Anar)
Kelime Anlamları Kaynağı : Türk Dil Kurumu Güncel Türkçe Sözlüğü