İçinde gü olan 6 harfli 54 kelime var. İçerisinde GÜ bulunan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Bir de başında gü olan kelimeler listesine ya da sonu gü ile biten kelimeler listesine göz atmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, işlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu: Kelime bulma makinesi

Harf Sayısına Göre Kelimeler

Kelime bulma makinesi Kelime bulma makinesi

Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.


Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)

GÜNÜCÜ

  1. [sıfat] Bakınız kıskanç
    • "Güvenli olmaktan çok günücü bir sesti Saruhanoğlu Hızır Şah Bey’in ‘Alacağını sanmıyorum.’ deyişi." (Mustafa Necati Sepetçioğlu)
GÜRBÜZ

  1. [sıfat] Sağlam, güçlü ve iyi gelişmiş
    • "Otuz kadar çocuğun hepsi gürbüz ve mutludur." (Adalet Ağaoğlu)
KATGÜT

Kelime Kökeni: Fransızca catgut

  1. [isim, tıp] Ameliyatlarda yaraları dikmek için kullanılan, kedi bağırsağından yapılmış iplik
GÜNÖTE

  1. [isim, gök bilimi] Yer yörüngesinin Güneş'e en uzak bulunduğu nokta; evç
    • "Yer, temmuzun başlangıcına doğru günöteye varmış bulunur."
ÇÖZGÜN

  1. [sıfat] Çözülmüş, dağılmış
  2. Erimeye başlamış, yumuşamış (kar, buz)
GÜMÜŞİ

Kelime Kökeni: Türkçe gümüş + Arapça -ī

  1. [isim] Bakınız gümüş rengi
  2. Bu renkte olan
    • "Yerlerde sürünen, üstü gümüşi ve hafif tüylerle örtülü kuyrukları açılmak için vücut yavaş yavaş sanki içinden kabarır, kanatlar her iki yandan kenarlara doğru şişmeye koyulur." (Abdülhak Şinasi Hisar)
GÜMRÜK

Kelime Kökeni: Rumca

  1. [isim] Bir ülkeye giren veya bir ülkeden çıkan mal ve eşya üzerinden alınan vergi
  2. Bu verginin alınması işlemiyle uğraşan devlet kuruluşu
  3. Sınır kapılarında denetim ve gözetim işlerinin yapıldığı yer
    • "Sayfaları girip çıktığı gümrüklerin damgalarıyla dolu pasaportlar eskitti." (Necati Cumalı)
GÜÇLÜK

  1. [isim] Bakınız zorluk
    • "Halk için, halkla beraber her güçlüğü yeneceğine inanarak dağlar gibi gürlüyor." (Eflâtun Cem Güney)
  2. Ağır ve yorucu emek; zahmet, meşakkat
    • "Bir kere güçlük, ev bulmak ve eşya taşımak derdiyle başlar." (Burhan Felek)
  3. Engel, pürüz
    • "Güçlüklere bir başına da olsa karşı koyan insan, kuvvetli insan olmalı." (Orhan Veli Kanık)
GÜLGUN

Kelime Kökeni: Farsça gul-gūn

  1. [isim] Gül renkli, pembe
  2. [sıfat] Bu renkte olan
    • "Ateş doludur tutma, yanarsın / Karşında şu gülgûn piyale" (Ahmet Haşim)
ÖRGÜCÜ

  1. [isim] Örgü örüp satan kimse
HÖRGÜÇ

  1. [isim] Devenin sırtındaki tümsek, çıkıntı
  2. [mecaz] Bu çıkıntıya benzeyen tümsek, çıkıntı
    • "Yüksek yaylalara hörgüçler gibi çökmüş dağları ile ufkumuzu kapladı." (Ruşen Eşref Ünaydın)
ÖRGÜLÜ

  1. [sıfat] Örgüsü olan, örgü biçiminde bulunan
    • "Külahının altındaki örgülü beyaz saçlarını tutup koparmak ... ihtiyacını duydu." (Ömer Seyfettin)
  2. Örülmüş
GÜLLÜK

  1. [isim] Gül bahçesi veya gülü çok olan yer
SÜZGÜN

  1. [sıfat] Biraz zayıflamış, güçsüzleşmiş; süzük
    • "Dikkat ettim, süzgün bir yüzü, güzel kirpikleri, nemli, şeffaf dudakları vardı." (Orhan Veli Kanık)
GÜNDÜZ

  1. [isim] Günün sabahtan akşama kadar süren aydınlık bölümü; gün
    • "Tan yeri ağarmış, gündüz olmaya başlamıştı." (Ahmet Hikmet Müftüoğlu)
  2. [zarf] Günün sabahtan akşama kadar süren bölümünde
    • "Ankara'da gündüz tedrisat yapan bu fakülteye devam edebilmek için bir iş aradım." (Nâzım Hikmet)
GÜRGEN

  1. [isim, bitki bilimi] Gürgengillerden, Karadeniz kıyılarındaki ormanlarda çok yetişen, kerestesi değerli bir ağaç; karagürgen (Carpinus betulus)
    • "Eski ormanlardan, yol kenarlarında tek tük karaağaçlar, gürgenler ve kavaklar kalmış." (Hamdullah Suphi Tanrıöver)
  2. [sıfat] Bu ağaçtan yapılmış
    • "Bir kere kendine has bir fırın mangalı vardı ki içinde çift taraflı gürgen odunu yakılıyor, şişe geçirilmiş malzemeler dikine iki ateş arasına asılıyordu." (Hürriyet Turnalı)
GÜNDEŞ

  1. [sıfat] Aynı günde olan
  2. Bakınız çağdaş
    • "Avusturya edebiyatının en güçlü gündeş yazarlarından biri olan I. Bachmann..." (Selim İleri)
  3. Bakınız güncel
    • "Oğuz Atay'ın her cümlesi özel, dahası gündeş anlamlar taşıyan hikâyesine sığınmıştım." (Selim İleri)
GÜNDEM

  1. [isim] Toplantılarda görüşülecek konuların bütünü; ruzname
  2. Yaşanan günlük olaylar
GÜZLEK

  1. [isim, ağızlardan] Güz yağmuru
  2. Güz mevsiminin geçirildiği yer
    • "Bu bakımdan güz mevsiminin geçirildiği bu yerlere ‘güzlek’ veya ‘güzle’ adı verilirdi." (İlhan Şahin)
  3. Havaların soğuması üzerine yaylalardan dönen hayvanların otlatılması ve bir süre barındırılması için ayrılmış, dağ eteklerinde bulunan mera
GÜVENÇ

  1. [isim] Güvenme duygusu
    • "Anneler babalar çocuklarını yarına güvençle yetiştireceklerdir." (Selim İleri)
Kelime Anlamları Kaynağı : Türk Dil Kurumu Güncel Türkçe Sözlüğü