İçinde gü olan 5 harfli 69 kelime var. İçerisinde GÜ bulunan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Bir de başında gü olan kelimeler listesine ya da sonu gü ile biten kelimeler listesine göz atmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, işlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu: Kelime bulma makinesi
Harf Sayısına Göre Kelimeler
Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.
Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)
- GÜREŞ
-
-
[isim, spor]
Belli kurallar içinde, güç kullanarak iki kişinin türlü oyunlarla birbirinin sırtını yere getirmeye çalışması
- "Güreşe ait yayınların artması, uluslararası alanda antrenör takip etme çalışmaları, güreşte başarıyı sürekli kılabilir"
-
[isim, spor]
Belli kurallar içinde, güç kullanarak iki kişinin türlü oyunlarla birbirinin sırtını yere getirmeye çalışması
- GÜVEY
-
-
[isim]
Bakınız damat
-
[isim]
Bakınız damat
- GÜRSU
-
-
[isim]
Bursa iline bağlı ilçelerden biri
-
[isim]
Bursa iline bağlı ilçelerden biri
- GÜVEZ
-
-
[isim]
Mora çalan kırmızı renk; güvezî
-
[sıfat]
Bu renkte olan; güvezî
- "Bıyıkları tıraşlı bir uşak sağ tarafta üstü koyu güvez çuha ile kaplanmış bir kapı açtı."
-
[isim]
Mora çalan kırmızı renk; güvezî
- GÜDÜL
-
-
[isim]
Ankara iline bağlı ilçelerden biri
-
[isim]
Ankara iline bağlı ilçelerden biri
- GÜDÜM
-
-
[isim]
Yönetmek işi; idare
-
Bilişimde, bir olaylar dizisini, bir süreci veya bir aracı yöneltme ve düzenlemeyle ilgili işlevlerin bütünü
-
[isim]
Yönetmek işi; idare
- GÜLEÇ
-
-
[sıfat]
Her zaman gülümseyen; mütebessim
- "Biraz sonra geceki güleç memur, hafif kapalı gözleriyle göründü."
-
[sıfat]
Her zaman gülümseyen; mütebessim
- GÜFTE
-
Kelime Kökeni: Farsça gofte
-
[isim]
Müzik eserlerinin yazılı metni; söz
- "Sanatçı dostum bestelerinin güftelerini de kendi yazardı."
-
[isim]
Müzik eserlerinin yazılı metni; söz
- GÜDÜK
-
-
[sıfat]
Eksik yanı olan, tamamlanmamış, kısa
- "Güdük minare."
-
Kuyruğu kesik veya kopmuş
-
[mecaz]
Yetersiz, sonuç vermemiş
- "Boş elleri ve yavan bakışları ile ne güdük bir görünüşü var."
-
[sıfat]
Eksik yanı olan, tamamlanmamış, kısa
- GÜDEK
-
-
[isim]
Amaçlanan sonuç, güdülen şey
-
[isim]
Amaçlanan sonuç, güdülen şey
- GÜLLÜ
-
-
[sıfat]
Gülü olan
-
[sıfat]
Gülü olan
- GÖZGÜ
-
-
[isim, eskimiş]
Bakınız ayna
-
[isim, eskimiş]
Bakınız ayna
- YÜLGÜ
-
-
[isim, ağızlardan]
Bakınız ustura
-
[isim, ağızlardan]
Bakınız ustura
- GÜCÜK
-
-
[sıfat, ağızlardan]
Kısa, bodur, gelişmemiş
-
[ağızlardan]
Kuyruksuz, kuyruğu kesik (hayvan)
-
[isim, madencilik]
Ağaç direklerin hazırlanması sırasında artakalan kısa parça
-
[sıfat, ağızlardan]
Kısa, bodur, gelişmemiş
- GÜĞÜM
-
Kelime Kökeni: Rumca
-
[isim]
Yandan kulplu, boynu uzun, genellikle bakırdan su kabı; debbe
- "Beş yaşımdan başlayarak buradan eve güğümlerle ben de su taşıdım."
-
[isim]
Yandan kulplu, boynu uzun, genellikle bakırdan su kabı; debbe
- GÜCÜN
-
- GÜMÜL
-
-
[isim, ağızlardan]
Susam ve ekin demeti veya yığını
-
[isim, ağızlardan]
Susam ve ekin demeti veya yığını
- ÖZGÜR
-
-
[sıfat]
Herhangi bir kısıtlamaya, zorlamaya, şarta bağlı olmayan; serbest, hür, azat, azade
- "Muallim Naci'den önceki çevirmenler de çok özgür bir çeviriden yanadırlar."
-
Kendi istediği gibi hareket etme, davranma, karar verme gücü olan
-
Bakınız serbest
-
Başkasının kölesi olmayan; hür
-
Siyasi bir güç tarafından denetlenmeyen, engellenmeyen
- "Özgür basın. Özgür girişim."
-
[sıfat]
Herhangi bir kısıtlamaya, zorlamaya, şarta bağlı olmayan; serbest, hür, azat, azade
- GÜRCÜ
-
Kelime Kökeni: Farsça gurcī
-
[isim]
Gürcistan’da yaşayan halk veya bu halkın soyundan olan kimse
-
[isim]
Gürcistan’da yaşayan halk veya bu halkın soyundan olan kimse
- SÜZGÜ
-
-
[isim, ağızlardan]
Delikli çanak
-
Balıkçı kepçesi
-
Fide sulamak için tenekeden yapılan, ucunda süzgeci olan kap
-
[isim, ağızlardan]
Delikli çanak