İçinde fir olan 5 harfli 12 kelime var. İçerisinde FİR bulunan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Bir de başında fir olan kelimeler listesine ya da sonu fir ile biten kelimeler listesine göz atmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, işlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu: Kelime bulma makinesi
Harf Sayısına Göre Kelimeler
Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.
Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)
- KEFİR
-
Kelime Kökeni: Kafkas dillerinden
-
[isim]
Özel bir maya mantarıyla keçi veya inek sütünün mayalanmasıyla hazırlanan ekşi içecek
-
[isim]
Özel bir maya mantarıyla keçi veya inek sütünün mayalanmasıyla hazırlanan ekşi içecek
- FİRAK
-
Kelime Kökeni: Arapça firāḳ
-
[isim, eskimiş]
Bakınız ayrılık
-
[isim, eskimiş]
Bakınız ayrılık
- FİRAR
-
Kelime Kökeni: Arapça firār
-
[isim]
Bakınız kaçma
- "Bu gidişe firar denilmez, kurtuluşa gidiyoruz."
-
[hukuk]
Bir sanık, tutuklu veya hükümlünün gözcülerin elinden kurtulması
- "Bu ikinci firar teşebbüsünden sonra kendim de pişman oldum."
-
[isim]
Bakınız kaçma
- FİREZ
-
-
[isim, ağızlardan]
Bakınız ekin
- "Ekine firez derler / Güzele beyaz derler"
-
Biçilmiş tarlada kalan tahıl kökleri
- "Firezleri, biçerdöverlerin oraya buraya fırlattığı sapları tepeleyerek geçtiler."
-
[isim, ağızlardan]
Bakınız ekin
- ZEFİR
-
Kelime Kökeni: Fransızca zéphyr
-
[isim]
Genellikle gömlek yapımında kullanılan, çizgili, ince, pamuklu bir kumaş türü
-
[isim]
Genellikle gömlek yapımında kullanılan, çizgili, ince, pamuklu bir kumaş türü
- FİRİK
-
-
[isim, ağızlardan]
Olgunlaşmak üzere olan tahıl
- "Firik, daha yeşilken koparılıp kurutulmuş buğday taneleridir, pilavında bir taze çimen ve ilkbahar kokusu vardır."
-
Çerez olarak yenen tahıl kavurgası
-
[isim, ağızlardan]
Olgunlaşmak üzere olan tahıl
- FİRMA
-
Kelime Kökeni: İtalyanca firma
-
[isim, ticaret]
Tüzel kişiliği olsun olmasın bir ekonomik etkinlik birimi
-
[isim, ticaret]
Tüzel kişiliği olsun olmasın bir ekonomik etkinlik birimi
- ZİFİR
-
Kelime Kökeni: Arapça zefīr
-
[isim]
Tütün dumanının bıraktığı yağlı ve siyah kir
- "Bıyıklarının ortası belli ki tütün zifirinden kınalı bir renk almıştı."
-
Dumanın oluşturduğu is
- "Soba, yanlış kurulduğu için tütmeye başlamıştı ve borulardan eşyanın üstüne zifir akıyordu."
-
[isim]
Tütün dumanının bıraktığı yağlı ve siyah kir
- SEFİR
-
Kelime Kökeni: Arapça sefīr
-
[isim, eskimiş]
Bakınız elçi
- "Herkes onun az zamanda büyük yer tutacağını, bir zaman gelip sefir, nazır olacağını söylüyorlar."
-
[isim, eskimiş]
Bakınız elçi
- NEFİR
-
Kelime Kökeni: Arapça nefīr
-
[isim, eskimiş]
Bakınız yuf borusu
-
[isim, eskimiş]
Bakınız yuf borusu
- KAFİR
-
Kelime Kökeni: Arapça kāfir
-
[isim, din bilimi]
Tanrı'nın varlığını ve birliğini inkâr eden kimse
-
[ünlem]
Sevilen birine takılmak, sitem etmek için kullanılan bir seslenme sözü
-
[mecaz]
Acımasız, zalim kimse
-
[ağızlardan]
Genellikle Müslüman olmayanlara verilen ad
- "Kâfirin güçsüz noktaları, köprüleri, kaleleri öğreniliyordu."
-
[isim, din bilimi]
Tanrı'nın varlığını ve birliğini inkâr eden kimse
- SAFİR
-
Kelime Kökeni: Fransızca saphir
-
[isim, mineraloji]
Mavi renkli, değerli bir korindon türü; gök yakut
-
[isim, mineraloji]
Mavi renkli, değerli bir korindon türü; gök yakut