İçinde fe olan 8 harfli 104 kelime var. İçerisinde FE bulunan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Bir de başında fe olan kelimeler listesine ya da sonu fe ile biten kelimeler listesine göz atmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, işlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu: Kelime bulma makinesi

Harf Sayısına Göre Kelimeler

Kelime bulma makinesi Kelime bulma makinesi

Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.


Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)

FETTANCA

  1. [sıfat] Fettan gibi
  2. [zarf] Fettana uygun bir biçimde
EFENDİCE

  1. [sıfat] Efendi gibi
    • "Her hâli ile insancıl, sevecen, efendice bir tavırdır." (Haldun Taner)
  2. [zarf] Efendiye yaraşır bir biçimde; efendicesine
VAKFEDİŞ

  1. [isim] Vakfetmek işi
TEFERRÜT

Kelime Kökeni: Arapça teferrud

  1. [isim, eskimiş] Tek, yalnız olma, herkesten uzaklaşarak yalnız kalma
  2. Benzeri bulunmama, benzersiz olma, benzersiz olacak biçimde herkesten ayrılma
  3. Kendi başına, bağımsız olma
PERİFERİ

Kelime Kökeni: Fransızca périphérie

  1. [isim] Bakınız kıyı
  2. Bakınız çevre
    • "Mesela, yaşıtı olan ve aynı periferide, aynı habitatta yetiştiği amcasının oğlu, gidip altına bir araba çekmiş. Bu çekememiş." (Mustafa Karnas)
  3. Bakınız uç
İFFETSİZ

  1. [sıfat] İffetini korumayan; malın gözü, silisiz
FEHMETME

  1. [isim] Bakınız anlama
MUZAFFER

Kelime Kökeni: Arapça muẓaffer

  1. [sıfat] Bir mücadelede üstünlük elde etmiş; utkulu
    • "Boş sokakta bir dakika evvelki mutena alayın hayalini heyecanlı ve muzaffer gözlerle takip ediyorlardı." (Halide Edip Adıvar)
  2. Savaşta zafer kazanmış, yenmiş; utkulu
EFELEŞME

  1. [isim] Efeleşmek işi
PROFESÖR

Kelime Kökeni: Fransızca professeur

  1. [isim] Yükseköğretim kuruluşlarında en üst aşamada olan öğretim üyesi
    • "Aramızda bir profesör, bir de doçent vardı, hepimiz çoktan pusulayı şaşırmıştık." (Bedri Rahmi Eyüboğlu)
  2. Yükseköğretim kuruluşlarında en üst aşamada olan ünvan
  3. [mecaz] Bir işi en iyi bilen veya yapan kimse
FEMİNİZM

Kelime Kökeni: Fransızca féminisme

  1. [isim, toplum bilimi] Toplumda kadının haklarını çoğaltma, erkeğinkiler düzeyine çıkarma, eşitlik sağlama amacını güden düşünce akımı; kadın hareketi
    • "Feminizmi destekleyecek bir dernek yahut vakıf kuracaklarmış." (Emine Işınsu)
TÜFEKLİK

  1. [isim, askerlik] Kışla gibi yerlerde tüfekleri düzenli bir biçimde koymak için yapılmış yer
    • "Namluları tutan tahta kancalı ve dipçiklerin dayalı durduğu altlığı ile, iyi cins bir ağaçtan yapılmış olduğu belli bu cilalı tüfeklikte on kadar tüfek asılıydı." (Melih Cevdet Anday)
  2. Tüfek kılıfı
  3. [sıfat] Tüfeği bulunan, tüfek sahibi olan
    • "Yarbay Uludağ bilgileri toplayıp değerlendirince karşımızda büyük bir güç olduğu sanısına kapılmış, 1400 tüfeklik bir direniş karşısında olduğumuz sonucuna varmış." (Cemal Madanoğlu)
  4. [sıfat] Tüfekle yapılan, tüfeğe gerek duyulan
    • "Tüfeklik bir iş kalmadığına iyice emindi." (Kemal Tahir)
FENLENME

  1. [isim] Fenlenmek işi
SEFERBER

Kelime Kökeni: Arapça sefer + Farsça -ber

  1. [sıfat, askerlik] Savaşa hazırlanmış veya girmiş (askerî birlik)
TÜFEKSİZ

  1. [sıfat] Tüfeği olmayan
    • "Tüfeksiz düşman, en az tüfekli düşman kadar önemlidir..." (Yılmaz Çetiner)
  2. [zarf] Tüfek olmadan
    • "Bu gâvurun ağır silahlarına karşı tüfeksiz olmaz ağam. Tüfeksiz olmaz..." (Hasan Mahir)
FESTİVAL

Kelime Kökeni: Fransızca festival

  1. [isim] Dönemi, yapıldığı çevre, katılanların sayısı veya niteliği programla belirtilen ve özel önemi olan sanat gösterisi
  2. [sinema, tiyatro] Belli bir sanat dalında oyun ve filmlerin sunulması ve gösterilmesi sonunda ödül, derece verilmesi biçiminde düzenlenen ulusal veya uluslararası gösteri dizisi; şenlik
    • "Antalya film festivali."
  3. Bir bölgenin en ünlü ürünü için yapılan gösteri; şenlik
    • "Kiraz festivali."
  4. [teklifsiz konuşmada] Düzensiz toplantı
    • "İlk bakışta festivale benzer bir durum göremedi." (Attilâ İlhan)
FERAHNAK

Kelime Kökeni: Arapça feraḥ + Farsça -nāk

  1. [isim, müzik] Klasik Türk müziğinde bir birleşik makam
MEZOSFER

Kelime Kökeni: Fransızca mésosphère

  1. [isim, gök bilimi] Bakınız orta yuvar
LİTOSFER

Kelime Kökeni: Fransızca lithosphère

  1. [isim, jeoloji] Bakınız taş yuvarı
    • "Litosfer, oluşmaya başladığı andan itibaren iç ve dış kuvvetlerin etkisi altında kaldığından devamlı değişen rölyef şekillerine sahip olmuştur." (Necdet Tunçdilek)
HAZFETME

  1. [isim] Hazfetmek işi
Kelime Anlamları Kaynağı : Türk Dil Kurumu Güncel Türkçe Sözlüğü