İçinde fe olan 8 harfli 104 kelime var. İçerisinde FE bulunan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Bir de başında fe olan kelimeler listesine ya da sonu fe ile biten kelimeler listesine göz atmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, işlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu: Kelime bulma makinesi
Harf Sayısına Göre Kelimeler
Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.
Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)
- FETTANCA
-
-
[sıfat]
Fettan gibi
-
[zarf]
Fettana uygun bir biçimde
-
[sıfat]
Fettan gibi
- EFENDİCE
-
-
[sıfat]
Efendi gibi
- "Her hâli ile insancıl, sevecen, efendice bir tavırdır."
-
[zarf]
Efendiye yaraşır bir biçimde; efendicesine
-
[sıfat]
Efendi gibi
- VAKFEDİŞ
-
-
[isim]
Vakfetmek işi
-
[isim]
Vakfetmek işi
- TEFERRÜT
-
Kelime Kökeni: Arapça teferrud
-
[isim, eskimiş]
Tek, yalnız olma, herkesten uzaklaşarak yalnız kalma
-
Benzeri bulunmama, benzersiz olma, benzersiz olacak biçimde herkesten ayrılma
-
Kendi başına, bağımsız olma
-
[isim, eskimiş]
Tek, yalnız olma, herkesten uzaklaşarak yalnız kalma
- PERİFERİ
-
Kelime Kökeni: Fransızca périphérie
- İFFETSİZ
-
-
[sıfat]
İffetini korumayan; malın gözü, silisiz
-
[sıfat]
İffetini korumayan; malın gözü, silisiz
- FEHMETME
-
-
[isim]
Bakınız anlama
-
[isim]
Bakınız anlama
- MUZAFFER
-
Kelime Kökeni: Arapça muẓaffer
-
[sıfat]
Bir mücadelede üstünlük elde etmiş; utkulu
- "Boş sokakta bir dakika evvelki mutena alayın hayalini heyecanlı ve muzaffer gözlerle takip ediyorlardı."
-
Savaşta zafer kazanmış, yenmiş; utkulu
-
[sıfat]
Bir mücadelede üstünlük elde etmiş; utkulu
- EFELEŞME
-
-
[isim]
Efeleşmek işi
-
[isim]
Efeleşmek işi
- PROFESÖR
-
Kelime Kökeni: Fransızca professeur
-
[isim]
Yükseköğretim kuruluşlarında en üst aşamada olan öğretim üyesi
- "Aramızda bir profesör, bir de doçent vardı, hepimiz çoktan pusulayı şaşırmıştık."
-
Yükseköğretim kuruluşlarında en üst aşamada olan ünvan
-
[mecaz]
Bir işi en iyi bilen veya yapan kimse
-
[isim]
Yükseköğretim kuruluşlarında en üst aşamada olan öğretim üyesi
- FEMİNİZM
-
Kelime Kökeni: Fransızca féminisme
-
[isim, toplum bilimi]
Toplumda kadının haklarını çoğaltma, erkeğinkiler düzeyine çıkarma, eşitlik sağlama amacını güden düşünce akımı; kadın hareketi
- "Feminizmi destekleyecek bir dernek yahut vakıf kuracaklarmış."
-
[isim, toplum bilimi]
Toplumda kadının haklarını çoğaltma, erkeğinkiler düzeyine çıkarma, eşitlik sağlama amacını güden düşünce akımı; kadın hareketi
- TÜFEKLİK
-
-
[isim, askerlik]
Kışla gibi yerlerde tüfekleri düzenli bir biçimde koymak için yapılmış yer
- "Namluları tutan tahta kancalı ve dipçiklerin dayalı durduğu altlığı ile, iyi cins bir ağaçtan yapılmış olduğu belli bu cilalı tüfeklikte on kadar tüfek asılıydı."
-
Tüfek kılıfı
-
[sıfat]
Tüfeği bulunan, tüfek sahibi olan
- "Yarbay Uludağ bilgileri toplayıp değerlendirince karşımızda büyük bir güç olduğu sanısına kapılmış, 1400 tüfeklik bir direniş karşısında olduğumuz sonucuna varmış."
-
[sıfat]
Tüfekle yapılan, tüfeğe gerek duyulan
- "Tüfeklik bir iş kalmadığına iyice emindi."
-
[isim, askerlik]
Kışla gibi yerlerde tüfekleri düzenli bir biçimde koymak için yapılmış yer
- FENLENME
-
-
[isim]
Fenlenmek işi
-
[isim]
Fenlenmek işi
- SEFERBER
-
Kelime Kökeni: Arapça sefer + Farsça -ber
-
[sıfat, askerlik]
Savaşa hazırlanmış veya girmiş (askerî birlik)
-
[sıfat, askerlik]
Savaşa hazırlanmış veya girmiş (askerî birlik)
- TÜFEKSİZ
-
-
[sıfat]
Tüfeği olmayan
- "Tüfeksiz düşman, en az tüfekli düşman kadar önemlidir..."
-
[zarf]
Tüfek olmadan
- "Bu gâvurun ağır silahlarına karşı tüfeksiz olmaz ağam. Tüfeksiz olmaz..."
-
[sıfat]
Tüfeği olmayan
- FESTİVAL
-
Kelime Kökeni: Fransızca festival
-
[isim]
Dönemi, yapıldığı çevre, katılanların sayısı veya niteliği programla belirtilen ve özel önemi olan sanat gösterisi
-
[sinema, tiyatro]
Belli bir sanat dalında oyun ve filmlerin sunulması ve gösterilmesi sonunda ödül, derece verilmesi biçiminde düzenlenen ulusal veya uluslararası gösteri dizisi; şenlik
- "Antalya film festivali."
-
Bir bölgenin en ünlü ürünü için yapılan gösteri; şenlik
- "Kiraz festivali."
-
[teklifsiz konuşmada]
Düzensiz toplantı
- "İlk bakışta festivale benzer bir durum göremedi."
-
[isim]
Dönemi, yapıldığı çevre, katılanların sayısı veya niteliği programla belirtilen ve özel önemi olan sanat gösterisi
- FERAHNAK
-
Kelime Kökeni: Arapça feraḥ + Farsça -nāk
-
[isim, müzik]
Klasik Türk müziğinde bir birleşik makam
-
[isim, müzik]
Klasik Türk müziğinde bir birleşik makam
- MEZOSFER
-
Kelime Kökeni: Fransızca mésosphère
-
[isim, gök bilimi]
Bakınız orta yuvar
-
[isim, gök bilimi]
Bakınız orta yuvar
- LİTOSFER
-
Kelime Kökeni: Fransızca lithosphère
-
[isim, jeoloji]
Bakınız taş yuvarı
- "Litosfer, oluşmaya başladığı andan itibaren iç ve dış kuvvetlerin etkisi altında kaldığından devamlı değişen rölyef şekillerine sahip olmuştur."
-
[isim, jeoloji]
Bakınız taş yuvarı
- HAZFETME
-
-
[isim]
Hazfetmek işi
-
[isim]
Hazfetmek işi