İçinde fe olan 7 harfli 82 kelime var. İçerisinde FE bulunan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Bir de başında fe olan kelimeler listesine ya da sonu fe ile biten kelimeler listesine göz atmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, işlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu: Kelime bulma makinesi

Harf Sayısına Göre Kelimeler

Kelime bulma makinesi Kelime bulma makinesi

Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.


Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)

EFENDİM

  1. [ünlem] Bir sesleniş karşısında "buradayım, buyurun" anlamında kullanılan bir söz
    • "Hasan! -Efendim!"
  2. Saygı, nezaket ve sevgi ifadesi olarak kullanılan bir söz
    • "Efendim, arkadaşımız beyefendi, şüphesiz vâkıfane ve âlimane buyuruyorlar, istifade ediyoruz." (Memduh Şevket Esendal)
  3. Anlaşılmayan bir sözü tekrarlatmak için söylenen bir söz
    • "Ne, ne, ne, ne dediniz efendim!"
  4. Karşı çıkma, paylama cümlesini pekiştirmek için söylenen bir söz
    • "Olur mu, efendim! Bu ne sorumsuzluktur, bu ne hafifliktir böyle?" (Zeyyat Selimoğlu)
FELSEFİ

Kelime Kökeni: Arapça felsefī

  1. [sıfat] Felsefe ile ilgili, felsefeye ilişkin
    • "Her neyse bunlar derin felsefi görüşlerdir." (Nâzım Hikmet)
NEZAFET

Kelime Kökeni: Arapça neẓāfet

  1. [isim, eskimiş] Bakınız temizlik
TEFENNİ

  1. [isim] Burdur iline bağlı ilçelerden biri
FETHİYE

  1. [isim] Muğla iline bağlı ilçelerden biri
EFEKTİF

Kelime Kökeni: Fransızca effectif

  1. [isim, ekonomi] Bakınız nakit para
  2. Banknot ve metal para
  3. Merkez Bankası tarafından alım satımı yapılan ve Türk lirası olarak kurları belirlenen yabancı ülke parası
ZARAFET

Kelime Kökeni: Arapça ẓarāfet

  1. [isim] Bakınız zariflik
    • "Sadece zarafetinizin, güzelliğinizin karşıdan hayranı olmuştum." (Samim Kocagöz)
FEVERAN

Kelime Kökeni: Arapça feverān

  1. [isim] Kaynayıp fışkırma
  2. [mecaz] Birdenbire öfkelenme, köpürme, parlama
    • "Sabırlı olmak, parlamamak, duygusal feveranlardan uzak kalmak hassası da bizde çok eksik." (Haldun Taner)
FERHANE

Kelime Kökeni: Farsça bār + ḫāne

  1. [isim, eskimiş] Birden çok mağazası bulunan eski hanların tipinde, avlulu geniş bina, büyük han veya kervansaray
HİLAFET

Kelime Kökeni: Arapça ḫilāfet

  1. [isim, tarih] Bakınız halifelik
KEFESİZ

  1. [sıfat] Kefesi olmayan
KONFETİ

Kelime Kökeni: İtalyanca confetti

  1. [isim] Düğün, balo vb. eğlencelerde, spor karşılaşmalarında serpilen, küçük yuvarlak pul biçiminde kesilmiş renkli kâğıt parçaları
    • "Maskeli maskesiz bütün bu halk avuç avuç, hiç bıkmadan, yorulmadan, muttasıl konfeti serpiyorlar." (Hüseyin Cahit Yalçın)
DEFETME

  1. [isim] Bakınız kovma
  2. Bakınız savma
  3. Bakınız savuşturma
FESATÇI

  1. [isim] Bakınız arabozan
    • "Fesatçı ve fırsatçı olduğu kadar korkak bir adamdı." (Falih Rıfkı Atay)
AFFETME

  1. [isim] Bakınız bağışlama
    • "Aranızdaki münasebet ne olursa olsun affetmeye hazırım." (Nâzım Hikmet)
FELSEFE

Kelime Kökeni: Arapça felsefe

  1. [isim] Varlığın ve bilginin bilimsel olarak araştırılması
    • "Felsefe diliyle söylersek her ozan bir fenomendir yani olgudur." (Necati Cumalı)
  2. Bir bilimin veya bilgi alanının temelini oluşturan ilkeler bütünü
    • "Tarih felsefesi. Hukuk felsefesi."
  3. Bir filozofun, bir felsefe okulunun, bir çağın öğretisi
    • "Sokrates felsefesi."
  4. Bakınız dünya görüşü
    • "Yargılarınızı, felsefenizi kendinize saklayıp oyununuza tek özdeyiş katmayacaksınız." (Haldun Taner)
  5. Bir konuda soyut düşünüş
    • "Uzun felsefelerden sonra Mediha'yı benden çok sevdiğini anlatıyor." (Halide Edip Adıvar)
FERSUDE

Kelime Kökeni: Farsça fersūde

  1. [sıfat, eskimiş] Eskimiş, yıpranmış, aşınmış
    • "Yalnız birçok nefer yırtık, fersude eşyayı muttasıl at, eşek, öküz arabalarına yükletiyorlardı." (Ahmet Hikmet Müftüoğlu)
FENOMEN

Kelime Kökeni: Fransızca phénomène

  1. [isim] Herhangi bir özelliğiyle dikkat çeken, kitleleri etkileme gücü olan kimse veya nesne
  2. Bakınız olgu
    • "Güneşin batıdan doğması gibi olağanüstü bir fenomen sayılmalıdır bu." (Haldun Taner)
  3. [felsefe] Bakınız görüngü
TÜFEKLİ

  1. [sıfat] Tüfeği olan
    • "Tüfekli ve cembiyeli nöbetçiler arasında içeri girdi." (Falih Rıfkı Atay)
FERMENE

Kelime Kökeni: İtalyanca paramano

  1. [isim, eskimiş] Türlü nakışlarla işlemeli, önü kavuşmayan, yeleğe benzeyen bir giysi
Kelime Anlamları Kaynağı : Türk Dil Kurumu Güncel Türkçe Sözlüğü